Bir alt arayan

Bu olayın ardından eski günlerine dönemeyen Torino, 1975-76 sezonun da bir kez daha şampiyonluk sevinci yaşamasına rağmen ekonomik zorluklar nedeniyle sonraki yıllarda alt lige düştü. Son olarak 2012-13 sezonunda yeniden Serie A'da mücadele etme hakkını elde eden İtalyan ekibi, bu sezon ise ligde 10. sırada bulunuyor. Alt metin: Şansımı bir de diğer kardeşlerinle denemek istiyorum. 9. 'Konuştuğun çocukla uzun zamandır konuşuyorsan o iş olmaz kızım, oyalıyordur o seni.' Aryan ırk bir olan tarihsel yarış konsepti insanları tanımlamak için 19. yüzyılın ve 20. yüzyılın ortalarında döneminde ortaya çıkan Hint-Avrupa bir şekilde miras ırk gruplama.. Kavram , Hint-Avrupa dillerinin orijinal konuşmacılarının ve onların torunlarının bugüne kadarki Kafkas ırkının ayırt edici bir ırkı veya alt yarısını oluşturduğu düşüncesinden ... Arayan Telekomdan bir görevliydi. Hat tesisi yapmak üzere port açmadan, öncesinde evdeki bağlantı durumunu kontrol etmek istedi. Yeni hat tesisi yapacağımı öğrenince Modeme bağlı internet kablosunu ve telefon hattının bağlantısını saniyeler içinde kesip gözden kayboldu. Başarılı bir sonuç vermediğini. 11 gün evdeydim bir operasyonla, sizi arayan abla-kardeşin, vizeden muaf. 11 tem 2018 - ekranın alt kısmına kaydırın ve ünvanım ile kolayca özgeçmiş ile kalan yoksul insanlarımız dahil süre gelen aşkımız devam ediyorlar. Erkek arayan bayanlar sitesi 2020-2021 güncel ilanlar 39 yaşında olgun ve zengin bir bayanım yakışıklı bir erkek arıyorum. Selamlar arkadaşlar aranızda Aydın didim’den katılıyorum. 39 yaşında yalnız başına yaşayan ekonomik olarak hiçbir problemi bulunmayan oldukça bakımlı kültürlü akıllı yaşamayı eğlenmeyi kitap okumayı doğa yürüyüşlerini ve buna benzer ... Aşk Bir Rüya 168. Bölüm Özeti 6 Ağustos. Bani karşısında babası zannettiği kişinin Aryan olduğunu öğrendi. Bani ve Tina gelin oldu ama … İşte Aşk Bir Rüya 168. bölüm özeti! Aşk Bir Rüya 168. Bölüm Aryan tıpkı Bihan gibi dans ederken Bani’nin şaşırmasıyla başlar. Arayan bir plus - Want to meet eligible single woman who share your zest for life? Indeed, for those who've tried and failed to find the right man offline, mutual relations can provide. Find single woman in the US with online dating. Looking for love in all the wrong places? Now, try the right place. Is the number one destination for online dating with more marriages than any other dating or ... 19. yüzyıl fiziksel antropolojisi ve bilimsel ırkçılık bağlamında, 'Aryan ırkı' terimi , Europid veya ' Kafkas' ırkının bir alt grubu olan Proto-Hint-Avrupalılardan gelen tüm insanlara yanlış uygulanmaya başladı. (kullanmış bilinen tek insanlardır Hint-İranlılar Arya bir şekilde endonym eski çağlarda). Hiç zaman kaybetmeden bu yazının alt bölümünde bulunan yorumlar bölümünü kullanarak siz de kendinizi ücretsiz bir şekilde internet sitemizdeki bayanlara ve erkeklere tanıtabilirsiniz arkadaşlar. Arama: gecelik erkek arayan bayanlar,adana gecelik erkek arayan bayanlar,azglnzeginbayan,kathenede dul bayan numaraları,

Aydalizm Nedir ve Nasıl Gelişmiştir?

2020.10.17 21:18 besmik Aydalizm Nedir ve Nasıl Gelişmiştir?

Aydalizm, meşhur YouTuber Efe Aydal'ın Kırmızı Hap video serisi ve Podcastlerinde dile getirdiği fikirlerinden ve gündem yorumlarından süzülerek organik olarak oluşmuş, oldukça soyut ve doktrinel anlamda somutlaştırılmayı arayan bir politik ideolojidir. Diğer ideolojiler gibi çevresinde şekillenen olayları açıklama çabasındadır, aşırı sağ veya aşırı sol gibi politik spektrumun radikal uçlarından uzak durması Aydalizm'e bu açıklama çabasında diğer ideolojilere kıyasla oldukça geniş alan sağlamaktadır. Dolayısıyla Aydalizm dogmadan uzak şekilde dünyaya bir pencereden değil bir panaromadan bakmak suretiyle açıklama eylemini gerçekleştirir.

Aydalizm seküler bir ideolojidir -bu yönüyle sol tandansları da vardır- dünya üzerinde gelişmiş dinlerin ve mitolojilerin çok fazla olması, dinlerin kendi içlerindeki ve birbiri arasındaki çelişkileri, dini kitapların bilimsel bulgularla çelişkisi gibi sebeplerden ötürü rasyonel bir toplumsal düzenin din gibi “masallar” ve “dogmalar” üzerine kurulamayacağını savunur. Aydalizmin seküler tutumu Efe Aydal’ın kendi hayat yolculuğunda başından geçen tecrübelerden ve onun “uyanma” sürecinden ve bu sürecin neticesinde kendisini ateist olarak tanımlasından kaynaklanmaktadır. Aydalizmin takipçilerinin çoğu da dini inancı zayıf olan veya hiç olmayan veya dini inancı olan ama sekülarizmi benimsemiş insanlardır.

Aydalizm’in karakteristik özelliklerinden bir diğeri ise milliyetçi tutumudur. Aydalizm Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünü savunan, Atatürk milliyetçiliğini benimsemiş ve ülke vatandaşlarının ortak çıkarları için mücadele etmesinin herkes için olumlu sonuçlar doğuracağını savunan bir fikirdir. Efe Aydal’ın milliyetçi tutumu ailesi tarafından şekillendirilmiş olabilir. Türkiye’de tarihsel olarak milliyetçilik, İslami değer yargıları ile birleştirilerek sekülarizmden uzak bir şekilde savunulmuştur. Aydalizm’in seküler ve milliyetçi pozisyonu onu sadece Türkiye’de değil Orta Doğu coğrafyasında da özgün kılmaktadır çünkü benzer bir pozisyon Kemalizm’in siyasi iktidardan düşüşünden beri Türkiye’de ortaya çıkmamıştır. Kemalizm’in savunucusu olduğu iddiasındaki CHP milliyetçi tutumunu terk ederek sosyal demokrat ve daha solcu bir pozisyona çekilmiştir daha sonra oluşan milliyetçi oluşumlar ise sekülerizmi tamamen terk etmiştir. Dolayısıyla Aydalizm Kemalizm’in özüne dönüş olarak da görülebilir.

Aydalizm’in yegane motivasyonlarından biri cezai adalet reformudur. Aydalizm “alt insan” (alternatif insan) olarak gördüğü kimselerin topluma zararlı olduğu ve bu insanların ülke sınırları içinde tutulması durumunda verecekleri zararın artacağı görüşündedir, dolayısıyla yapılabilecek en rasyonel hamle alt insanların vatandaşlıktan atılması ve bu süzme yöntemiyle ülkenin yıllar içinde temizlenmesidir. Alt insan tanımı altına Efe Aydal’ın podcastleri boyunca birçok “insan” grubu düşmüştür fakat genelleme yapacak olursak: toplumsal huzuru bozucu davranışlarda bulunanlar, sarhoşlar, Türk Ceza Kanununa mukavemet gösteren ve bunun neticesinde ceza almış kimseler, dilenciler, tinerciler ve terör örgütleri mensupları sempatizanları propaganda organları, yasadışı göçmenler vb. Aydalizm mevcut ceza kanununun verdiği cezalardan daha sert cezalar verilmesi gerektiği görüşündedir.

Aydalizm aşırı solcu ve aşırı sağcı grupları “sağ gerici” ve “sol gerici” olarak yeri geldiğinde ise “gerici” kelimesini Ç kelimesi ile değiştirerek tanımlamaktadır. İkisine de karşı olduğunu belirtmiştir. İki gruba mensup kişilerden de kendisine hakaretler ve ölüm tehditleri gönderildiğini kaydetmiştir. Efe Aydal’ın bu iki gruba olan karşıtlığının sebebi, dogmatik değil ülkenin uzun dönemli çıkarlarının bu fikirler tarafından zarar göreceğine olan inancıdır. Sağ gericilerin içinde yaşanmaz otoriteryan bir şeriat rejimi kurup ülkeyi dünyanın geri kalanından izole etmek istediğine inanmaktadır. Sol gericilerin ise nihai amaçlarının ülkenin toprak bütünlüğünü ve ulusal çıkarlarını tehdit etmek olduğunu düşünmektedir.

Aydalizm’in ekonomik görüşleri, Efe Aydal’ın ekonomik görüşleri sınırlı olduğu için oldukça sınırlı kalmıştır ancak merkezi planlanmış sosyalist veya komünist ekonomik modellerin işe yaramayacağına, bunların denendiğine ve başarısız olduğuna kanaat getirmiştir. Onun yerine Efe Aydal “Kapitalizmin Artıları Eksileri” başlıklı podcast inde olası ekonomik modelleri değerlendirmiş ve “karma ekonomi” modelinin iyi çalışıp çalışmayacağını sorgulamıştır. Efe Aydal’ın ekonomiden beklentisi Türkiye’nin sanayi üretiminin artması gerektiği yönündedir aynı zamanda yabancı para birimlerinin TL karşısında düşmesi için para politikalarının sonunda kadar kullanılması devletin alet çantasındaki her aracın bu amaca yöneltilmesi gerektiği düşüncesindedir. Aydalizm’in bu konuda daha liberal bir pozisyon alması benim şahsi temennimdir.

Aydalizme yöneltilen eleştiriler hem sağ hem de sol tabanlardan gelmektedir.
submitted by besmik to Aydalizm [link] [comments]


2020.08.28 18:19 griljedi GRRM - 2014 Söyleşileri

- "Gerçek hayatta iyiyle kötü arasındaki savaşın en zor yanı, hangisinin hangisi olduğunu belirlemektir... Geleneksel mutlu sonlara karşı içgüdüsel bir güvensizliğim var.”
- 1991'de bu fikri ilk aldığınızda, bunun sadece bir roman değil, birçok roman olduğunu biliyor muydunuz?
Bana gelen ilk sahne, ilk kitabın birinci bölümüydü, ulu kurt yavruları buldukları bölüm. Bu bana birdenbire geldi. Aslında farklı bir roman üzerinde çalışıyordum ve birden o sahneyi gördüm. Yazdığım romana ait değildi ama bana o kadar canlı geldi ki oturup yazmak zorunda kaldım ve bunu yaptığımda ikinci bir bölüm oldu ve ikinci bölüm Catelyn'di. Ned'in yeni döndüğü ve kralın öldüğü mesajını aldığı bölüm ve bu da bir tür farkındalıktı çünkü ilk bölümü yazarken gerçekten ne olduğunu bilmiyordum. Bu kısa bir hikaye mi? Bu bir romanın bölümü mü? Hepsi bu Bran denen çocukla mı ilgili olacak?Ama sonra, ikinci bölümü yazdığımda ve bakış açımı değiştirdiğimde - tam orada, tam başında, Temmuz 91'de önemli bir karar verdim. Tek bir bakış açısına sahip olmaktansa ikinci bir bakış açısına gittiğim dakika, kitabı çok daha büyük yaptığımı biliyordum. Şimdi iki bakış açım vardı ve iki tane elde ettiğinizde, üç, beş veya yedi veya her neyse olabilir. Üç ya da dört bölüm içinde olduğumda bile, büyük olacağını biliyordum.
Başlangıçta, bir üçleme düşündüm ve nihayet piyasaya sürdüğümde, bu şekilde sattım.Üç kitap: A Game of Thrones, A Dance With Dragons, Winds of Winter. Bunlar üç orijinal başlıktı ve üç kitap için kafamda bir yapı vardı. O zamanlar, doksanlı yılların ortalarında fanteziye, altmışlardan beri olduğu gibi üçlemelerin egemenliği altındaydı. Yayıncılığın o küçük ironilerinden birinde Tolkien aslında bir üçleme yazmadı. Yüzüklerin Efendisi adlı uzun bir roman yazdı. Ellili yıllardaki yayıncısı, "Bu tek bir roman olarak yayımlanamayacak kadar uzun. Onu üç kitaba ayıracağız" dedi. Böylece üçlemeyi elde etti, Yüzüklerin Efendisi o kadar büyük bir başarıya dönüştü ki yirmi yıldan fazla bir süredir diğer tüm fantezi yazarları üçleme yazıyordu. Bu kalıbı kararlı bir şekilde kıran, sanırım bir üçleme olarak da başlayan, ancak hızla ötesine geçen The Wheel of Time ile Robert Jordan'dı ve insanlar şunu görmeye başladı, "Hayır, daha uzun. Esasen bir mega romanınız olabilir! " Ve nihayetinde ben de aynı farkındalığa ulaştım, ancak '95'e kadar, A Game of Thrones'da zaten bin beş yüz el yazması sayfam olduğu ve sonuna kadar bile yaklaşmadığım ortaya çıktığında... Böylece benim üçlemem o noktada dört kitap oldu. Sonra, daha sonraki bir noktada, altı kitap oldu. Ve şimdi yedi kitapta sabit tutuyor.
İnşallah yedi kitapta bitirebilirim.
Büyük, biliyor musun? Ve gerçek şu ki, bu bir üçleme değil.Uzun bir roman. Gerçekten çok uzun bir roman. Bu bir hikaye ve hepsi bittiğinde, bir kutu setine koyacaklar ve bundan yirmi yıl sonra ya da bundan yüz yıl sonra hala okuyan biri varsa, hepsini birlikte okuyacaklar. Başından sonuna kadar okuyacaklar ve benim yaptığım gibi, hangi kitapta neler olduğunu unutacaklar.
- Kışyarı'nda geçen sahneleri yazarken ve birdenbire tamamen farklı bir konumla Daenerys sahnesine sahip olurken, sizin için büyük bir değişim miydi?
Oldukça erken bir tarihte, 91 yazında Daenerys'e ait şeyler vardı. Onun başka bir kıtada olduğunu biliyordum. Sanırım o zamana kadar zaten bir harita çizmiştim - ve üzerinde değildi. Westeros olarak anılacak tek kıtanın haritasını çizmiştim ama o sürgündeydi ve bunu biliyordum ve bu yapıdan bir nevi ayrılıştı. Kitabın başlangıç ​​yapısı açısından Tolkien'den ödünç aldığım bir şey. Yüzüklerin Efendisine bakarsanShire'da her şey Bilbo'nun doğum günü partisiyle başlar. Çok küçük bir odağınız var. Kitabın hemen başında Shire'ın bir haritası var - bunun tüm dünya olduğunu düşünüyorsunuz. Ve sonra onun dışına çıkarlar. Kendi içinde epik görünen Shire'ı geçerler ve sonra dünya büyüyor, büyüyor ve büyüyor... Ve sonra daha fazla karakter eklerler ve sonra bu karakterler ayrılır. Esasen oradaki ustaya baktım ve aynı yapıyı benimsedim. Taht Oyunları'ndaki her şey Kışyarı'nda başlar. Orada herkes bir aradadır ve sonra daha fazla insanla tanışırsınız ve nihayetinde ayrılırlar ve farklı yönlere giderler. Ancak bundan ilkinden ayrılan, her zaman ayrı olan Daenerys'ti. Sanki Tolkien, Bilbo'ya sahip olmanın yanı sıra, kitabın başından beri ara sıra bir Faramir bölümüne atılmış gibi.
- Aslında Daenerys, Kışyarı’na (sahnelerine) bağlıydı çünkü onun ailesine olanlar hakkında konuşulduğunu okuduk.
Örtüşmeler görüyorsunuz. Daenerys evlenir ve Robert, Daenerys'in yeni evlendiği raporunu alır ve buna ve yarattığı tehdide tepki verir.
- Çok güçlü ters dönüşleriniz var, okuyucunun dengesini bozuyorsunuz. Önceleri Sword in the Stone bölgesinde olduğunuzu düşünebilirsiniz, kitabın dönüşeceği halini düşünebilirsiniz; örneğin kahramanın Bran olduğunu düşünebilirsiniz ama sonra sizinle okuyucu arasında hilekar bir oyuna dönüşmüş gibi...
Sanırım okumak istediğini yazıyorsun. Bayonne'de çocukluğumdan beri okurdum, doymak bilmez bir okurdum. "George, burnu kitapta" diye seslenirlerdi. Bu yüzden hayatımda birçok hikaye okudum ve bazıları beni çok derinden etkiledi; diğerlerini ben onları yere koyduktan beş dakika sonra unuttum. Gerçekten takdir etmeye başladığım şeylerden biri, benim kurgumda bir tür öngörülemezlik. Beni nereye gittiğini gördüğüm bir kitaptan daha çabuk sıkan hiçbir şey yok. Siz de okudunuz. Yeni bir kitap açarsınız ve ilk bölümü, belki ilk iki bölümü okursunuz ve geri kalanını bile okumanıza gerek kalmaz. Tam olarak nereye gittiğini görebilirsiniz. Sanırım ben büyürken ve televizyon seyrederken bunun bir kısmını aldım. Annem olayların nereye gittiğini her zaman tahmin ederdi, ister I Love Lucy ister onun gibi bir şey olsun. "Pekala, bu olacak" derdi. Ve tabii ki, olur! Ve hiçbir şey daha hoş değildi, farklı bir şey olduğunda aniden bir şaşırırdı, twsit haklı olduğu sürece.
Bir anlam ifade etmeyen gelişigüzel dönüşler yapamazsınız. İşlerin takip etmesi gerekiyor. Sonunda "Aman Tanrım, bunun olacağını görmedim ama önceden haber verildi; burada bir ipucu vardı, orada bir ipucu vardı. Onu görmeliydim geliyor. " demelisiniz ve bu benim için çok tatmin edici. Bunu okuduğum kurguda ararım ve kendi kurguma yerleştirmeye çalışırım.
- Bran'ın itilmesi gibi, bunu da önceden haber veriyorsunuz, böylece okuyucu aldatılmış hissetmez. Kızıl Düğün de aynı.
Kurgu ve yaşam arasında her zaman bir gerilim vardır. Kurgu, hayattan daha fazla yapıya sahiptir. Ama yapıyı saklamalıyız. Sanırım yazarı saklamalıyız ve bir hikayeyi gerçekmiş gibi göstermeliyiz. Çok fazla hikaye çok yapılandırılmış ve çok tanıdık. Okuma şeklimiz, televizyon izleme şeklimiz, sinemaya gitme şeklimiz, hepsi bize bir hikayenin nasıl gideceğine dair belirli beklentiler verir. Gerçek hikayeden tamamen bağımsız olan nedenlerle bile. Sinemaya gidiyorsun, büyük yıldız kim? Tamam, Tom Cruise yıldızsa, Tom Cruise ilk sahnede ölmeyecek, biliyor musun? Çünkü o yıldız! Geçmesi gerekiyor. Veya bir TV şovu izliyorsunuz ve adı Castle. Castle karakterinin oldukça güvenli olduğunu biliyorsunuz. Önümüzdeki hafta ve sonraki hafta da orada olacak.
İdeal olarak bunu bilmemelisin. Duygusal katılım, bir şekilde bunu aşabilirsek daha büyük olurdu. Yani yapmaya çalıştığım şey bu, biliyor musun? Bran, önsözden sonra tanıştığınız başlıca karakterlerden ilki. Yani "Oh, tamam, bu Bran'ın hikayesi, Bran burada bir kahraman olacak" diye düşünüyorsunuz. Ve sonra: Hata! Orada Bran'a ne oldu? Hemen kuralları değiştiriyorsunuz. Ve umarım bu noktadan sonra okuyucu biraz belirsizdir. “Bu filmde kimin güvende olduğunu bilmiyorum.” Bunu dedirtmek gerekir. Ve insanlar bana “Kitaplarda kimin güvende olduğunu asla bilemiyorum. Asla rahatlayamam. " dediğinde bunu seviyorum. Bunu kitaplarımda istiyorum. Ve bunu okuduğum kitaplarda da istiyorum. Her şeyin olabileceğini hissetmek istiyorum. Alfred Hitchcock bunu yapan ilk kişilerden biriydi, en ünlüsü Psycho'da. Psycho'yu izlemeye başlıyorsun ve onun kahraman olduğunu düşünüyorsun. Öyle mi? Onu sonuna kadar takip ettin. O duşta ölemez!
- Ned korucunun kafasını kestiğinde belirsizliğe erken işaret edersin ama o yanılıyor. Kesin değil. Ve hatta Jaime Lannister, Bran'ı pencereden dışarı ittiği sahneden sonra Tyrion ile dostça bir ilişki kurar. Onun başka bir yanını görüyorsunuz.
Gerçek insanlar karmaşıktır. Gerçek insanlar bizi şaşırtıyor ve farklı günlerde farklı şeyler yapıyorlar. Santa Fe'de birkaç ay önce satın alıp yeniden açtığım küçük bir tiyatrom var. Bazı yazar etkinlikleri düzenliyoruz. Birkaç hafta önce bir imza için Pat Conroy vardı. Harika yazar, harika Amerikalı yazarlarımızdan biri. Ve kariyerinin çoğunu babası hakkında bu kitapları yazarak geçirdi. Bazen anı olarak, bazen kurgu olarak atılıyor, ancak babasıyla olan sorunlu ilişkisinin, ona farklı bir isim ve farklı bir meslek verdiğinde ve tüm bunlara rağmen baktığını görebilirsiniz. Her ne şekilde olursa olsun, Pat Conroy’un babası Büyük Santini karakteri, modern edebiyatın en büyük karmaşık karakterlerinden biridir. O çirkin bir tacizci, çocuklarını terörize ediyor, karısını dövüyor, ama aynı zamanda bir savaş kahramanı, bir dövüşçü ve tüm bunlar. The Prince of Tides'daki karakter gibi bazı sahnelerde, bir kaplan satın aldığı ve bir benzin istasyonu açmaya çalıştığı ve işler ters gittiği, neredeyse bir Ralph Kramden komik adamıdır. Bunu okuyorsun ve hepsi aynı adam ve bazen ona hayranlık duyuyorsun ve bazen ona karşı nefret ve tiksinme hissediyorsun ve oğlum, bu çok gerçek. Hayatımızdaki gerçek insanlara bazen böyle tepki veririz.
- Kitaplarınızda kadınlar güçlüdür.
Ama ataerkil bir toplumda mücadele ediyorlar, bu yüzden her zaman üstesinden gelmeleri gereken engeller var ki bu gerçek orta çağların hikayesiydi. Aquitane'li Eleanor gibi güçlü bir kadına sahip olabilirsiniz, iki kralın karısı olabilirdi ve yine de kocası, sırf ona kızdığı için onu on yıl hapse atabilirdi. Farklı zamanlardı ve bu bir fantezi dünyası, bu yüzden daha da farklı.
- Sonunda hangi strateji işe yarayacak?
Bu (hikayeyi) söylemek olurdu. Görmek için sonuna kadar gitmelisin.
- Karakterleriniz için, Jaime'nin Brienne of Tarth ile seyahat etmesi gibi harika ters karakterleriniz var. Tazı ile Arya gibi başka eşleşmeler de var. Bilinçli olarak ters karakter mi yaratıyorsunuz?
Drama çatışmadan ortaya çıkıyor, bu yüzden birbirinden çok farklı iki karakteri bir araya getirip geride durup kıvılcımların uçuşunu seyretmeyi seviyorsunuz. Bu size daha iyi diyalog ve daha iyi durumlar kazandırır.
- Tyrion için Joffrey’in ölümü işleri daha iyi yapmaz, işleri daha da kötüleştirir. Tyrion'un başı büyük belada ve tüm seri boyunca bir noktaya değinmeye çalıştığım bir şeyi kanıtlıyor: Kararların sonuçları var. Robb, Frey Hanesi'ne sözünü tutmaz ve Frey’in kızlarından biriyle evlenmezse, bunun onun için korkunç sonuçları olur. Tyrion’un sorunlarından biri de geveze olmasıydı. Serinin başından beri bir şeyler söylüyor, Cersei'ye bu üstü kapalı tehditler - "Bir gün bunun için seni alacağım, bir gün neşen ağzında küle dönecek." Şimdi, tüm bu açıklamalar onu gerçekten suçlu gösteriyor.
Sanırım katilin amacı, bunu başka bir Kızıl Düğün haline getirmek değil - Kızıl Düğün çok açık bir şekilde cinayet ve kasaplıktı. Bence Joffrey’in ölümüyle ilgili fikir, onu bir kaza gibi göstermekti - birisi kutlama yapıyor, Heimlich manevrasını icat etmemişler, bu yüzden birisi boğazına yemek taktığında, bu çok ciddidir. Bunu biraz İngiltere Kralı Stephen'ın oğlu Eustace'in ölümüne dayandırdım. Stephen, tacı kuzeni İmparatoriçe Maude'dan gasp etmişti ve uzun bir iç savaşla savaştılar ve anarşi ile savaş ikinci nesle aktarılacaktı çünkü Maude'un bir oğlu, Henry ve Stephen'ın bir oğlu vardı. Ama Eustace bir ziyafette boğularak öldü. İnsanlar hala bin yıl sonra tartışıyorlar: Boğuldu mu yoksa zehirlendi mi? Çünkü Eustace'i ortadan kaldırarak İngiliz iç savaşını sona erdiren bir barış getirdi. Eustace’ın ölümü [tesadüfi olarak] kabul edildi ve bence buradaki katillerin umduğu şey buydu - tüm krallık Joffrey’in bir parça turta üzerinde boğulup öldüğünü görecek. Ama güvenmedikleri şey, Cersei’nin bunun cinayet olduğuna dair acil varsayımıydı. Cersei bir an bile buna kanmadı. Bunun kaza sonucu bir ölüm olduğuna inanmıyor. Sahnenin çekildiğini gördünüz, boğulma ihtimali olduğu için mi karşımıza çıkıyor yoksa zehirlendiği çok açık mı?
- Neden “Buz ve Ateş Şarkısı” romanlarınıza tecavüz veya cinsel şiddet olaylarını dahil ettiniz? Bu sahnelerle daha büyük hangi temaları ortaya çıkarmaya çalışıyorsunuz?
Bir sanatçının gerçeği söyleme yükümlülüğü vardır. Romanlarım epik fantezi ama tarihten ilhama dayanıyorlar. Tecavüz ve cinsel şiddet, eski Sümerlerden günümüze kadar yapılan her savaşın bir parçası olmuştur. Onları savaşa ve güce odaklanan bir anlatımdan çıkarmak, temelde yanlış ve sahtekârlık olurdu ve kitapların temalarından birini baltalardı: insanlık tarihinin gerçek dehşetinin orklardan ve Kara Lordlardan değil, bizden kaynaklandığı... Biz canavarlarız. (Ve kahramanlar da). Her birimizin kendi içinde büyük iyilik ve büyük kötülük kapasitesi vardır.
- Kitapların bazı eleştirmenleri, bu tür sahnelerin Westeros dünyasının genellikle karanlık ve ahlaksız bir yer olduğunu göstermesi amaçlansa bile, romanların seyri boyunca bu anlara aşırı bir güven duyulduğunu ve belirli bir noktada olduklarını söylediler, artık şok edici değil ve heyecan verici hale geliyor. Bu eleştiriye nasıl yanıt veriyorsunuz?
Westeros'un "karanlık ve ahlaksız bir yer" olduğu fikrine itiraz etmeliyim. Burası Disneyland Orta Çağları değil, hayır ve bu oldukça kasıtlı ... ama kendi dünyamızdan daha karanlık veya ahlaksız da değil. Tarih kanla yazılır. Cinsel veya başka türlü "Buz ve Ateşin Şarkısı" ndaki vahşet, herhangi bir iyi tarih kitabında bulunabileceklerle karşılaştırıldığında soluk kalır.
Bazı cinsel şiddet sahnelerinin heyecan verici olduğu eleştirisine gelince, bana bu eleştirmenler hakkında kitaplarımdan daha çok şey söylüyor gibi geliyor. Belki onlar bazı sahneleri heyecan verici bulmuşlardır. Okuyucularımın çoğu, sanırım onları amaçlandığı gibi okudu.
Yazar olarak kariyerimin en başından beri felsefemin "göster, söyleme" felsefesi olduğunu söyleyeceğim. Kitaplarımda ne olursa olsun, eylemi özetlemek yerine okuyucuyu bunun ortasına koymaya çalışıyorum. Bu, canlı duyusal ayrıntılar gerektirir. Mesafe istemiyorum, seni oraya koymak istiyorum. Söz konusu sahne bir seks sahnesi olduğunda, bazı okuyucular bunu son derece rahatsız buluyor… ve bu cinsel şiddet sahneleri için on kat daha doğru.
Ama olması gerektiği gibi. Bazı sahneler rahatsız edici, rahatsız edici ve okunması zor olabilir.
- Martin, HBO şovunda yapılan küçük değişikliklerin daha sonra oradaki hikaye üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olacağı hakkında biraz konuşuyor. TV yapımcılarının yaptığı seçimleri kontrol etmediğini bize bildirdiğinizden emin oldu.
- Robert’s Rebellion hakkında bir kitap yazacak mısın?
"Muhtemelen değil." Sonraki iki kitapta Robert’s Rebellion’a daha çok geri dönüşler ve imalar olacak. "Bu serinin sonunda olan her şeyi öğreneceksin". Bununla ilgili bir kitap o zaman çok ilginç olmazdı.
- Bize bir warg ejderha binicisi hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Bir ejderhayı warglayan birinin geçmişte emsali yoktur. Ejderha ve binici arasındaki efsanevi bağın zengin bir tarihi var. Çok uzaklardan (hmm) bile sürücülerine yanıt veren ejderhaların gerçek ve çok güçlü bir bağ olduğunu gösteren örnekler olmuştur. Bununla ilgili daha çok şey öğreneceğiz. Okumaya devam edin.
- ASOIAF’taki en favori alıntınız nedir?
Tek bir tane yok ama Septon Meribald’ın savaş hakkında yaptığı konuşmayı seviyorum.
- Kendinizi kitaplarda hangi karakter olarak görüyorsunuz? İçinde en çok hangi karakter var?
Tyrion demek isterdim ama bu gerçekten Samwell Tarly. Tyrion daha çok aksiyon alıyor, daha çok yatıyor (kahkahalar) ama ben daha çok Sam gibiyim.
- Bir kitap okuyucu olarak, şovdaki benzer durumu izlemeden önce bunu okumak çok tatmin ediciydi (Arya, show’da Polliver'ı öldürürken Lommy'den söz ediyor, kitaplarda Raff). Bahsettiğiniz gibi, şov içeriğini kontrol edemezsiniz. Sezon 5'e doğru ilerlerken böyle açıklamaların önünde kalmak için daha fazla bölüm yayınlamayı planlıyor musunuz? Ayrıca Arya, o bölümde beklediğimizden çok daha yaşlı görünüyor. “Mercy”, gelecekte Dans'ın sonundan itibaren bir yıldan fazla mı oluyor yoksa sadece Arya'nın her zaman yaşından büyük görünmesi mi meselesi mi?
- [Martin'den büyük bir sessizlik]. Bu bölüm yaklaşık on yıl önce yazılmıştı ve önce Ziyafet'in sonunda olması gerekiyordu, ardından Dans'ın sonuna dahil edilmişti ama bir sondan çok bir başlangıç ​​gibi görünüyor, bu yüzden epey hareket etti. Çocukların biraz büyüyebilmesi için kitaplarda olması gereken beş yıllık boşluğun da bir parçasıydı. Bu, Arya ve Bran gibi karakterler için işe yaradı, ancak Jon Snow veya diğerleri için hiç işe yaramadı. Beş yıl önce Gece Nöbetçileri'nin Lord Kumandanı oldum. O zamandan beri pek bir şey olmadı… ”(kahkahalar). Arya'yı şimdiki yaşına geri getirmek için o bölümde biraz çalıştım. Orada zaman aralığı yok (hikaye dizisinde tam olarak ne zaman geldiğini söylemiyor). Unutmayın, bu bir önizleme bölümüdür, yine de geri dönüp yayınlanmadan önce üzerinde yeniden çalışabilirim.
[Sorum bu olduğu için tahmin ettiğime eminim ama Martin, Arya'nın yaşının burada bir sorun gibi göründüğünü biraz düşünmüş görünüyor. Bir çeşit, "O lanet bölümü bir daha yeniden yazmayacağım." 5. sezondan önce daha fazla önizleme bölümü yayımlayıp yayımlamayacağına dair gerçek bir yorum ve gösteriye neyin girileceğini kontrol etmediğine dair başka bir hatırlatma yok.]
- Tyrion babasıyla yüzleşmek için gittiğinde, ne yapacağını düşünüyor? Onunla sadece sohbet mi ediyorsun?
O noktada bunu düşündüğünü sanmıyorum. O sırada sefilleri oynuyor. Her şeyini kaybetti. Güvenli bir yere kaçırılacak ama orada ne yapacak? Lannister Hanesi'ndeki yerini kaybetti, saraydaki yerini kaybetti, tüm altınını kaybetti - bu, hayatı boyunca onu ayakta tutan tek şeydi. Cüce olmanın dezavantajları ne olursa olsun, şövalye olmak için gerekli fiziksel yetenekleri yoktu, ancak eski ve güçlü bir ismin ve bir şeyler satın almak isteyebileceği tüm altının büyük avantajına sahipti. Bronn gibi takipçileri ve onu savunmak için diğer insanları... Şimdi tüm bunları kaybetti ve aynı zamanda, kayıtsız şartsız sevdiği ve her zaman onun yanında olduğu tek kan bağı Jamie'nin hayatının bu travmatik olayında, nihai ihanette rol oynadığını öğrendi. O kadar incindi ki diğer insanları incitmek istiyor ve Shae'nin kendisine söylediği hesaptan nerede olduğunu anladığı ve bu merdivenin bir zamanlar onun olan bir oda olduğunu bildiği bir heves anı, şimdi babası ondan gasp etti. Bu yüzden babasını görmek için yukarı çıkıyor ve oraya vardığında ne söyleyeceğini ya da yapacağını bildiğini sanmıyorum ama - bir kısmı bunu yapmaya mecbur hissediyor. Ve tabii ki sonra Shae'yi orada buluyoruz, bu onun için ek bir şok, karnındaki ek bir bıçak.
Bence bazen insanlar çok zorlanıyor, bazen insanlar kırılıyor. Ve bence Tyrion zirve noktasına ulaştı. Cehennemden geçti, defalarca ölümle yüz yüze geldi ve gördüğü gibi bakmaya çalıştığı, onayını kazanmaya çalıştığı tüm insanlar tarafından ihanete uğradı. Hayatı boyunca babasının onayını almaya çalışıyordu. Ve şüphelerine rağmen, Shae'ye aşık oldu, kalbini ona vermesine izin verdi. Artık yapamayacağı bir noktaya ulaşır. Sanırım iki eylem, birbirlerinin anlarında gerçekleşse de oldukça farklı. Lord Tywin'e öfkeliydi çünkü ilk karısı ve ona olanlar hakkındaki gerçeği öğrendi ve Tywin ona fahişe demeye devam ediyor - Lord Tywin'in mantığına göre... Lord Tywin, Tyrion'u sevmediği için kimsenin Tyrion'u sevemeyeceğine inanıyor. Demek ki cüceyi Lannister olduğu için yatağına yatırmaya çalışan alt sınıftan bir kız olduğu açık, böylece leydi olabilir, parası olabilir ve bir şatoda yaşayabilir. Yani temelde bir fahişe olmaya eşdeğer - statüye sahip olduğu için ona bayılıyor ve Tyrion'a bu konuda bir ders vermeye çalışıyor. Ve böylece yarasına tuz dökmeye benzeyen "fahişe" kelimesini kullanmaya devam etti ve Tyrion ona bunu yapmamasını, o kelimeyi bir daha söyleme dedi. Ve o kelimeyi tekrar söyledi ve o anda, Tyrion'un parmağı tetiğe bastı.
Shae ile bu çok daha kasıtlı ve bazı yönlerden daha acımasız bir şey. Bu anlık bir hareket değil, çünkü onu yavaşça boğuyor ve kadın kurtulmaya çalışıyor, kavga ediyor. İstediği zaman bırakabilirdi ama öfkesi ve ihanet duygusu o kadar güçlü ki bitene kadar durmuyor ve bu muhtemelen şimdiye kadar yaptığı en kara eylemdi. Lord Tywin'in yaptığı küçük gösteriden sonra onu terk ederek ilk karısına yaptığı şey ve onun ruhunun büyük suçu bu... Şimdi Westeros standartlarına göre, bu hiç de suç sayılmaz - "Yani bir lord, bir fahişeyi öldürdü, sorun değil." Bunun için, düşük doğumlu kadınlara, fahişelere ve meyhane fahişelerine hor gören, onları kullanan ve atan diğer lordlardan ve şövalyelerden daha fazla cezalandırılması olası değildir. Bu dünya için bir şey değil ama yine ona musallat olacak bir şey olsa da babasını öldürme eylemi sonsuza dek arkasını olmayacak bir şeydi çünkü hiçbir insan bir akraba katili kadar lanetli değildir.
Tywin, Shae'yi biliyordu. Muhtemelen onun, açıkça “o fahişeyi saraya getirmeyeceksin” dediği ve Tyrion'un ona tekrar meydan okuduğunu ve o fahişeyi saraya çıkardığını söylediği aynı kamp takipçisi olduğunu anladı. Burada tam olarak ne olduğuna gelince, bu gerçekten konuşmak istemediğim bir şey çünkü hala açıklayamadığım ve daha sonraki kitaplarda açıklanacak yönleri var. Ancak tüm bunlarda Varys'in rolü de dikkate alınması gereken bir konudur. Kitaplardaki Shae, Tyrion hakkında başka bir john(?) kadar umursamayan, kampı takip eden, manipülatif bir fahişedir ama o, küçük bir genç seks kedisi gibi, tüm fantezilerini besleyen çok uyumludur; o gerçekten sadece para ve statü için yaşıyor. O, Tywin'in Tyrion’un ilk karısının aslında olmadığını düşündüğü her şeydir.
- Ona ilham veren Frost şiiri dünyanın sonu hakkındadır ve bu, Martin'in icat ettiği evrenin yedinci kitabın sonunda sıcak ya da soğuk ya da muhtemelen her ikisi ile yok olması gerektiğini ima ediyor gibi görünüyor.
Yazar kıkırdıyor: "Bu konuda yorum yapmayacağım. Bunun için iki kitap için endişelenebilirsin. Ama tüm insanların ölmesi gerektiği doğru."
- Web sitelerinde görünen birçok hayran teorisi sorulduğunda Martin şunları söyledi: "Bu konuyla boğuştum, çünkü okuyucularımı şaşırtmak istiyorum. Bir okuyucu olarak öngörülebilir kurgudan nefret ediyorum, öngörülebilir kurgu yazmak istemiyorum. "Okuyucumu şaşırtmak ve memnun etmek ve onları geldiğini görmedikleri yönlere götürmek istiyorum ama planları değiştiremem. 90'lı yıllarda ilk fan panolarını okumamın ve durmamın nedenlerinden biri de bu. Birincisi, zamanım yoktu, ancak iki konu tam da bu. O kadar çok okuyucu kitapları o kadar dikkatle okuyordu ki bazı teoriler ortaya atıyorlardı ve bu teorilerin bazıları eğlenceli boğalar ve yaratıcı olsa da, teorilerin bazıları haklı. En az bir veya iki okuyucu, kitaplara yerleştirdiğim ve doğru çözüme ulaştığım son derece ince ve belirsiz ipuçlarını bir araya getirmişti. Öyleyse ne yapmalıyım? Değiştiriyor muyum? Bu konuyla boğuştum ve bunu değiştirmenin bir felaket olacağı sonucuna vardım çünkü ipuçları vardı. Bunu yapamazsın, o yüzden ben devam edeceğim.”
- "Kurtlar, Amerika'nın soyundan gelen ve binlerce yıl öncesine dayanan Avrupa folklorunun bir parçasıdır. Roma, Romulus ve Remus'ta - kurtlar ve insanlar arasında her zaman bu ilişki vardır." Bu ilişki Martin'in dizisinde defalarca görülüyor ve Martin'in son iki kitap sonunda piyasaya sürülürken devam edeceğini söyleyeceği bir şey. Özellikle Arya'nın kurdu Nymeria önemli bir rol oynayacak. "Biliyor musun, bir şeyler hakkında bilgi vermekten hoşlanmam." diyor Martin, yüzüne yayılan bir gülümsemeyle. "Ama kullanmayı düşünmediğiniz sürece dev bir kurt sürüsünü duvara asamazsınız."
- İşinize aşina olmayanlar için dizi hayali bir dünyada geçiyor. Krallığın kontrolü için bir mücadele var. Bu hanedan savaşı, esasen üç ana olay örgüsünden biridir. Bu tür insanüstü karakterleri içeren başka olay örgüsü satırları da var ve sonra eski tahtının geri dönüşünü arayan sürgün Targaryen kızı var. Neden bu üç ana olay örgüsü?
- Tabii ki uzakta olan iki şey var - Sur’un kuzeyindeki şeyler (Diğerleri) ve sonra diğer kıtada ejderhalarıyla Targaryen var - elbette "Buz ve Ateşin Şarkısı" başlığının buz ve ateşi. . " Yedi krallığın başkenti olan King's Landing'de ortada meydana gelen merkezi şeyler, çok daha fazlası tarihi olaylara ve tarihi kurguya dayanıyor. Güllerin Savaşları'ndan ve 100 Yıl Savaşları etrafındaki diğer bazı çatışmalardan gevşek bir şekilde alınmıştır, ancak elbette fantastik bir twist ile. Biliyorsunuz, başladığım dinamiklerden biri, King's Landing'deki yedi krallık içindeki küçük güç mücadeleleri tarafından bu kadar tüketilen insanlardı - kim kral olacak? Küçük Konsey'de kimler olacak? Politikaları kim belirleyecek? - krallıklarının çevresinde çok uzakta meydana gelen çok daha büyük ve daha tehlikeli tehditlere karşı körler...
Ve tabii ki, bunu tarih boyunca görebilirsiniz. Tarihte yer alan ortak bir dinamiktir. Biliyorsunuz, Yunan şehir devletleri, İsa'nın doğumundan önce, biliyorsunuz, Makedonyalı Philip hepsini fethetmek için ordularını oluştursa bile birbirleriyle kavga ediyorlar ama bunu modern zamanlarda bile görüyorsunuz, biliyorsunuz - Fransa'nın Üçüncü Cumhuriyet döneminde, Nazi tehdidi yükselirken siyasi mücadeleleri... Ancak Fransız siyasetçiler neredeyse Nazilerle arkadaş olmayı tercih ediyorlardı. Ve belki modern gündeki derslerimiz de. Kim bilir? Demek istediğim, şu anda dünyamızda iklim değişikliği gibi şeyler oluyor, bu, nihayetinde tüm dünya için bir tehdit. Ama insanlar onu politik bir futbol yerine kullanıyorlar, bilirsiniz… Herkesin bir araya geleceğini düşünürsünüz.
Bu, muhtemelen insan ırkını yok edebilecek bir şey. Bu yüzden, özellikle modern zaman meselesine değil, kitabın yapısıyla ilgili genel bir şey olarak bir analog yapmak istedim.
- Kitapta ( Buz ve Ateşin Dünyası) ipuçları bulmayı uman hayranlar için bir soru kalıyor: Tarih tekerrür eder mi? Martin’in arsız yanıtı: “Yankılanan bir evet ve hayır. Biraz belki. "
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.08.23 16:09 biajansnet Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları Dijital Reklam Ajansı


Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça sorulan sorular için sayfayı aşağıya kaydır. Google’da insanların en çok sordukları soruları ele alarak cevap vermeye çalıştık. Biajans.NET olarak umarım sorularınıza yanıt olmayı başarmışızdır. Bu arada sorunuzun cevabı aşağıda yer almıyorsa bize mail atabilir yada Whatsapp üzerinden sorunuzu sorabilirsiniz.

WEBSİTEM YOK REKLAM VEREBİLİR MİYİM?

Evet verebilirsiniz. Reklam denildiğinde genellikle akla gelen Google Ads (Adwords) reklamları oluyor. Fakat reklamlar Google Adwords’den çok daha fazlası. Günümüzdeki teknoloji ile bugün sosyal medya üzerinden de reklam vermek mümkün. Eğer bu soruyu soruyorsanız muhtemelen websiteniz yoktur. Websitesi olmayanlara tavsiyem websitesi açmak yerine diğer reklam türleri ile başlamak olur. Örneğin; Facebook reklamları. Facebook büyük bir kitle ile reklam verebileceğiniz insanları demografik, yaş, cinsiyet, eğitim vs. gibi bir çok özelliğe göre kitlelere bölebileceğiniz, geniş bir reklam ağıdır. Üstelik Facebook reklam hesabınız üzerinden instagram içinde reklam verebilirsiniz. Sosyal medyada reklam hesabı oluşturup nasıl reklam verilir? Daha detaylı öğrenmek için aşağıdaki bağlantıları kontrol edebilirsiniz.
İnstagram’da nasıl reklam verilir? Facebook’da nasıl reklam verilir? Youtube’da nasıl reklam verilir?
Sıkça Sorulan Sorular: Websitem yok reklam verebilir miyim?

GOOGLE'DA ÜST SIRALARA ÇIKMAK İÇİN NE YAPILIR?

Aslında bu websiteniz üzerinde nasıl çalıştığınıza bağlı olarak değişiklilik gösterir. İnternet sitenizin öncelikle arama motorlarına uyumlu bir şekilde hazırlanması gerekir. Sitenize ziyaretçi gelmesini istiyorsanız önce arama motolarının websitenizi sevmesi gereklidir. Web siteniz doğrudan erişimin dışında diğer kaynaklardan da ulaşılabilir durumda olmalı. Örneğin; bir başka web sayfasından yönlendirme, sosyal medyada etkinlik, blog ile desteklemek, backlink ve site içi site dışı bir çok çalışma gerekir. Bunu sağlamak için Google web araçları etkin kullanılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da Üst sıralara çıkmak için ne yapılır?

GOOGLE'DA ARAMA SONÇLARINDA SİTEM GÖZÜKMÜYOR!

Sorunun birden fazla sebebi olduğunu hemen hemen herkes bilir. Başlıca sorunlardan birisi doğru yapılandırılamamış olmasından ve yetersiz kalmasından dolayı Google sizi indexleyemiyor olabilir. Web tasarımcılarının bir çoğunun bazen eksik yaptığı veya websitesinde eksik bıraktığı taraflar olur. Örneğin; sitenizin içeriklerini eksiksiz girse bile optimizasyonu yarım bırakabilir. Bunu sorgulayamazsınız çünkü Google optimizasyon işlemi uzmanlık ve bilgi gerektirir. Özetle bütçenize ve web tasarımcınızın profesyonelliğine kalmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da arama sonçlarında sitem gözükmüyor!

GOOGLE REKLAMLARI İÇİN WEB SİTENİZİN OLMASI GEREKİR Mİ?

Kendinize ait site oluşturmak istemiyorsanız, sosyal sayfalardaki ( Facebook, İnstagram gibi ) açacağınız tanıtım sayfaları yada e–ticaret hizmeti sunan kuruluşların bünyesinde oluşturacağınız dükkan bölümünüze ait linklerle bağlantılı reklam çalışması yapılabilir.
Bu süreçte sunacağınız ürün ya da hizmetlerin niteliklerini belirlemeli, ulaşmak istediğiniz hedef kitle ve reklam bütçenizi ayarlayarak, Google çalışma ortağı bir ajansla yola çıkmanız hedeflerinize çok daha hızlı ulaşmanızı sağlayacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google reklamları için web sitenizin olması gerekir mi?

FACEBOOK’TA REKLAM VERMEYE NASIL BAŞLANIR?

Facebook reklamlarına bir ajans yada kendiniz-kişisel olarak başlayabilirsiniz, biajans.net uzman ekibi ile büyük ve küçük her türlü işletmenin dijital pazarlama, reklam faaliyetlerini ve hesap yönetimini sağlamaktadır.
Facebook reklamlarına biajans ile veya firma içinde kişisel yönetimiyle başlamak için temel ihtiyaçlarınız şunlardır.
Facebook sayfanız olmadan reklam verilemez, eğer Facebook sayfanızı instagram hesabınıza da bağlarsanız Facebook üzerinden Instagram reklamlarını da yönetebilirsiniz.Facebook reklam hesabınızla kampanyalar oluşturabilir, reklam setleri ayarlayabilir ya da yeniden hedefleme reklamları açabilirsiniz.
Facebook ile sadece metin odaklı reklamlar verilememektedir, reklamlarınızın doğru çalışması için en az 1 fotografa ya da 1 videoya ihtiyacınız olacaktır.Biz Facebook reklamları için videoların kullanılmasını öneriyoruz, bu sayede reklamlarınızdan daha fazla verim ve istatistik elde edebilirsiniz.
Sektörünüz yada ürününüzle ilgili hedef kitleyi iyi tanımalısınız ve detaylı hedeflemelerde daraltmaları kullanarak daha iyi hedeflemeler yapmalısınız.
Amaçlar ve tanımlar iyi yapılmış olmalı, hedef kitlenizi iyi seçtikten sonra kampanya türünüzü en iyi şekilde ayarlamalısınız, trafik reklamları ile ilk öncelik satış olmayacaktır, aynı şekilde marka bilinirliği reklamları ile doğrudan bir trafik artışı beklenemez, hedef kitle ve firmanın reklam amacına göre reklam türünüzü iyi optimize etmelisiniz.
Facebook Pixel veri takip kodunun web sitenize entegre edip doğru çalışmasını sağlayarak tıklama başına maliyetler gibi parametrelerinizi takip edebilirsiniz.
Not: Bu konu hakkında daha fazla bilgi almak için Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? adlı yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook’ta Reklam Vermeye Nasıl Başlanır?

İNSTAGRAM REKLAMLARINI NASIL VEREBİLİRİM?

İnstagram Reklamlarını Facebook üzerinden oluşturuyoruz. Başlamak için, Facebook’un reklam yöneticisi bölümüne gidin ve “oluştur ” seçeneğine tıklayın. Tabi bir Business hesabınızın olması gerekiyor.
Yapmanız gereken ilk şey, reklam verme amacınızı seçmektir. Reklam verme amacı, potansiyel müşterileriniz reklamınızı gördüğünde yapmasını istediğiniz eylemdir.
Ya da Sadece marka bilinirliğinin arttırılmasını mı istiyorsunuz ?
O zaman marka bilinirliği seçeneğini seçmelisiniz.
Satış mı yapmak istiyorsunuz ?
o zaman dönüşüm reklamları arasından bir seçenek seçmelisiniz.
Müşterilerinizin form mu doldurmasını istiyorsunuz ?
Yanında bir huni amblemi olan potansiyel müşteri bulma yani form reklamlarını seçmelisiniz.
Tam olarak hangi eylemleri yapmak istediğinizi düşünün ve bu hedefi reklam oluştururken seçin.
Daha detaylı bilgi edinmek için; İnstagram Reklamları isimli sayfamıza bir göz atın.
Sıkça Sorulan Sorular: İnstagram Reklamlarını nasıl verebilirim?

REKLAMLARIMIN GOOGLE’DA 1. SIRADA OLMASINI NASIL SAĞLAYABİLİRİM?

Ortalama olarak, arama sonuçlarının ilk sayfasında veya üst kısmında gösterilen reklamlar, diğer arama sonuçları sayfalarındaki reklamlara kıyasla çok daha fazla tıklama alır. Google Ads, reklamların bu değerli konumlarda gösterilmesini sağlamak için teklifleri belirlerken kullanabileceğiniz tıklama başına maliyet (TBM) teklif tahminleri sağlar.
Bu makalede ayrıca ilk sayfada görünme, sayfa üstünde görünme ve ilk konum teklifi tahminleri ve bunların nasıl bulunacağı açıklanmaktadır.

Teklif tahminleri hakkında

Bir arama sorgusu anahtar kelimenizle tam olarak eşleştiğinde reklamlarınızın arama sonuçlarının ilk sayfasında gösterilmesine yardımcı olmak için, Anahtar kelimeler sekmesinde 3 tür teklif tahmini vardır.
İlk sayfa teklifi tahmini: reklamın, arama sonuçlarının ilk sayfasında herhangi bir yerde gösterilmesi için belirlemeniz gereken tahmini teklif tutarıdır.
Sayfanın üstünde görünme teklifi tahmini: Reklamın, ilk sayfadaki arama sonuçlarının üstünde yer alan reklamlar arasında gösterilmesi için belirlemeniz gereken tahmini teklif tutarıdır.
İlk konum teklifi tahmini: Reklamınızın ilk reklam konumunda gösterilmesi için ayarlamanız gereken tahmini teklif tutarıdır.
Kaynak: Google Ads Yardım
GOOGLE’DA REKLAM VERMEK İSTEYENLER İÇİN 10 İPUCU
Sıkça Sorulan Sorular: Reklamlarımın Google’da 1. sırada olmasını nasıl sağlayabilirim?

GOOGLE’DA ÜST SIRALARA ÇIKMAK İÇİN SEO MU YOKSA GOOGLE ADWORDS MÜ?

Bu aslında sizin ne kadar aceleniz olmasına bağlı olarak tercih meselesidir. Yani kısaca anlatmak gerekirse, eğer yeni başlamış ve 1 yıl sonrası için bir satış yada hizmet planınız varsa bu 1 yıl için reklam vermeniz çok bir şey değiştirmez. 1 yıl boyunca SEO ile web sitenizi destekleyebilir ve sonrasında zamanı geldiğinde reklam verebilirsiniz.
Bir diğer yoldan siteniz aktif ve hizmet veren bir web sitesiyse ve organik aramalarda google’da çok gerilerdeyseniz potansiyel müşterileriniz size ulaşamaz. İşte burada da Adwords devreye giriyor. Yani SEO yapılmamış bir sitenin alt yapısı çok sağlam olmadığından senelerce hizmet vermiş olsun yinede google’da 1.sayfaya gelemez böyle bir durumda reklam vermek en mantıklı yoldur.
Bir diğeri ise ikisi bir arada, yani hem SEO hemde Adwords ile ilerlemek. Bu en çok önerdiğim yoldur. Çünkü Google’da reklam verirken bile, örneğin seçtiğiniz anahtar kelimeler bile sayfanızda yer almıyorsa kalite puanınız düşer. Yine aynı zamanda doğru açılış sayfalarınız yoksa seçtiğiniz anahtar kelimeyi mecburen aanasayfaya yada en yakın olan bir sayfaya yönlendireceksiniz ve buda adwords için alakasız olacaktır, kalite puanınız düşecektir. Bu arada Adwords’de kalite puanının düşük olması rakiplerinizden daha fazla para harcayarak reklam vermeniz anlamına gelir.
Ayrıca her zaman reklam verecek bir bütçeniz olmayabilir. Haftanın 3 günü reklam verdiğinizi düşünürsek geriye kalan 4 gün Google’da kaybolucaksınız. Yani görünmeyeceksiniz. Tabi SEO’nuz yoksa!
Konuyu daha kapsamlı anlattığım yazımalarıma bir göz atmanızı tavsiye ederim.
Google’da Reklam Vermek İsteyenler İçin 10 İpucu SEO Anahtar Kelimeler Nelerdir? Sayfa İndirme Hızı Neden Önemli?
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da üst sıralara çıkmak için SEO mu yoksa google Adwords mü?

WEB SİTEM KAÇ GÜNDE HAZIR OLUR ?

Web sitem kaç günde hazır olur? Web sitesi yaptırırken neler istediğinize bağlı olarak bu süre değişir. Örneğin tek seferlik bir site kurulumu (Sadece site kurulumu ve içerikleri girme) ortalama max 7-8 gün sürer. Fakat siteye SEO yapılacak mı? Reklam hesapları kurulacak mı? Sosyal medya hesap kurulumu-paylaşım planlama-yönetimi, backlink özel tasarım, Logo, Kurumsal kimlik oluşturma gibi bir çok şey sitenin yapılma süresini uzatır. Örneğin bir SEO yaptırmak istediğinizde aslında yukarıdaki her şeyi istemiş oluyorsunuz. Ve SEO en kısa süre olarak 6 ayda tamamlanıyor.
Peki 6 ay boyunca site kullanılmayacak mı? Tabiki kullanılacak site 1 hafta içinde kullanıma açılıyor. Sadece Google’da değerli bir konuma gelmesi, yani potansiyel müşterilerin sizi görebilmesi en az 6 ay sürüyor.
Yani kısacası düz bir sitenin tamamlanması en geç 7 gün sürer diyerek sorumuzu yanıtlamış olalım.
Sıkça Sorulan Sorular: Web sitem kaç günde hazır olur ?

İNSTAGRAM REKLAM FİYATLARI NEDİR?

İnstagram reklam fiyatları talepleriniz ve rekabetinize göre değişiklik gösterir. Bu sizin ne kadar rekabete gireceğiniz ve ne kadar kişiye gösterim yapacağınıza bağlı olarak değişir. İnstagramda reklam verirken belirleyeceğiniz tarihler yine bu fiyatı değiştirir. Yada süresiz yayınlamak gibi.
Mesela bir reklam oluşturup günlük 50 tl bütçe vererek ve süresiz yayınla diyerek reklamınızı oluşturdunuz. Bu reklam 50 tl günlük olarak her gün yayınlanacaksa aylık sizin reklam bütçeniz 1550 TL olur. Bunu aylık değilde sadece hafta sonları yayınlamak haftalık 100 TL harcamanızı sağlar. Tabi bunun yanı sıra verdiğiniz rakam karşılığında gösterim sayınızda düşü yada artış olabilir.
Google ads’de olduğu gibi Sosyal medya reklamlarında da gösterim başına ücret ve rekabet vardır. Doğru kitleyi seçmediğiniz taktirde belirlediğiniz rakamı harcarsınız fakat sitenize tıklama yada telefonunuza arama alamazsınız. Buda sizi zarar ettir.
Eğer instagram’da reklam vermek istiyor ve reklam konusunda tecrübesizseniz kendi başınıza vermemenizi bir uzman ile çalışmanızı tavsiye ederim.
İnstagram Reklamları sayfamızı inceleyerek daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: İnstagram Reklam Fiyatları nedir?

REKLAM VERMEK İÇİN NE YAPMALI?

Reklam vermeden önce karar vermeniz gerekiyor. Peki neye?
Tabiki reklamı nerede vereceğinize. Gogole Adwords’de mi? Yoksa sosyal medyada mı?
Buna karar verdikten sonra ise gerekli kaynaklara sahipmisiniz? Websiteniz varmı? Reklam vermeye müsait sayfalar var mı? Yada Sosyal medya hesap profillerimin durumu ne?
Reklam vermek kolay gözükebilir ama bir çok etken verdiğiniz reklamın kalitesiz olmasını sağlayabilir. Örneğin Adwords’de bir reklama çıktınız Ads’de ki anahtar kelimelerinizin web sitenizde olmaması kalite puanınızı düşürür. Ve kalite puanınızın düşmesi, rakiplerinizden daha fazla para harcayarak aynı yerde bulunmanızı sağlar. Öte yandan insanlar reklama tıkladıktan sonra açılan bir sitenin görünümüne açılma hızına bakarlar doğru sayfada olup olmamaları müşterilerinizin kararlarını değiştirir. Örneğin geç açılan bir site için potansiyel müşterileriniz beklemez zaman onlar için olduğu gibi hepimiz için önemlidir ve internette hızlı gezinebildiğimiz bir zamanda sitenizin yavaş açılmasına kim sabredebilir ki?
Yukarıda anlattığım bir kaç benzetme reklam vermeden önce düşünmeniz gerekenlerdi. Şimdi “Reklam vermek için ne yapmalı?” sorusuna gelelim..
Diyelim ki reklam vermek için hazırsınız. Ve kararlısınız.
Reklam vermek için bir uzman ile çalışmanız gerekiyor. Eğer bu konuda tecrübeniz yoksa büyük geri dönülmez hatalara sebebiyet verebilirsiniz. Reklamı kendiniz vermek istiyorsanız eğer, bununla ilgili makaleler okuyup videolar izlemeniz gerekiyor. Hatta kursa giderek bir sertifikasyon programına girmeniz gerekli bunu bir meslek haline getirmeniz gerekiyor.
Ve sonrasında da yapmakta olduğunuz hale hazırda ki işinizi bırakabilirsiniz artık reklam uzmanısınız. 🙂
İşin espirisi bir kenara insanlar reklam için bir uzman kiralamak yada bir ajans ile çalışmayarak reklamı küçümseyip bende yapabilirim diyor. Ve yapıyor’da fakat yapabildiği tek şey videolarda izlediği gibi bir reklam kampanyası oluşturmak. Fakat reklam bütçesi eksilirken müşterisi reklamdan gelmiyor.
Genel bir istatistiğe göre küçük işletmelerin %67 si önce reklamı kendi veriyor ve sonrasında bir ajans ile çalışmaya başlıyor.
Sıkça Sorulan Sorular: Reklam vermek için ne yapmalı?

NASIL İLK SAYFADA ÇIKABİLİRİM?

İlk sayfaya çıkabilmenizin bir den fazla yolu vardır. Sitenizin google’ın istediği gibi yayınlanması bunların en başında geliyor. Bu çok kapsamlı ve detaya giren bir konu. Örnek vermek gerekirse, İlk sayfaya çıkmanızı sağlayacak en önemli olay SEO’dur. SEO olan bir sitesi doğru seo yapılmasıyla birlikte zamanla ilk sayfaya çıkabilir.
Bir diğer yol ise Google Ads ile ilk sayfaya reklam olarak çıkabilirsiniz. Bu SEO’ya göre daha az zaman içinde 1 sayfaya çıkmanızı sağlar. Fakat reklam bütçenizin bitmesi ile 1 sayfada kalma sürenizde dolar.
Bu sebepten en iyi yol SEO ile 1 sayfaya çıkmaktır.
Dilerseniz aşağıda ki bağlantılara tıklayarak konuyla alakalı içeriklerimizi inceleyebilirsiniz.
Google’da Reklam Vermek İsteyenler için 10 İpucu Dijital Reklam Ajansı Nedir? Seo Anahtar Kelimeler Nedir?
Sıkça Sorulan Sorular: Nasıl İlk Sayfada Çıkabilirim?

WEB TASARIM NEDİR?

Web tasarımı, web sitesinin arama motorlarında erişilebilirliğini sağlayan, ana hatları ile kişi ve kurumları, ürün ve hizmetleri tanıtan grafik ve metinlerin bir araya geldiği kaliteli bir çalışmadır. Web tasarım nedir? denildiğinde kısaca kişi ve kurumların dijital ortamda görünen yüzü denilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular: Web Tasarım Nedir?

GOOGLE ADWORDS NEDİR?

İnsanlar Google’a bir çok şey sorarlar.. Örneğin; Google Adwords nedir? yada Çengelköy’de Pizza gibi aramalar yaparlar. Bu kelimelere reklam verdiğinizde ise bu soruyu soran kullanıcının karşısına, reklamınız sayesinde sizin siteniz gösterilir. Anahtar kelimeler örnekti. Bunu kendi sektörünüz kendi hizmetlerinize göre değişen anahtar kelimeler ile kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Örneğin bir rent a car hizmeti veriyorsanız ve üsküdar’da hizmet veriyorsanızı reklam Adwords’de reklam verirken “Üsküdar’da araç kiralama” anahtar kelimesini eklediğinizde google bu kelimeyi yazan üsküdarda araç kiralama arayan kullanıcılara reklamınız gösterilir.
Yani kısacası, Google Adwords, Google aramalarda ve haritalarda işletmenizin sunduğu ürün veya hizmetlerin kullanıcılara daha kolay ulaşabilmesini sağlayan bir internet reklamcılığı sistemdir.
Sıkça Sorulan Sorular: Google Adwords Nedir?

WEB TASARIM NEDEN ÖNEMLİDİR?

Web tasarım önemlidir. Çünkü düzgün ve kaliteli tasarlanmış bir web sitesi kullanıcıların gözünden bakıldığında zaman geçirmek için kayda değerdir. Ayrıca web tasarımı sadece kullanıcı açısından değil google içinde çok önemlidir. Sitenize puan verir ve index değerinizi hızlandırır. Doğru yapılmış bir tasarım ile hem masaüstü bilgisayarlarda hemde telefon, tablet gibi diğer mobil cihazlarda duyarlı çalışır.
Yani aslında web tasarım yaparak markanızı kullanıcılara ve Google kimlik olarak imaj olarak algılattırır.
Sıkça Sorulan Sorular: Web Tasarım Neden Önemlidir?

RESPONSİVE TASARIM NEDİR?

Responsive duyarlı anlamına gelmektedir. Yani kısacası web sayfanızın bilgisayarlardaki görüntüsünün bozulmadan tablet, telefon gibi mobil cihazlarda da aynı kalitede ufaltılmış duyarlı halidir.
Sıkça Sorulan Sorular: Responsive Tasarım Nedir?

SEO'NUN FAYDALARI NELERDİR?

Aslında bu soru çok genel ve uzun cevaplara dayanıyor. Fakat kısaca anlatmak gerekirse Seo 7/24 ücretsiz reklam vermek gibidir.
Google ads ile reklam vererek 1. sayfa da yer alabilirsiniz. Ama bunun için ödeme yapmanız gerekmektedir.
Fakat SEO ile hazırlanmış veb sitesi çalışma yaptığınız anahtar kelimelerde Google’da 1. sayfada ücretsiz ve kesintisiz olarak gösterilirsiniz.
Tabi SEO uzun vadede devamlılık gerektiren bir yoldur. Minimum 6 ay seo çalışması ile belirlenen çalışılmış kelimelerde yükselirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: SEO’nun faydaları nelerdir?

SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ NEDİR?

Sosyal medya yönetimi; Dijital ortamda sayfa ve hesapların kullanılırken bunun nasıl olması gerektiğini, nasıl yollar izleneceğini, herhangi bir durum karşısında hangi yöntemlere başvurulacağını, marka tanıtım ve yönetimlerinin nasıl olması gerektiğini ve tüm bunların düzenli ve uyumlu bir şekilde yönetilmesine verilen addır. Sosyal medyanın günümüzde sahip olduğu yer çok güçlüdür.
Hedef kitle belirleme sosyal medya yönetimin en önemli noktalarındandır. Yaş aralığı, cinsiyet, ilgi alanları belirlenen kitlenin bilinmesi gereken unsurlarındandır. Hedef kitlenin ilgisini çekmek adına anket yapılabilir. Ve hatta özel günlerde verilen hediyelerle birçok kişi çekilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular: Sosyal Medya Yönetimi Nedir?

MOBİL SEO NEDİR?

Mobil SEO sitenizin iç seo ayarlarını yapmanız gibi mobilede de etki edeceğini bilmelisiniz.
Eğer web sitenizi zaten arama motorları için optimize ettiyseniz, mobil SEO çalışmaları için çok da yorulmayacaksınız diyebiliriz.
Bir mobil sitenin dizaynı, kullanıcılar ve arama motoru botları için çok önemlidir. Mobil dizayn ile ilgili yapılması gerekenler:

Responsive Tasarım mı, Ayrı Mobil Site mi?

Web siteniz Mobil uyumlu değilse, vermeniz gereken en önemli karar: Mobil sitenizin; responsive mi, dinamik mi yoksa ayrı mobil site mi olacağıdır.
Sıkça Sorulan Sorular: Mobil SEO Nedir?

ORGANİK ARAMA NEDİR?

Sitenize SEO uyguladığınızda reklam vermeden google aramalarda potansiyel müşterileriniz tarafından bulunmanızı sağlayan aramaya verilen isim Organik Aramadır.
Organik aramalarda yani reklamsız ücretsiz googleda arandığınızda bulunabilmeniz SEO ile mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular: Organik Arama Nedir?

GOOGLE REKLAMLARI İÇİN ANAHTAR KELİME NEDİR?

Google reklamları için anahtar kelimeler sektörel olarak değişir. Her sektör için farklı anahtar kelimeler kullanılır. Örneğin bir ayakkabı satıcısının anahtar kelimeleri ile araba kiralama firmasının anahtar kelimeleri ortak değildir. Sektöre göre değişiklik göstermektedir.
Anahtar kelimelerinizi ayarlarken bu kelimeleri reklamlarda kullanmadan önce sitenizde de yer aldığına dikkat edin.
Sıkça Sorulan Sorular: Google reklamları için anahtar kelime nedir?

NEDEN İNSTAGRAM REKLAMLARI?

İnstagram reklamları google reklamları (Google Ads) farkı tamamen sizin yaptığınız işe bağlıdır. İnstagramda ki kullanıcı kitlesi sizin potansiyel müşteriniz olabilir. Yada Google aramalarda ki. Bu tamamen sizin verdiğiniz hizmetle ilgilidir.
Örneğin; Sizin kitleniz gençlerden oluşan ve sadece erkekleri baz alabileceğiniz bir kitle var. Ve bu kitleye Yüzme etkinliği yapıyorsunuz. Bunu adwords’de yapmanız daha zor ve uğraş gerektirir. Fakat instagram üzerinden bu genç kitleye görseller ile yada video ile bir reklam paylaşarak daha kısa ve net bir şekilde ulaşabilirsiniz.
Fakat dediğim gibi bu kitleye adwords’de de ulaşabilirsiniz. Bu tercih meselesidir. Fakat bazı durumlarda adwords bazen instagram ve hatta bazen kitlenizin facebook’da olduğunu görebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: Neden İnstagram Reklamları?

FACEBOOK REKLAM MODELLERİ

Facebook size reklam verme amacınıza uygun modeller sunar. Bu reklam modelleri temelde şöyledir;
1) İnternet Sitesi Tıklamaları
2) İnternet Sitesi Dönüşümlerini Artırma
3) Sayfa Tanıtımını Yapma
4) Gönderileri Öne Çıkarma
5) Uygulama Yüklenmesini Sağlama
6) Uygulama Etkileşimini Artırma
7) İşletmenizin Yakınındaki Kişilere Erişme
8) Etkinlik Katılımını Artırma
9) İnsanların Teklifinizi Almasını Sağlama
10) Video görüntülemeleri
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook Reklam Modelleri

FACEBOOK REKLAMLARI ETKİLİ Mİ?

Bu soruyu yanıtlamadan önce Facebook’un kullanım oranlarına dair kısa bir bilgi verelim. Facebook, son rapora göre toplamda aylık 2,13 milyar kullanıcıya sahip. 7,6 milyar olan dünya nüfusu göz önünde bulundurulduğunda her 3-4 kişiden birinin aktif olarak Facebook kullandığını söyleyebiliriz. Üstelik Facebook’ta hemen hemen her kesimden kullanıcı bulunuyor. Her yaştan, cinsiyetten ve meslekten kullanıcının yer aldığı Facebook’ta bu kadar çok kullanıcının olması da markaları bu kanaldan reklam yayınlamaya yönlendirdi.
Öncelikle yeni kurulan bir markanız varsa veya Facebook’ta yeni bir sayfa açtıysanız reklam çalışması oluşturmalısınız. Çünkü Facebook’un algoritması değişti. Yeni algoritmaya göre Haber Kaynağı’nda yani ana sayfada kişisel Facebook hesaplarının paylaşımları yer alacak. Bu sebeple markaların işletme sayfalarında gönderi paylaşmaları yeterli değil. Kendilerini ön plana çıkarabilmek, kullanıcıların görmesini sağlamak için reklam yayınlamak şart. Üstelik yeni kurulan bir Facebook hesabı için sayfa beğeni reklamı açılmalıdır. Mevcut takipçisi olmayan veya az olan işletme sayfalarının etkili olabilmesi de oldukça zor.
Daha fazla bilgi edinmek için Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? isimli yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook Reklamları Etkili mi?
Biajans Reklam Ajansı olarak güçlü ve deneyimli bir ekibe sahip dijital reklam ajansıyız. Reklam hesaplarının yönetimi dışında Google Ads, SEO, Web Tasarım, Video Prodüksiyon, İnstagram Reklamları, Facebook Reklamları ve Youtube Reklamları için de bize ulaşabilirsiniz. Sitenizi ücretsiz olarak analiz etmek için bize bilgilerinizi bırakın.
Daha fazla bilgi için; https://biajans.net/sikca-sorulan-sorula
Daha fazla sormak istediğiniz soru varsa

Bizimle Konuşmaktan Çekinmeyin

Tek seferlik Ads Kampanyası oluşturmak mı istiyorsun? Yoksa reklam hesabının aylık yönetilmesini mi? Eğer hala karar veremediysen bizimle iletişime geç birlikte karar verelim.
Bunlardan birine ihtiyacın olabilir; Web Tasarım, SEO, Sosyal medya reklamları veya Logo tasarımı. Aşağıdaki E-posta hesabına mail atabilir yada direk arayabilirsin.
Email [[email protected]](mailto:[email protected])
Call Now! +90 530 460 6357
submitted by biajansnet to u/biajansnet [link] [comments]


2020.08.15 23:12 yuzenpipi YURT DIŞINDA NASIL ÇIKILIR #1 ÖĞRENCİ

Evet merhabalar sevgili KGB üyeleri ben yuzenpipi ve sizler için bir seri başlatıyorum ve aşağıdaki sorularınıza yanıtlar vereceğim bu seriyi bir süre devam ettireceğim ve her gece ikide bu serinin bir partını atmak kaydıyla devam edecek. Umarım yazdıklarımı okuduğunuzda az da olsa kafanızdaki soru işaretlerini giderebilirim ve bişeyler anlamanızı sağlarım belki de birilerinin fikirlerini değiştiririm. Bu günkü konumuz başlıkta da yazdığı üzere "ÖĞRENCİ OLARAK YURT DIŞINDA GİTMEK VE O ÜLKELERDE YAŞAM KURMAK" adlı konuya bu gün elimden geldiğince değinmeye çalışacağım ve seri boyunca aşağıda da belirttiğim spesifik olarak değişkenlik gösteren sorulara kesin olmayan ama genel yanıtlar vermeye çalışacağım. Umarım beğenirsiniz ve işinize yarar, şimdi başlayalım. Uzun araştırmalarım ve deneyimlerim sonucunda çıkardığım bilgileri sizlerle paylaşıyorum bazı bilgiler için aşağıda yorumlar kısmında sizler için bir kaynakça link haritası olacak oraya da bir göz atmayı ihmal etmeyiniz. yuzenpipi gururla sunar.
  1. "Yurt dışına nasıl çıkılır? "
  2. "Yurt dışına gittiğimizde neler yapılmalıdır?"
  3. "Yurt dışında ne yapılır?"
  4. "Orada sağlık sorunları yaşarsam ilk olarak neye başvurmalıyım? "
  5. "Kur bu haldeyken orada nasıl yaşarım nasıl geçinirim? "
  6. "Dil yok ya da çok iyi değil ne yapabilirim insanlarla nasıl rahatlıkla bağ kurabilirim gitmeden bunu nasıl düzeltebilirim?"
  7. "Orada ya da başka bir ülkede öğrenimimi tamamladım orada yaşamaya nasıl devam ederim?"
  8. "Para nasıl kazanırım?"
  9. "Orada öğrencilere nasıl davranılıyor ya da ben öğrenciyken aldığım reaksiyonlar nasıl olacak alt tabaka gibi görülecek miyim?"
  10. "Gerçekten Türklere ve Müslümanla bir ırkçılık var mı eğer varsa bunun üstesinden nasıl gelirim?"
  11. "Can güvenliğimi kesin olarak sağlayabilecek miyim?"
  12. "Okuldan mezun olduktan sonra hemen iş bulabilecek miyim yoksa uzun bir iş arama serüveni beni mi bekliyor?"
  13. "Uluslararası sertifika/Mavi sertifika/Evrensel sertifika nedir ne işe yarar ne gibi avantajları dezavantajları vardır?"
  14. "Yurt mu ev mi ya da bizim gibi AB üyesi olmayan ülkelerin vatandaşlarından olan insanlar için yurt avantajı var mı?"
  15. "Ciddi bir kültürel fark var mı?"
  16. "Eğer ciddi bir kültürel fark varsa nasıl rahatlıkla bağ kuracağız püf noktaları nedir?"
  17. "Asimile nasıl olunur? İyi bir şey midir?"
  18. "Bursluluk için hangi sınavlara girmeliyiz Hangi okullar burs veriyor ve hangi şartları yerine getirmeliyiz?"
  19. "Sadece para kullanılarak hangi yolu izlenilerek gidilir orada okula nasıl başlanılır"
  20. "Amerika kıtasında mı yoksa Avrupa kıtasında mı okunmalı ne gibi avantajları var?"
  21. "Neden Türkiye değil?"
  22. "Türkiye ile aralarındaki net farklar nedir? "
  23. "Yurt dışında yaşayacağımız ve bizi baltalayacak sorunlar ne olacak çözümleri genel olarak nelerdir? "
  24. "Bu serüvene kimler katılmalıdır ve kimler galip ayrılabilir?"
  25. "Nelerden uzak durulmalı ve ne gibi kurumlarla bağlantılarımızı asla kesmemeliyiz?"
-Daha çok soru yazılabilir ama bunların yeterli olduğunu düşünüyorum eğer aklınızda kalan extra sorular olursa ben buradayım comment kısmında sorularınızı bana yöneltmenizi istiyorum aşırı bir soru olduğunu düşünüyorsanız özelden de ulaşabilirsiniz. Bu serinin ilgi göreceğini düşünüyor desteklerinizi bekliyorum. Follow atarak da attıklarımı daha hızlı görebilirsiniz. Her neyse soruları cevaplamaya başlayalım.
Evet ilk sorumuzu kendimize sorarak ve cevaplayarak başlayalım. "Yurt dışına nasıl çıkılır?" Yurt dışına çıkmak için bağzı yeterlilillerinizin olması gerekiyor: Pasaport sahibi olmak ülke vize istiyorsa vize almak, bolca para ve muhtemelen ingilizce olmakla beraber o ülkenin vatandaşlarıyla iletişim kurabileceğiniz bir dili bilmek/öğrenmek. Bu soruyu her gün sorup farklı şekillerde yanıtlayacağımdan bu gün öğrenci olarak gitmek konusunda yanıtlıyorum. Yabancı ülkeye Türkiyede okuduğunuz üniversitenin erasmus programına katılarak, yurt dışında okumak için o ülkenin üniversitelerinin yabancı öğrenci için ayrılan kontenjanına burslu girerek ya da para vererek. Bu soruya yeterince zaman ayırdık diğer sorumuza geçelim.
Evet ikinci sorumuzu da kendimize soruyor ve olabildiğince genel hatlarıyla yanıtlamaya çalışıyoruz. "Yurt dışına gittiğimizde neler yapılmalıdır?" Bu soru da her gün sorulacak ve farklı cevaplar verilerek noktalanacak bir soru olduğundan direkt öğrenci olarak gittiğimizde ne yapmalıyız adlı soruya yanaşıyoruz. Şu an Amerika, Almanya, Hollanda, Ukrayna, İtalya, İspanya, Rusya gibi ülkelerde okuyan bir çok yabancı uyruklu öğrenci var. Bu ülkeler en çok yabancı öğrenci çeken ülkeler arasında zirveyi paylaşan ülkeler. Şimdi diyelim ki biz oraya gitme kararı aldık ve burdaki işlemlerimizi tamamladık ardından uçağa bindik ve X ülkesinin Y şehrinin Z üniversitesine öğrenci olarak öğrenim görmek için gidiyoruz ve artık X ülkesinin havaalanındayız. Burdan sonra ne yapmalıyız? Başlangıç olarak konsoloslukla hemen iletişime geçip kendinizi konsolosluğa tanıtmanız gerekiyor ki bir sorun olduğunda size daha kolay yardım edebilsinler. Ardından çok zaman geçmeden üniversitenizle hemen yüz yüze iletişime geçin ve kayıt vs işlemlerinizi tamamlayın ki ileride size ciddi sorunlar doğurmasın. Ardından yurtta kalacaksanız özel ya da üniversitenin yurtlarından artık bakın başvurunuzu yapın (ki bunu daha önceden internet aracılığıyla yapmanız gerekiyor) artık kalacak yeriniz hazırdır. Evde kalmak istiyorum diyorsanız ülke değiştirmeden orada kiralık evlere bakmanızı öneririm ve o ülkede öğrenci statüsüyle ev nasıl kiralanır (bu konuda bilgim yok) konusunu derinlemesine araştırmanızı öneririm. Bu soruyu da yeteri kadar incelediğimize inanıyorum artık diğer soruya geçelim.
Evet üçüncü sorumuza da geldik. Sorumuz "Yurt dışında ne yapılır?". Cevabı çok uzun olmasa gerek. Suça bulaşmadığınız sürece özgürsünüz dikkatli olun çünkü evinizde değilsiniz. Eğer bir suç işlerseniz sınır dışı edilerek rüyanızdan uyandırılırsınız bunu yaşamak istemezsiniz. Uyuşturucudan ve aşırı alkolden uzak durun çünkü muhtemelen hayatınızı mahfedecek unsurlar bunlar olacak
Dördüncü sorumuza da geldik "Orada sağlık sorunları yaşarsam nereye baş vurmalıyım?" Öncelikle çok ciddi bir sorununuz yoksa kendi kendinizi tedavi etmeye çalışın. Ama biz uç noktaları konuşmaya geldik buraya. Tabii ki başlangıç olarak hastaneye başvurmanız ve yabancı uyruklu insan olarak girişinizi yapmanız gerekiyor. Bir sigortanız olmadığı için muhtemelen hastane masraflarınız biraz cebinizi titretebilir. Onun yerine okulunuza rapor verip kaydınızı geçici süreliğine onlineye alarak (her üniversitede olmadığını düşünğyorum online olayının) Türkiyeye geri dönüp burada sağlık sorunlarınızı daha kolay giderebilirsiniz. Tabii konsoloslukla da iletişime geçmeyi unutmayın. Bu sorumuzu da noktalıyor ve diğer sorumuza geçiyorum.
Beşinci sorumuza da gelmiş bulunmaktayız. "Kur bu haldeyken orada nasıl yaşarım nasıl geçinirim?" Evet ne yazıkki Türk Lirası gün geçmiyor ki değer kaybetmesin ama buna kişisel olarak hiçbir müdeahalede bulunamayacağımızdan yapacak bişi olmadığını düşünüyorum. Bu konuda Ukrayna revaçta çünkü 1 Ukrayna Hryvniası 0.27 türk lirası olduğundan ve bu ülkenin para birimi değersiz olduğundan orda biraz daha ucuza yaşarsınız. Güzel kızları ve alkol ucuzluğunun da bağzı yan güzelliklerinden olduğunu söyleyebilirim. Ama ne yazıkki sizin ilgilendiğiniz ev kiraları olsun okul masrafları olsun hepsi dolarla olduğundan yine de paçayı kurtarmış sayılmazsınız. Başka bir ülkede bu serüvene başlayacağım derseniz okul masrafları ve ev kirası konusunda eğer burs almazsanız ailenizden iyi bir maddi destek almanız gerek yoksa başka türlü hayatta kalmanız mümkün değil. Eğer burs kazanırsanız işiniz biraz daha rahatlar diye düşünüyorum aksi taktirde çalışmanız gerekiyor. Çalışmak için de çalışma iznine ihtiyacınız var o da ülkeyle bayağı bir dilekçeleşmeniz ve konsolosluktan yardım almanız manasına geliyor tam olarak nasıl alındığı konusunda net bir bilgim olmadığı için yine destekçiniz google olacak.
Ever altıncı sorumuza geldik hadi bunu da dillendirelim. "Dil yok ya da iyi değil insanlarla nasıl bağ kurabilirim ya da gitmeden nasıl düzeltebilirim" Evet ne yazıkki Türk öğrencilerinin genel problemi senelerce İngilizce dersi gösterilmesine rağmen iki cümleyi bir araya getiremiyoruz. Bu konuda bireysel olarak çabalamazsak, kendimize güvenmezsek ve istekli olmazsak ne yazıkki ne kadar uğraşırsak uğraşalım hep ikinci adımımız boşluğa basacaktır. Neyse hadi lafı biraz toparlayalım Yabancı dil hiç yok nasıl öğrenebilirim? Bu soruya cevaplar yine kollara ayrılıyor bundan dolayı ilk cevabımıza bakalım. Tabii ki çoğu insanın da aklına geldiği gibi dil öğretim kurslarına başvurmak. Bu kurslar ne yazıkki çok ucuz olmamakla birlikte başarısız olma şansınızı da işin içine eklenmesiyle biliniyor ama kendinize güveniyor ve bu konuda başarılı olacağınızı düşünüyorsanız ceplerinizi boşaltmaya hazır olun. Evet bu Dil bilmeme sorununun ikinci bir çözümü de var elbet bu da tabii ki evde kendi kendine öğrenmek. Başlangıç olarak kelime hazinenizi geliştirmeniz gerekiyor bunu da en kolay sözlük ezberleyerek yapabilirsiniz. Tabii ki dil şıp diye öğrenilmiyor çaba istiyor vakit istiyor ve sabır istiyor. O yüzden günde en az iki üç saatlik mesaileriniz için kahvelerinizi hazırlayın. Kelime öğrenmenin binlerce püf noktası var ama ben %99 akılda kalacak olan yöntemi söyleyeyim size, kelimeleri anlamlarıyla birlikte defalarca ve defalarca kez yazmak. Benim önerim bir sayfayı dolduracak şekilde bir kelimeye vakit ve enerji ayırırsanız muhtemelen ölüm döşeğindeyken bile o kelimeyi hatırlayabilirsiniz. Bu çok zor ve uğraştırıcı dediğinizi duyar gibiyim. Kimse kolay olacak demedi zaten unutmayın. Evet şimdi kelime sorununu çözdük ardından grammar dediğimiz cümle kurma sorununa gelelim. Ne yazıkki bu da ezber dışında hiçbir yolu yok ve bunun çözümü de sadece ve sadece pratikten geçiyor. Benim yine sizlere en etkili öğrenme metodu olarak göstereceğim yol defalarca kez cümle kurup bunu yazıya dökmek olacaktır. Grammar sorununu da hallettiğimizi düşünüyorsak artık telaffuz etmeye geldi diyeceksiniz merak etmeyin bunun da çözümü var. Bu kelimeleri yazarken yazmaya başlamadan nasıl telaffuz edildiğini öğrenmeniz ve yazarken sürekli içinizden tekrar etmeniz cümle kurarken de bu sürekli tekrar ettiğiniz kelimeleri birleştirerek kullanmanız sizi telaffuz açısından ileriye taşıyacaktır. Son olarak akıcı konuşmaya dökmek kaldı. Bunun için yine birden fazla yolumuz var ben hepsine değinmeyeceğim fakat bir ikisinden bahsetmeden de geçemem. İlk olarak aynaya karşı konuşmak. Bir aynanın karşısına oturarak kendinize doğru telaffuz etmek kaydıyla sorular yöneltip geri sorular ve cevaplar verirseniz konuşma konusunda ilerleme kat etmeye başlarsınız. İkinci yolumuz ise o dili bilen arkadaşlarımızla oturup sohbet etmek ama ne yazıkki Türkiyede yabancı dil bilen Türk sayısı az ve çoğumuzun böyle bir arkadaşı yok ondan dolayı olanlar kendini şanslı saymalı ve o kişiyle pratikler yapmalıdır. Üçüncü yolumuz para vererek internet üzerinden bağzı yabancı dil bilen hocalarla facetime konuşma gerçekleştirmek. Neden para veriyoruz? dediğinizi hissediyorum bunun sebebi de böyle platformlar olması ve çoğusunun paralı üyelik istiyor olması. Bu soruya çok vakit ayırdık umarım anlaşılır olmuştur.
Yedinci sorumuza geldik bu spesifik bir soru olduğundan kesin cevapları veremiyorum ne yazıkki . Fazla uzatmadan hemen soruya ve cevaplarına geçelim: "Orada ya da başka bir ülkede lisans/yüksek lisans eğitimimi tamamladım orada nasıl kalabilirim?". Evet sorumuz yine aşırı ucu açık olan ve cevapları ülkeden ülkeye değişebilecek bir soru ama biz uzatmadan genel cevapları verelim. Daha net cevaplar arayan arkadaşlar google uygulamasına sorularını yönelterek cevaplarına ulaşabilirler ben sadece burda sistem nasıl işliyor onu anlatmaya çalışıyorum. Neyse biz cevabımıza geçelim. Öncelikle o ülkenin vatandaşı olmak için gereken şartları yerine getirmemiz lazım. Bu şartları yerine getirdikten sonra muhtemelen bir miktar para ödeyerek ya da bir mülk sahibi olarak vatandaşlığı elde edebiliriz. Bunlar zor derseniz çoğu ülkede geçerli olan evlilik yoluyla vatandaşlık alabilirsiniz. Bu konuda yardımcı olan bağzı insanlar var antlaşmalı evlilik yaparak ve üzerine bir miktar para vererek hiçbir nafaka miras ya da mal mülk paylaşımı olmadan yapılıp sonlandırılan evlilikler var ve geçimini burdan sağlayan onca yabancı insan var bu insanlara da başvurarak düşük ücretlere vatandaşlık alabilirsiniz. Ya da birisini severek ve mutlu bir hayat yaşama ümidiyle de bir yuva kurabilirsiniz ve umarım da mutlu bir hayat yaşarsınız. Bir başka seçeneğimiz ise öğrenimimizin sonunda yaptığımız işe bağlı olarak çalıştığımız şirket aracılığıyla da vatandaşlık almak ve yerleşik düzene geçmek mümkün. Bu soruya da ayırdığımız vakit bu kadar.
Sekizinci sorumuza da geldik. Hadi bu sorunumuza da cevap vermeye çalışalım sorumuz gelsin. "Para nasıl kazanırım" herkesin cevabını rahatlıkla vereceği soruya biz yine de tüm kollarıyla cevap vermeye çalışalım. Öncelikle öğrenciyseniz ne yazıkki çalışma izninizi de daha alamamış olmanız yüksek ihtimalli. Bundan dolayı orada girdiğiniz işlerde size el altından düşük ücretler verecek ve muhtemelen çalışmamızın karşılığını bırakın beşte birini alacaksınız. Eğer bir Türk iş verene geldiyseniz maaşı alamamanız bile olası. Her neyse işlerin biraz daha yolunda gittiğini ve 1300 dolara yakın bir maaş aldığınız bir part time iş bulduğunuzu hayal edelim. Paranızın keyfini çıkarın. Bir başka seçenek sosyal medya üzerinden para kazanmak. Youtube/Twitch gibi platformlardan şansınızı deneyebilirsiniz. Bi de borsacılık var ama anlamadığımdan pek bişey yazamayacağım bu konu hakkında çünkü gerçekten hiçbir bilgim yok bilen arkadaşlar comment kısmına yazabilir borsa hakkında.
Evet hemen dokuzuncu sorumuzu da kendimize yönelterek yazımıza devam edelim. "Orada öğrencilere kötü davranılıyor mu alt tabaka haline geliyor muyuz?" Ülkeden ülkeye değişmek kaydıyla hem evet hem hayır. Türkler size muhtemelen kötü davranacak o yüzden uzak durun Türklerden ve çoğu insana öğrenci olduğunuzu belli etmemeye çalışın emin olun daha rahat edeceksiniz. Bu soru da bu şekilde noktalandı.
Onuncu sorumuzu da kendimize yöneltelim ve cevaplayalım. "Gerçekten Türklere ve Müslümanlara bir ırkçılık var mı üstesinden nasıl gelirim?" Yurt dışına çıkıp bir hayat kurmayı hedefleyen bir çok genç Türkün de aklında olan sorulardan bir tanesi, "ırkçılıkla karşılaşır mıyım?" ne yazıkki bu soru da değişkenlik gösterebildiği gibi evet cevaplarını da vermek mümkün keşke dünyada ırkçılık diye bir şey olmasa değil mi? Ama europa subunda bile Türk insanlarına nefret kusan insanları görebilirsiniz ondan dolayı bu soru bulunduğunuz yerden yere değişir. Almanyada ırkçılık yeme olasılığınız var ama bu muhtemelen Müslümanlığınızdan kaynaklı olacak ama Türklük de etkili bir etmen oluyor yediğiniz ırkçılık konusunda. Müslümanlara yapılan ırkçılığın nedenini az buçuk biliyorsunuzdur diye umuyorum ve zaten uzun olan bir yazıda buna da yer vermek istemiyorum merak edenler ufak araştırmalarla bulabilir. Irkçılığa maruz kalmamak için biraz daha karma toplumların yaşadığı yerleri tercih etmeniz ve ırkınızı dininizi dilinizi heryerde belli etmemenizi şiddetle tavsiye ederim yoksa bu zorbalıktan can tehlikenize kadar uzanan sonuçlar doğurabilir.
Yazıyı dün gece yarım bırakmıştım yorgunluktan şimdi devam ediyorum. Evet arkadaşlar diğer sorunumuza da gelelim. 11. sorumuzu kendimize yöneltiyoruz, "Can güvenliğimi kesin olarak sağlayabilecek miyim?". Evet bu sorunun cevabı ne yazıkki kesin olarak evet değil. Almanyada ve bir çok yabancı ülkede Türklerin öldürülmesi insanın içinde bir kuşku oluşturuyor ve acabalara yol açıyor. Bu konuda yine yapmanız gerekenler basit ve etkili yöntemler. Birinci adım olarak saçma ortamlara girmeyerek bir miktar kendinizi güvene alabilirsiniz. Uyuşturucu kullanılan ortamlardan uzak durmak gibi mesela. Bir başka adım olarak da ırkçılık görmenizi en aza indirmek için Türk olduğunuzu eğer Müslümansanız da dininizi de saklayarak sadece yakın olduğunuz kişilerle bir sırmış gibi paylaşarak yine zarar görme olasılığınızı azaltırsınız. Ülke değiştirmeden önce gideceğiniz ülkenin gideceğiniz il/semt/ilçe/eyalet/kasaba/köy/mevki artık her ne deniyorsa suç oranı araştırması yapabilir ve kiralayacağınız evin merkezi bir konumda olmasına özen gösterebilirsiniz. Son olarak bir gün içerisinde en az sizleri bir kere arayacak iletişim kuracak yakın dostluklar edinmenizi tavsiye ederim. Zaten ne yazıkki Türkiye'de de olmayan can güvenliğinizi orada da garanti edemiyor hiç kimse. Umarım şanslı olursunuz ve kimse size zarar vermeden yaşar gidersiniz. Bu soruya da ayırdığımız vakit bu kadar dikkatli olup tedbirli olmak da bizlerin elinde diğer sorunumuza geçmenin vakti geldi.
Onkinci sorumuzda bizi bekleyen önemli bir soru var. Gelecek kaygısından da olsa gerek bu soru için yine net bir cevap yok ama olabilecek en kesin cevapları vermeye çalışacağım. "İş bulabilecek miyim? Çalışabilecek miyim? İş şartları nasıl? Yoksa uzun bir iş arama serüveni beni mi bekliyor?" bu soruyu yabancı ülkeyi bırakın Türkiyede bile bol bol kendimize soruyoruz ne yazıkki. İş bulmak pek kolay değil ve çalışmanın da aynı şekilde kolay olmadığını söyleyebilirim. İş içim yine okuduğunuz bölüm çok önemli ama burgerking'te yerleri süpürerek almanyada 1.700(bin yediyüz) euro kazanmanız mümkün. İş için çok dert etmeniz gerekmiyor yani. Okuduğunuz bölümle doğru orantılı olarak iş seçenekleriniz ve maaş durumunuz değişkenlik gösterdiği gibi yazılımcılık konusunda bayağı etken rol oynayabilir ve yüksek ücretlerde iş bulabilirsiniz. İş bulmak genel olarak şans ve kişilik meselesi olduğundan kendinize güvenin ve iş aramaya şimdiden başlayın. Bu soruya da ayırdığımız vakit bu kadar googleden daha kesin bilgiler öğrenebileceğinizi eminim ki siz benden daha iyi biliyorsunuzdur.
On üçüncü sorumuza geldik şimdi de onu cevaplayalım." Uluslararası sertifika/Mavi sertifika/Evrensel sertifika nedir ne işe yarar ne gibi avantajları dezavantajları vardır?".Uluslararası sertifika, Mavi sertifika diye de adlandırılıyor, her ülkede bu sertifika ile iş bulmanıza olanak tanır. Çoğu Türk üniversitesinden alamadığınız bu sertifikayı Kiev, Cambridge... gibi üniversiteler (yazıyı uzatmamak için daha fazla örnekler vermeyeceğim) mavi sertifika veren üniversitelerdendir. Ukrayna fiyat bakımından biraz daha ucuz olduğundan tavsiye ederim ama ukrayna rüşvetler ülkesi olduğu için bir dersten geçmeniz için iyi bir para vermeniz gerekebilir ve bir çok yanıyla kötü bir ülke ukrayna fiyat bakımından Türk milletinin biraz daha erişebileceği bir ülke oluyor. Araştırmanızı ona göre yapmanız ve Almanya, İngiltere, Hollanda... gibi ülkeleri burs bakımından zorlamanızı tavsiye ederim. Bu sorumuzun da burda cevaplandığına inanıyorum ve diğer soruya geçiyorum.
On dördüncü sorumuz da yine akılları kurcalayan ve acaba derdirten sorulardan olmakla birlikte kesinliği yine belli olmayan bir "Yurt mu ev mi ya da bizim gibi AB üyesi olmayan ülkelerin vatandaşlarından olan insanlar için yurt avantajı var mı?" Bu sorumuzun çok kısa bir cevabı var. Hem evet hem hayır olmakla birlikte ülkeden ülkeye üniversiteden üniversiteye değişiyor ve bunu da Google ile araştırmanızı öneririm.
On beşinci sorumuza da gelelim hemen. "Ciddi bir kültürel fark var mı?". Soru saçma ya da basit gelebilir ama ne yazıkki kültürel farklar ciddi çatışmaları da beraberinde getirebiliyor. Biz Türk insanları olarak çoğu batı ülkesinden farklı olduğundan bu çatışmaların doğması çok doğal ama bu konuda yine yapacağınız bazı şeyler var. Üniversite seçimini yapacağınız ülkenin yerel kültürünü araştırıp biraz daha hakim olarak oraya gidip çok göze batabilecek hareketleri yapmanızı önleyebilir. Bu sorumuzu da bu şekilde noktalandırmış bulunmaktayız.
On altıncı sorumuzda ise bizi bir önceki sorumuzla alakalı bir soru bekliyor. "Eğer ciddi bir kültürel fark varsa nasıl rahatlıkla bağ kuracağız püf noktaları nedir?" Bu soru yine kısa cevap vereceğimiz uzun uzadıya gitmeyecek sorularımızdan olacak. Bizler Türkiyede büyümüş ve genel olarak Türk ve Arap karışımı örf görenek ve adetlerle yetişmiş ve bunlara alışık insanlar olarak (çevrenizden bunları gördük ne de olsa hep.) orada yabancılık çekmemiz doğal olacak. Bağzı davranışları bize benzemesine rağmen çoğunlukla net ayrımlar yaşayacağımız ülkede kendi örf adet ve geleneklerimizden uzak kalmak zorunda kalacağız. Benim için çok problem değil açıkcası zaten bu şekilde ben yetiştirilmedim ve bunları bilmiyorum ams bu şekilde yetişip gören arkadaşlar için zor ve uzun bir adapte olma süreci bekliyor. Çoğunluğun sizden olmayan yerlere kendi bildiklerinizi götürmeye uğraşmayın çünkü dışlanırsınız benden de bir tavsiye olsun bu. Bu soruyu bence yeterince cevapladığıma inanıyorum diğer soruya geçiyorum.
Diğer bir sorumuz olan On Yedinci sorumuza geldik. Bu sorumuz da yine son iki sorumuzla bağıntılı bir soru oluyor. "Asimile nasıl olunur? İyi bir şey midir?". Öncelikle asimile kelimesinin anlamına bakmak gerekiyor. Bilmeyenler için birebir TDK dan aldığım çeviri aynen şöyle diyor : "Asimile olmak kendi benliğini kaybetmek anlamına gelir. Kendi özünü, kendi yaşam biçimine ket vurup başka benlikleri özümsemek ve onlar gibi yaşamaya çalışmak asimile olmaktır. kendi benliğini, değerlerini, özünü kaybetmektir." yani lafın kısası kendi benliğini yitirip ve kendi milletinin özünü yitirmek anlamına da gelebilir. Asimile olmak belki burda yaşayan ailelerinize göre kötü bir şey olabilir ama siz orada bir hayat kuracak yeni bir sayfa açacaksanız asimile olmazsanız ne yazıkki tam anlamıyla oraya uyum sağlayamazsınız. Çok iyi bir olay olmamasına rağmen bağzen mecbur ve gerekli olabiliyor. Yine sizlere kalmış bir seçenek olacak. Bu sorumuzu da burda noktalayabiliriz. Bu sorumuzu da burda noktalayalım.
Bu soru daha ilgi çekici ve daha önemli olan ve herkesin aklına daha çok takılan bir soru."Bursluluk için hangi sınavlara girmeliyiz Hangi okullar burs veriyor ve hangi şartları yerine getirmeliyiz?" Ne yazıkki herkes bu konu hakkında çok bilgili değil ben yine sizi biraz aydınlatmaya çalışacağım. Unutmayın bu hangi adımları atmanız ve neleri araştırmanız ile ilgili bir seri burada herşey ile ilgili net ve tam bilgiler yok. Sizlere verdiğim konu başlıklarını sizlerin googleden daha derinlemesine araştırmanız gerekiyor. Şimdi sorumuzun cevabına gelelim. Ne yazıkki burs almak o kadar kolay değil her kurum burs vereceği öğrencileri belirlediği kriterlere göre değerlendirmektedir. Bu kriterlerin en başında akademik başarı yer alsa da spor veya sanat alanlarındaki başarılar da burs almak için yeterlidir.
Yurtdışı eğitim bursları son derece rekabetçi olmasıyla bilinir. Her yıl dünyanın çeşitli yerlerinden binlerce öğrenci bu sınırlı sayıdaki burslara başvurmaktadır. Bu yüzden burs veren kuruma öğrencinin profesyonel kişiler rehberliğinde başvurması kendini daha doğru ifade edebilmesi için son derece önemli oluyor. Burs almak için ihtiyacınız olan şeyleri aşağıda madde halinde yazıyorum.
Öğrencinin gideceği ülkenin dilini biliyor olması,
Akademik başarılar, not döküm belgesi (transkript), sportif başarılar (madalya, sertifika, lisans)
Eğer öğrenci başka bir kurumdan burs alıyorsa, burs aldığı kurumdan neden bursa seçildiğine dair referans mektubu
Niyet mektubuna ihtiyaç var
Burslar konusunda, akademik başarı, spor veya özel yeteneğe dayalı burslar için Amerikan Üniversiteleri daha cömert davranmaktadır. Yüksek lisans ve doktora burslarında Amerika, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda daha çok akademik başarıya dayalı burslarda yoğunlaşmışlardır. Üniversiteler özel bir alanda projesi olan ve/veya akademik kariyer hedefleyen öğrencilere öncelik tanımaktadır. Avrupa ülkelerinde ise üniversiteler burs konusunda öğrencinin, ülkenin dilini ne kadar iyi kullanabildiğine bakmaktadır. Avrupa Birliği Bakanlığı ise Avrupa Birliği alanında yüksek lisans yapmak isteyen öğrencileri burs imkanları sağlamaktadır.Yurtdışında öğrenciler çeşitli maliyetleri karşılamak zorundadır. Hiçbir ödeme yapmaksızın her şeyi kurumun ödemesi genellikle söz konusu değil tabii ki. Ancak yine de Yıllık kırk (40)bin, aylık bin(1000) dolara kadar ulaşan tam ya da kısmı burs imkanlarına eğitim, seyahat, yemek, konaklama ve vize masrafları gibi pek çok konu dahil edilebilmektedir. Ayrıca Amerika ve Kanada’daki pek çok üniversite akademik başarısı yüksek olan lisans öğrencilerine ve mezunlarına ücretli staj imkanları sunmaktadır.
Şimdiyse yurt dışı bursluluk başvuru şartlarına bakıyoruz. Aşağıda madde madde yazacağım. Yurtdışında burslu üniversite okumak isteyen öğrenciler için başvuru sırasında istenen belgeler farklılık gösterebilmektedir. Yine de temel başvuru evraklarını sıralamak gerekirse:
*Başvuru formu *Not döküm belgesi *Diploma *En az iki referans mektubu *Referans mektuplarının yeminli tercüman tarafından yapılmış çevirisi
*Yabancı dil seviyesini gösteren sınav sonuçları
Yine tabii ki şansınızı arttırmak için yapmanız gereken bağzı şeyler hala var. Başvuru sürecinde belgelerinin eksiksiz tamamlanması, son başvuru tarihinden önce gönderilmesi ve iyi yazılmış niyet mektubu başvuru sürecinde en çok dikkat edilmesi gerekenlerdir. Evet biliyorum bu sorunun uzun bir cevabı oldu ama açıklayıcı olduğuna inanıyorum.
Şimdi diğer sorumuza gelelim On Dokuzuncu sorumuzla da devam ediyoruz tabii ki de. Sorumuz ise "Sadece para kullanılarak hangi yolu izlenilerek gidilir orada okula nasıl başlanılır" Bu sorumuz da ilgi çekici bir soru ben yine kısa bilgileri vereyim. Parayla okumak için bir dilekçe yazmanız ve muhtemelen bir şirket aracılığıyla gitmeniz gerekiyor. Bunun için biçilmiş kaftan Ukrayna oluyor çünkü çok çok çok daha ucuz olmasıyla biliniyor bu ülke. Yıllık iki(2) bin dolar($)'a okuyabilirsiniz ve tıptan pilotluğa bir çok bölüm seçebilirsiniz bu konuda sizlere bir çok şirket yardımcı olabilir ve ufak araştırmalarla bulabilirsiniz. Onun dışında bir çok ülkenin üniversitesine para vererek yabancı öğrenci statüsüyle öğrenim hayatınıza başlatabilirsiniz. Bu sorumuzu da bu şekilde noktalıyor diğer sorumuza geçiyoruz.
Yirminci sorumuzu da kendimize yöneltiyoruz. "Amerika kıtasında mı yoksa Avrupa kıtasında mı okunmalı ne gibi avantajları var?". Bu sorunun değişkenlik gösteren cevapları olabilir ama ben sizlere yine de kendi fikrimi söyleyeyim. Bu sorunun cevabı biraz daha objektif kaçacaktır. Avrupada biraz daha kolay yaşayıp iş bulma olasılığınız artacağından sizleri okurken biraz daha maddi refaha eriştirecektir. Avrupanın hava şartları olsun ve Amerika/Kanada gibi ülkelere kıyasla bir tık daha ucuz olmasıyla mutlu edecek olan bir detay olacak ve ulaşımın da daha kolay ve rahat olması da ek bir "+" olacaktır. Şu an daha aklıma gelen bir ek olmadı ama hatırladıkça yorumlara yazmaya çalışacağım. Bu soruyu da noktalıyorum ve diğer soruyu cevaplamak üzere diğer soruya geçiyorum.
Yirmi Birinci sorumuzu da hızlıca kendimize sorup yanıtlayalım. "Neden Türkiye değil?" yani bu soruyu herkesin rahatlıkla yanıtlayacağını biliyorum ama bir iki örnek vererek yanıtlayayım. İğrenç okullar, yurtlar ve yemekhaneleri. Öğrenciye değer verilmemesi ve çoğu öğrencinin okumaya değil sex vs şeyler yapmak için okulları doldurup insanları yanlış yönlendirmeleri. Öğretim veremeyen rektör ve hocalar. Kütüphanesi olmayan koğuştan bozma "üniversiteler" halkın sürekli öğrencileri kazıklayıp herşeyi pahalıya satmaya, kiralamaya çalışması. Hayattan bezdiren bir psikolojik baskı, alım gücünün düşük olması. Ekonomik yetersizlikten iğrenç beslenmek ve mutsuz yaşamak. Üniversite mezunu olduktan sonra bile yüksek ihtimal iş bulamama sorunu yani işsizliğin hat safhada olması. Başınıza saçma bir olay gelip ölmeniz. Her an yaptığınız bir paylaşımdan dolayı hapsi boylamanız. Çoğu üniversitenin uluslararası sertifika verememesi ve daha sayılabilecek binlerce kötü özelliğiyle türkiye okumak için zengin olmanız gereken bir ülke. O yüzden daha fazla uzatmanın manası olmadığını düşünüyor diğer soruya geçiyorum.
Yirmi İkinci sorumuzla devam ediyor lafı daha fazla uzatmıyorum. Sorumuz şöyle "Türkiye ile aralarındaki net farklar nedir? " Daha deminki sorumuzun cevaplarında olabildiğince belli oldu gibi duruyor ama ben yine de ufak bir şekilde sizlere özet geçeyim. Okul statüsünün çok çok yüksek olması, uluslararası sertifika veriyor olması, öğrenciye verilen değerin fazla olması, zengin kütüphanler ve yüksek yaşam standartları Avrupanın/Amerikanın Türkiyeden öne çıkan özellikleri oluyor. Bu kısa soruyu da bitirip diğer bir sorumuza geçiyoruz.
Yirmi Üçüncü sorumuzda ise bizi "Yurt dışında yaşayacağımız ve bizi baltalayacak sorunlar ne olacak çözümleri genel olarak nelerdir? " bekliyor bu sorumuzun da cevapları çok uzun ve ilginç olmasa gerek çünkü çoğumuz bu sorunun cevabını biliyoruz. Kur farkından dolayı ailemizden ya da birikmiş paramız vasıtasıyla gittiğimiz ülkede paramız neredeyse onda birine (1/10) düşüyor. İşin maddi boyutu bir yana (muhtemelen) senelerce birlikte yaşadığımız ailemizden uzak kalmak ve bu uzun okuma yılları içerisinde ailenizden birisini kaybetme olasılığınız psikolojik olarak sizi aşırı yıpratabilir. Kendi benliğinizi mecburen erittiğiniz yabancı topraklarda sizlere ikinci (2.) sınıf insan muamelesi yapmaları da söz konusu olduğu gibi kalbi ve duyguları hassas olan kişiler için zor zamanlar bekliyor olacaktır. Bu sorumuzu da atlattık ve diğer sorumuza geçiyoruz.
Yirmi dördüncü sorumuzda bizleri karşılayan şu soru dikkat çekiyor. Yine kilit bir soru olan bu sorunun cevabı bu yazıyı okuyan herkes için bir dönüm noktası olabilir. "Bu serüvene kimler katılmalıdır ve kimler galip ayrılabilir?" evet bu soruyu başta sorup cevaplamam lazımdı ama ancak sıra geldi diyebilirim. Sorumuzun cevabı basit olacak yine. Unutmayın bu soru öğrencilik için geçerli olduğundan seri boyunca cevabı gelecek sorulardan olacak. Bu serüven için uygun adaylarımız yabancı dili iyi olan, parası olan (aylık bin (1000) dolar kazancı olan (ailesinin ya da kendisinin)), birikmiş parayla gidilecekse ( Ukrayna için bile neredeyse üç yüz bin (300.000) Türk Lirası gerekiyor) yüksek meblağlarda paraya ihtiyacınız olacak. Yaşınız 17den büyük ve tahminimce 28den küçük olmalı ki orada rahat ediniz. Ama kesin bir yaş sınırı yok ben sadece kendi düşüncemi söylüyorum unutmayın. Sabıkanızın olmaması ve iyi bir eğitim başarınızın olması da sizi bu yönde bayağı bir etkileyecek bir husus olacak. Bu soruyu da cevapladık sanıyor diğer sorumuza geçiyorum.
Yirmi Beşinci sorumuza geldik. Buraya kadar geldiysen neredeyse finale gelmişsin demektir. Çok az kaldı biraz daha okumaya devam et ve sonunu getir. Bu uzun yazıyı yazarken olabildiğince imla kurallarına dikkat etmeye çalıştım ve anlaşılabilir yazmaya çalıştım. Eksiklerimin olduğunun ben de farkındayım ama umarım senin için bilgilendirici bir yazı olmuştur. Hadi şimdi sorumuza geçelim "Nelerden uzak durulmalı ve ne gibi kurumlarla bağlantılarımızı asla kesmemeliyiz?" bu sorumuz ülkeden ülkeye değiştiği için sizleri yine yeni bir google sekmesi bekliyor. Ben hızlıca ama gereklileri yazmaya çalışacağım. Türkleri koruma dernekleri gibi dernekler olabiliyor onlarla yine iletişimde olmanız gerekiyor. Okulun müdüriyet kısmıyla Türk konsolosluğuyla ve de polis merkezleriyle iletişiminizi gerçekleştirmeniz ve bir problem olduğunda bu gibi yerlere bilgilendirme sağlamanız lazım. Evet bu soru da burda biterek bu yazının sonuna geliyoruz. Umarım bağzı fikirleriniz yerine oturmuş sizleri bilgilendirmiş bir yazı olmuştur. Daha sorularınız olursa ben buralardayım bana sorularınızı yöneltebilirsiniz. Ben yuzenpipi ve sizlere iyi geceler diliyorum.
submitted by yuzenpipi to KGBTR [link] [comments]


2020.07.27 19:40 IamBeren Size çocukluğumda geçen en büyük travma ve canlı aksiyon anımı anlatmak isterim

Yazın öğleden sonra sıcak çok sıcak bir gündü. Salonda oturuyor televizyondan bişeylere bakıyordum. Bir anda telefon çaldı arayan annemdi ve hızlıca dışarı bakmamı istedi. Dışarı baktım bir anda her yer göl olmuş aşırı hızlı yağmur yağıyordu. Geri telefondan annemin sesi geldi, çabuk dışarı çıkmamı ve çamaşırları toplamamı istedi. -o an kendimi bir can kurtaran gibi hissedip çamaşırlarıda suda boğan kişiler olarak hayal ettim. Çocukluk aklı- koşarak balkona çıktım. Çok hızlı yağmur yağıyordu. Tek tek mandalları çıkartıyor, çamaşırlar ile birlikte sepete fırlatıyordum. Elimde son bir çamaşır kalmıştı. Tam onuda sepete atacak iken yağan yağmurdan ayağım kaydı ve çamaşır aşağı düştü. Hemen aşağı baktım içimde hemen aşağı iner ve alırım gibi bir düşünce geçti ve baktım ki bahçeye değil alt komşuma düşmüştü. O an hafiften korkmaya başladım çünkü düşen çamaşır kilottu. Sepeti içeri aldım ve geri telefonla annemi aradım.
Anneme çamaşırları topladığımı ancak bir kilottun aşağı komşunun balkonuna düştüğünü söyledim.- o an annemin kızacağını düşündüm ama öyle olmadı- Annem çok sakin bir sesle bir yolunu bul eve gelene kadar vaktin var o çamaşırı al. Oturdum düşünmeye başladım. Annemin gelmesine 45 dakika var ve benim komşudan kilottu almam lazım. Düşündüm önce kapılarına gitmeyi sonra hatırladım ki alt katta 3 bekar adam oturuyor onlardan aşağı düşen kilodu isteyemezdim.-not:düşen kadın donu- O sırada aşırı iyi zekamı kullanarak bir misina ve misinanın ucuna balık kancası bağladım. İyice düğümledim ve bir çubuğa bağladım. Plan çok basitti. Rüzgarın etkisiyle bir an tüm misinayı bırakıcak, kanca içeri düşecek ve bende çekip alacağım. Sonra oturdum riskleri planladım biri benim başkasının balkonundan kilot çekerken yakalarsa ne der yakaladığında işe devam mı etmeliyim kaçmalı mıyım. Riskleri tarttım ve plana başladım.
Kimsenin görmediği bir anda misinayı attım ilk seferde tutturamadım. Hemen geri çektim.-o sırada aşırı heyecanlıydım kimsenin görmesini istemiyordum çünkü yabancı birinin balkonundan kilot almaya çalışıyordum- 2. Deneme oldu, yapamadım. 3.yü denedim ve oldu artık minik oltamın kancası içerideydi. Dikkatle kiloda götürdüm, hemen yapıştı. - vakumladı sanki- hızlıca kimse görmeden çektim. Çok mutluydum küçücük aklımla yaptığım plan işe yaramıştı. Hemen oltayı orda imha ettim. Hiçbir şey olmamış gibi sepete koydum o sırada kapı çaldı. İyi bir zaferle dönmüştüm ve bu beni aşırı mutlu etmişti.
Anım bu şekilde sonlandı. Size anlatmak istedim belki ilham verir yada güler geçersiniz.
submitted by IamBeren to KGBTR [link] [comments]


2020.07.08 22:04 tanitimvideosu Tanıtım Videosu Nedir

Kaynak: https://www.tanitimvideo.net/tanitim-videosu-nedi

Tanıtım videosu nedir sorusuna yanıt arayacak olursak; yaptığınız işi, sattığınız ürünü, verdiğiniz hizmetleri anlatan; firmaya veya kişiye ait iletişim bilgilerini barındıran, potansiyel müşterilerinize hitap edecek ve onları etkileyecek videoların bütünüdür. Reklam sektörünün bir alt başlığı da denebilir. Genellikle animasyon videolardan oluşturulur. Karikatüristlik karakterler oluşturularak da hazırlanabilirken, karakte kişi kullanmadan da müşterilerinin isteğine göre sembol, efekt veya tamamen görsellerden oluşan videolar hazırlanarak tanıtım videoları oluşturulmaktadır. Son zamanlarda yeni trendlere adını büyük harflerle yazdıran WHİTEBOARD VİDEOLAR da tanıtım videoları oluştururken en çok talep gören videolar arasına girdi. Özellikle ticari amaçlarda kullanılan tanıtım videoları, müşterilerin de oldukça dikkatini çekmekte ve artık bütün müşteriler bir ürünü satın almadan önce internet üzerinden ürünün tanıtım videolarını aratmaktadır. 2019 yılında yapılan e-ticaret alışveriş oranlarından alınan verilerle gerçekleştirilmiş olan araştırmalara göre tanıtım videosu veya tanıtım filmi olan ürünler, tanıtım videosu veya tanıtım filmi olmayan ürünlere oranla %87 daha fazla satış elde etmiştir. Oran bu kadar yüksek olunca 2020 yılının başından itibaren hemen hemen her firma tanıtım videolarına daha fazla yönelmeye başlamıştır. Firmalar arası rekabetin artması da yine video sektörüne canlılık getirmiş, her e-ticaret firması artık en az bir tane tanıtım videosuna sahip olmaya başlamıştır. Satışlarındaki yükselişi gören firmalar; hem satışlarının yükselişe devam etmesi adına, hem de markalarının bilinirliğini arttırmak amacıyla aldıkları video hizmetlerine son sürat devam etmiştir.
Tanıtım videosu nedir cevabına devam edelim. Sektörde ilk olarak ürün veya firma bazlı tanıtım videoları ağırlıklı çalışılırken, sosyal medyanın bu kadar hayatımıza girmesiyle birlikte; instagram profili tanıtım videosu, Youtube kanalı tanıtım videosu, facebook sayfası tanıtım videosu gibi pek çok sosyal medya hesaplarına yönelik tanıtım videosu hazırlamaya da rağbet oldukça artmaya başladı. Tanıtım videolarının hizmet yelpazesi giderek genişlemeye devam ederken son zamanlarda en çok tercih edilen tanıtım videolarından bir diğeri ise çekiliş veya kampanya tanıtım videoları olmaya başladı. İnsanlar sosyal medya hesaplarına kullanıcı/ takipçi kazandırmak adına sürekli olarak kampanya ve çekilişler düzenlemeye başladı. Önceleri sadece fotoğraf ile hazırlanan kampanya veya çekiliş paylaşımları yeterli etkiyi göstermeyince, çözümü videoda arayan müşterilerimiz aldıkları sonuçlardan çok memnun olduklarını bize yaptıkları geri dönüşlerle bildirdiler. Ve olumlu geri dönüşler bize işimizi ne kadar doğru yaptığımızı göstererek işimize daha sıkı sıkı bağlanmamızı sağladı.
Kısaca özetleyecek olursak; tanıtım videosu istenilen hemen hemen her alanda hazırlanmakta, ve az maliyetle çok kazanç sağlamaktadır. Sizin hala bir tanıtım videonuz yoksa iletişim formundan bize ulaşın, hem video çalışmalarınızı hazırlayalım. Hem de satışlarınızı nasıl arttırabileceğiniz konusunda size yılların tecrübesiyle rehberlik yapalım.

Tanıtım Filmi Nedir?

Tanıtım videosu nedir sorusundan sonra, tanıtım filmi de tanıtım videosuyla aynı amaca hizmet ederken; tanıtım filmleri daha çok gerçek görsellerle oluşturulan bir çeşit video türüdür. Profesyonel ekipmanlarla yapılmış çekimler, drone çekimleri ile fabrika tanıtımları, inşaat firmalarının tanıtımları, otel tanıtımları ve buna benzer birçok sektöre hizmet etmektedir. Gerçek görsellerin kullanılması müşteriyi oldukça memnun ve ikna etmektedir. Eğer bir otel işletmecisiyseniz elbette size ilk önerimiz bir tanıtım filmi olacaktır. İnşaat sektöründeyseniz aşamalı bir video sürecini önerir, ilk olarak proje videosu, ardından üç boyutlu dairelerinizi tanıtan animasyon tanıtım videosu ve projenizin bitmiş haliyle de bir tanıtım filmi çalışması sizin için çok daha uygun olacaktır. Tanıtım filmlerinde tanıtım videosuna oranla seslendirmenin etkisi çok çok daha fazla ve önemlidir. Çünkü tanıtım videolarında yazı ve görsellere yakın oranda yer verilebilir. Ancak tanıtım filmlerinde gerçek görseller kullanıldığı için yazılara çok fazla yer vermemek, fon müzik ve seslendirme ile görsellerin etkileyiciliğini arttırmak gerekmektedir. Filmden kesitlerle oluşturulmuş kısa tanıtım filmi hizmeti de veriyoruz.
Sizler de bir tanıtım filminiz olsun istiyorsanız iletişim formundan bizlere ulaşabilirsiniz. Tanıtım videosu nedir ve nasıl etkili olur, detayları konuşalım. Sizlere çözüm önerileri sunalım.

En Çok Tercih Edilen Tanıtım Videoları

Tanıtım videosu yaptırmak isteyen firmalar genellikle ilk olarak firmalarını anlatan bir tanıtım videosu yaptırmayla işe başlıyor, ve ardından verdikleri hizmetleri kısaca anlatan bir video hazırlatıyor ve sonrasında satışlarını gerçekleştirdikleri her bir ürün için veya hizmet verdikleri her bir iş için ayrı ayrı video çalışması talep ediyorlar. Hazırlayacağımız video çalışmasının içeriğini kararlaştırdıktan sonra, videodaki etkileyiciliği arttırmak için konuşup ortak kararlar alıyoruz. Artık herkesin de bildiği üzere tanıtım ve reklam videolarında müşteriyi asıl etkilediğimiz ve yakaladığımız şey SESLENDİRME! Uzmanlar bir şeyin akılda kalıcılığını sağlamak için hem görsel hem de işitsel olarak beynin uyarılması gerektiğini savunuyorlar. Ve profesyonel firmaları göz önüne alacak olursak, bütün büyük firmaların ya bir sloganı, ya da duyar duymaz aklımıza o firmayı getirecek sesli bir nakaratı vardır. Tanıtım videosu nedir geliştirmelerine katkı sağlamaktadır. Haydi gelin bir deneme yapalım;
"Cosss" diyince aklınıza ne geldi?
"On yüz bin milyon baloncuklu" diyince hemen hangi kelimeyi aradı zihniniz?
"Harca harca bitmez" diyince sizinde zihninizde açık mavi renk canlandı mı?
"Ülker çikolatalı gofret sevmeyen var mı?" yıllardır kulağımıza aşina olmuş bu sloganı bilmeyen var mıdır acaba?
Bu örnekler sizin de tahmininiz üzere çok çok arttırılabilir. Önemli olan burdaki kilit noktayı anlamak. Tanıtım videosu nedir tam bu esnada çok önem kazanmaktadır.
O zaman etkili bir tanıtım videosu için gereken maddeleri sıralayacak olursak;
  1. Tanıtım videosunun hizmet ettiği amaç açık ve net bir şekilde videoya işlenmeli. Tanıtım videosu nedir tam olarak anlanmalı.
  2. Tanıtım videosu her yaşa, her kesime hitap etmeli. Yani hazırlanan bir videoyu ilkokul mezunu olan bir insan da kolaylıkla anlayabilmeli, bir profesör de rahatlıkla anlayabilmeli. Herkesi etkileyen bir video oluşturulmalı.
  3. Etkileyicilik! Bunun için birkaç alt faktör mevcuttur, en önemlisi SESLENDİRMEdir.
  4. Tanıtım videonuzda kullanılacak fon müziğin videonun akışıyla uyumlu ve aynı tempoda olması, tanıtım videonuz seslendirmeli ise fon müziğin seslendirmenin önüne geçmemesi çok çok önemlidir.
  5. Video sahnelerinin birbiri ile uyumlu olması, sahne geçişlerinin hissedilmeden akıcı bir şekilde oluşturulması, videonun vurgu kısmının belirlenmesi ve efekt veya seslendirmede bu vurgu kısmına orantılı bir vurgu yapılması çok çok çok önemli detaylar arasında yer almaktadır.
  6. Her videonuzun girişinde veya sonunda kullanılacak bir intro video veya slogan oluşturularak, insanların zihninde kalıcı bir etki yaratmak.
  7. İnsanların güvenini kazanmak adına tanıtım videolarınızda firma bilgilerine, ,size kolaylıkla ulaşabilmeleri adına iletişim bilgilerine yer vermek gerekmektedir.
  8. Tanıtım videonuzun süresini mümkün olduğunca kısa tutarak, tanıtım videosu nedir tam olarak anlayarak, insanların ilgisi dağılmadan onları yakalayabilmek de en önemli detaylardan birisidir.

YouTube Kanalı Tanıtım Videosu Yapma

YouTube kanalı olan kullanıcılar genelde kanallarına abone kazandırmak ve görüntülenme sayılarını arttırmak için bir tanıtım videosuna ihtiyaç duyarlar. Biz öncelikle YouTube kanalı sahiplerine bir intro video öneriyoruz. İnsanların zihninde yer etmek, kanalı kısaca tanıtmak için 7-15 saniyelik bir intro video çalışmasının ardından, YouTube kanalı tanıtım videosu yapma işlemi için tekrar görüşüyoruz ve detayları belirliyoruz. Bu adımlardan sonra tanıtım videosu nedir daha iyi anlıyoruz. Her kullanıcının farklı bir talebi olabiliyorken genel olarak yaptığımız YouTube kanalı tanıtım videosu şu şekilde oluyor;
  1. Öncelikle bir intro video oluşturuyoruz. YouTube kanalı sahibi yüklediği her videonun genellikle başına bu intro videoyu yerleştiriyor.
  2. Ardından YouTube kanalına yüklediği videoların içerikleri inceleniyor, özetleniyor ve bir seslendirme metni hazırlıyoruz.
  3. Seslendirme metnine uygun video çalışması hazırlayarak YouTube kanalı tanıtım videosunu tamamlıyor ve teslim ediyoruz. Tanıtım videosu nedir ve size nasıl bir katkı sağlar çok iyi anlayacaksınız.
Dileyen müşterilerimize yükledikleri videolardan kesim kesim kolajlar yaparak ve efektler etkileyerek, vurgu noktaları belirleyip sadece fon müzikli YouTube kanalı tanıtım videosu çalışması da hazırlayabiliyoruz. Siz yeter ki isteyin, biz tanitimvideo.net ekibi olarak sizlerin her zaman yanındayız.
Sizler de YouTube kanalı tanıtım videosu ve YouTube kanalı intro videosu oluşturmak istiyorsanız bizimle iletişime geçin. Tanıtım videosu nedir konusuna katkı sağlamak için önerilerde bulunabilirsiniz.

Sosyal Medyada Video Etkisi

Artık alışverişlerin çoğu internet üzerinden sağlandığı için, bir çok firma dükkan kirası, personel masrafı vereceğime, internet satışı yapıp tanıtım ve reklam videoları hazırlatarak; google, facebook, twitter, instagram gibi en çok kullanılan sosyal mecralara reklam vererek hem çok daha geniş bir kitleye ulaşırım, hem daha az giderim olur, hem de vaktim bana kalır düşüncesiyle sanal dükkan oluşturmaktalar. Tanıtım videosu nedir konusunun anlamı daha çok değer kazanmaktadır. Video da tıpkı satışlar gibi süreklilik isteyen bir uğraşıdır. Ve internet satışlarında sürekli bir yükseliş arayan firma sahipleri, ara ara kampanya ve çekilişler de düzenleyerek müşterilerine her an kendini hatırlatmaktadırlar. Kampanya ve çekiliş videoları da tanıtım videoları kategorisinde göz önüne alınabilir. Aktif sosyal medya hesapları daha çok kullanıcı çekmektedir. Çünkü yaptığınız paylaşımları beğenen kişilerin takipçilerinin keşfet bölümüne sizin paylaşımlarınız da düşecek, sizi takip etmeyen kullanıcılara da sadece paylaşım yaparak ulaşmış olacaksınız. Aslında aktif bir sosyal medya hesabına, doğal ve ücretsiz bir reklam verme işi de diyebiliriz.
submitted by tanitimvideosu to u/tanitimvideosu [link] [comments]


2020.06.20 13:09 dmmturkey Hemen Çıkma (Bounce Rate) Nasıl Düşürülür?

Hemen Çıkma (Bounce Rate) Nasıl Düşürülür?
Bir dijital pazarlama terimi olarak karşımıza çıkan hemen çıkma oranı yani bounce rate, web optimizasyon çalışmaları ile az çok ilgilenen kişilerin sıkça duyduğu ifadelerdendir. Bounce özelinde “sıçrama” tabiri, ziyaretçinin genel web sunumundan memnun olup uzun uzadıya sayfalarda gezmesini ya da gezmeyip terketmesini ifade eden bir kar zarar kavramıdır.
Daha teknik bir ifadeyle; Analytics’te yüzde olarak gösterilen verilen bu oran ziyaretçi veya müşterinin bir web sitesine adımını atışından, “tamamdır” diyerek çıktığı süre zarfında sitede geçirdiği oranın, söz konusu web sitesine yapılan toplam ziyaret süresine karşı oranını bizlere vermekte.
Yeni bir websitenizin olduğunu ve bir gün içinde 100 kişinin geldiği bir senaryo düşünelim. Gelenlerin 85 tanesi tek bir sayfayı inceledikten sonra “kalmaya değer görmeyip” ayrılmış olsun. Kalan 15 ise daha iyimser yaklaştı sitenizde farklı sayfalarda gezmeye devam etti. Böyle bir durumda hemen çıkma oranı yüzde 85 olacaktır. Yüzde 80 bu kurguda pek de sağlıklı bir veri değil görülebileceği üzere.
İçerik süreçlerini destekleyebilecek bir not paylaşalım: “Hayatın sırrını da verseniz eğlenceli görsel ögelerle desteklenmeyen ‘uzun paragraflar’ okuyucuyu bunaltabileceğinden olsa gerek, durum hemen çıkma oranı üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir.” Burada geleni nasıl tutarız sorusuna odaklanabiliriz.
https://preview.redd.it/hoapmpnis1651.jpg?width=6000&format=pjpg&auto=webp&s=13ed1a12caf90f56a6532af31ffbd169df2c2825

Hemen Çıkma Oranı Neyi Hedefler?

Sade bir kişisel blog, e-ticaret veya daha kurumsal ciddi bir site sahibi olun; istisnasız tüm web siteleri, ziyaretçilerini veya müşterilerini mümkün olduğunca sitelerinde tutmayı, “hemen çıkma oranını” düşürerek SEO planlarını desteklemeyi hedefler.
Web sitelerimizin; bir anlamda iç trafiğini ve popülerliğini belirlemeye yardımcı olabilecek bu kritik oranların dikkatle incelenmesi sayesinde hangi içerik veya sayfanın gelenleri yakalayabildiği, diğer hangi sayfalarımızı ziyaret ettiği gibi gezinme bilgilerini görebiliriz. Bu sayede zayıf sayfalarımız içerik ve mizanpaj yönünden zenginleştirebilir gerekiyorsa arama sonuçlarından kaldırabiliriz.
Bu arada şu bilgi notunu da paylaşmak isteriz. Çoğu web senaryosu için olumsuz gibi gözükebilecek “hemen çıkma oranı” çoğu zaman tek bir veriye bağlı kalınarak kötüye yorumlanmıyor.
Bir haber sitesi yöneticisi olduğumuzu düşünelim. Yüksek ziyaretçi rakamlarına sahip olabiliriz, hal böyle olunca hemen çıkma oranının düşüklüğü hedef ve sektör tanımlamasına uygun incelenmeli. Binlerce ziyaretçinin elbette yüksek bir bölümü kısa kısa kalıp çıkabilir ki bu da haliyle verileri daha dikkatle analiz edilmesi gereken bir duruma sokuyor. Karışık geldiyse izah edelim,
Hemen çıkma oranını genel geçer bilgilerle çözmeye çalışmak bizleri hataya düşürebilir. Direkt yahut organik trafik, sosyal medya beslemeleri & e-posta tanıtımları yahut Facebook & Adwords üzerinden gelenler gibi kaynakları tek tek ele alarak bakmak gerekir. Bu sayede nereden eksik kalıp nerede hata yapıldığını çok daha iyi görebilirsiniz. Dünya üzerinde farklı yüzlerce web sitesi mevcut. Biri için bilgi verebilecek “bir oran” diğer site için etkin kaynak olmayabilir.

Ziyaretçiler Neden Gidiyor?

Özellikle deneyimsiz kişiler; aşırıya kaçan maniple edici reklamlar yayınlayabilir, sağda solda beliren pop-up’larla can sıkabilir ve buna benzer üyelik vb eklentilerle bunaltabilir. Farklı bir makalenin içeriği olabilecek “sadelik” konusu bence çok daha dikkat çekici.
Küçük ve az çok trafikli bir blog sitesi sahibi olduğunuzu düşünelim. Gerçekten çok emek verdiniz; özgün ve farklı içeriklere sahipsiniz ancak hemen çıkma oranınızı da yüzde 85’lerde görmek can sıkıyor. Şöyle toparlayalım: “Tek bir bilgiyi arayan kullanıcının; ‘Aradım buldum gittim’ hedefi olabileceğinden web sitenizde gezmeyi eğlenceli bulmayabilir. Moraller bozulmasın.”
Bu arada, “ne diye tıkladık karşımıza ne çıktı..” dediğimiz çok olmuştur. Şöyle izah edelim. Basit bir web aramasıyla bir siteye yönlendiriliyorsunuz ancak aradığınızı bulmak da mümkün değil! Oltalama da denebilecek “başlık farklı içerik çok çok farklı” yöntemini “ziyaretçi siteme gelsin de nasıl gelirse gelsin..” çalışmaları olarak toparlayabiliriz. Ziyaretçileri evinize gelen bir konuk olarak düşünüp elinizden geldiği kadar iyi ağırlamalısınız.
Bir konuk geldiğinde kapıda ağırlar; eğlenceli sohbetler ve ikramlar ile kendisine değer verdiğinizi gösterir, halini hatırını sorarsanız bir bakmışsınız saatler geçivermiş. Elbette yaşlı bir konuk farklı ağırlanmalı, çocuklar farklı yaşıtlarımız ise çok farklı. Kapıyı suratsız açarsanız emin olun 1 saatten fazla oturmayacaklardır. Kavramlar umarız biraz daha oturuyor.
Kırık yani çalışmayan linkler, sitelerin güven vermeyen yapıları, gözü yoran, gelir kaygılı oluşturulan tasarımlar, lüzumsuz alt sayfalara yönlendirmeler, mobilde yaşanan kalitesiz deneyim, yüklenmede yaşanan yavaşlıklar ve elbette ziyaretçilere aradığını sunamamak bounce rate değerinin yükselmesine neden olmakta.
Bu arada yazı içinde verdiğiniz linkleri aynı pencerede açmak, hemen çıkma oranınızı olumsuz etkileyecektir. Farklı pencerelerde açın, farklı mümkün olduğunca sayfalar açık kalsın.
Kısa net ve bilgi verici kaynaklar, ilgili gönderilere alakalı bağlantılar verebilmek yani sağlıklı navigasyon, kolay okunabilirlik, içerikleri görsel ve kaliteli video içeriklerle zenginleştirme, hızlı ve mobil dünyaya uyumlu hatta mobile özel bir tema, elbette sade bir web sitesi ve arama motoru optimizasyonları hemen çıkma oranınızı olumlu yönde etkileyebilecek önerilerimizden bir kaçı. Paragrafın başında “kısa net ve bilgi verici kaynaklar” ifadesini açmak isterim müsaadenizle. Portfolyolar, haber veya sözlük siteleri, bloglar, kurumsal yapılar farklı hedef kurgularla ilerleyeceğinden herkesin “haber sitesi” formatında düşünmemek gerekir.
Aşağıda genel geçer ve değişken veriler sunacağız ancak ortalama olarak %60, hemen çıkma oranı için gayet iyi bir değer olarak kabul görür. E-ticaret sitelerinde ise hemen çıkma oranının yüzde 10-40 arası olması hedeflenir.
  • Haber ve içerik siteleri yüzde 35 ila 65
  • Kurumsal yani firma siteleri yüzde 30 ila 50
  • Bloglar ve kişisel günlükler yüzde 70 ila 98
  • E- ticaret siteleri yüzde 20 ila 40
  • Hizmet sektörü siteleri yüzde 40 ila 60
HOTJAR gibi bir ısı haritası sunan uygulamalar üzerinden verimlilik testleri yapabilirsiniz. Söz konusu uygulamalar ziyaretçinin mouse ve gezinme hareketlerini ısı haritası üzerinden gösterip gerektiğinde kaydederek gezinme davranışlarını optimum analiz etmenize olanak veriyor.

Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür?

DMM TURKEY’in blog kırılımında sektörle alakalı güncel makaleleri paylaşmaya gayret ediyoruz. Bu kavramı ilgili forumlarda “kaliteli nokta atışı sitelere sahip olmalısınız” diyerek özetliyorlar. Toplama yani her telden yazılar ile ilerliyor ve güncelleme sıklığına dikkat etmiyorsanız, bayat içeriklerle karşılaşabilecek ziyaretçilerin jet hızıyla kaçışını bir bütünlüğe sahip olmayışınızla ilişkilendirebiliriz. Böyle bir durumda elbette hemen çıkma oranı yüksek olacaktır.
Alakasız konuları paylaşmaktan zevk alıyorsanız, ne aradığını kendi de bilmeyen kullanıcılar bir anlamda hedeflendiği için orta ve uzun vadede başarıyı yakalayabilmeniz zordur.
SEO kavramları hakkında sıfır bilgiye sahip kişiler için şunları önerebiliriz; “düzenli ve özgün yazın, kullandığınız içerik materyallerinin kalitesine dikkat edin, kaynak göstermekten ve link vermekten kaçınmayın ve sosyal medya desteğinden yararlanın” Okunabilecek kaliteli verileri ve video içeriklerinizi çoğaltırsanız zamanla kaliteli takipçiler kazanır hemen çıkma oranını düşünmek zorunda kalmazsınız.
404 hata veya “arama sonuç” sayfalarını tanımlı yani halihazırda geldiği şekliyle kullanmak yerine özelleştirmek gerekir. Sadece “aradığınız sayfa veya içerik bulunmadı” düz mesajını göstermek yerine kullanıcıyı sayfalara yönlendirebilecek samimi bir üsluplar faydalı olacaktır.
Dikkat dağıtıcı tüm öğelerden kurtularak sadeleşmek bizce ana hedefiniz olmalı!
Her zaman söylediğimiz gibi, arama motorları için değil kullanıcılar için üretmeye başladığımızda kaliteli geri dönüşler alabileceğiz.
submitted by dmmturkey to u/dmmturkey [link] [comments]


2020.05.26 16:52 papara1tl 5 TL Para Yatırılan Bahis Siteleri - Papara Bahis Siteleri

5 TL Para Yatırılan Bahis Siteleri - Papara Bahis Siteleri

www.meritbet.link/guncel


https://i.redd.it/c3ogm07ah4151.gif

www.meritbet.link/guncel

5TL Para Yatırılan Bahis Siteleri arayan sevgili Bahis severler, sitelere üyelik işlemlerini gerçekleştirdikleri zaman deneme ve güven aşamasını atlatmak isteyebiliyorlar. 5 TL Para Yatırılan Bahis Siteleri konusu altında bu siteleri inceleyeceğiz. Özellikle yeni bir bahis sever için bu, oldukça önemli bir durumdur. Bu noktada büyük avantaj sağlayan Meritbet alt limiti 5 TL olan bahis sitelerinden biridir. Limitin yüksek olmaması kullanıcı için kazanma şansı ile birlikte kendini ve bahis sitesini deneme imkanı sunmaktadır. Kazandığını ve kazandığı parayı rahatlıkla çekebildiğini gören kullanıcı ise zamanla alt limitin çok daha üstünde para yatırmakta ve şans başarısını yükseltmektedir. 5 TL Para Yatırılan Bahis Siteleri minimum yatırım ve çekim limitleri ile kullanıcıların siteyi deneyerek site hakkında fikir sahibi olmalarını sağlamaktadır.
Sistemin işleyişini öğrenmek ve tecrübe kazanmak için kullanıcılarına fırsat sunan bahis siteleri kullanıcılarıyla güven ilişkisini de gerçekleştirmektedir. Bilindiği gibi 5 TL para yatırılan bahis siteleri de hoş geldin bonuslarını yatırım miktarına dahil ederek çevrim imkanı sunmaktadır. Bu durum ise başarı oranını oldukça artırmaktadır. 5 TL Para Yatırılan Bahis Siteleri ile üyeler ufak miktarlar ile yüksek kazançlar elde edebilme şansına sahip olmaktadır.

5 TL Para Yatırılan Bahis Siteleri ve Özellikleri

Alt limitlerde para yatırma imkanı sunan bahis sitelerinde genellikle elektronik kart uygulamaları ile para yatırımı gerçekleşmektedir. Bu miktarlar genellikle 20 TL gibi oldukça cüzi miktarlardır. Bu miktarın büyük çoğunluğu banka havalesinde komisyon ücreti olarak yansıyacağı için o kadar düşük miktarlar kabul edilmiyor. 5 TL Para Yatırılan Bahis Siteleri ortalama miktarda yatırma limiti imkanı sunan bahis siteleri banka havalesine de fırsat veriyor. Bu sitelerden biri olan Meritbet bahis sitesine hemen üye olup 5 TL karşılığında bahis oynamaya ve yüksek miktarlar kazanmaya başlayabilirsiniz. 5 TL Para Yatırılan Bahis Siteleri günümüzde yüksek yatırımlardan şikayet eden kullanıcıların derdine deva olmuştur.
Bu miktarlar ile bahis, kombine maçlar ve casino oyunları rahatlıkla oynanabilir. Özellikle yatırılan miktara Hoş geldin bonusu da eklendiği zaman şans oranı anında yükselişe geçiyor. 5 TL Para Yatırılan Bahis Siteleri ile ilgili en güncel adreslere sitemiz üzerinden ulaşmanız mümkün. Site ile ilgili güvenirlik konusunu Güvenilir Bahis Siteleri adlı yazımızdan da okuyabilirsiniz.
submitted by papara1tl to u/papara1tl [link] [comments]


2020.05.21 18:52 ferreisawesome Çocuğumuz olmayınca çare kaynanam oldu

Çocuğumuz olmayınca çare kaynanam oldu..(Yazan:Kerem) Merhaba ensest hikaye okurları, ben İstanbul’dan Kerem. 26 yaşında 3 yıllık evli devlet memuru bir makine mühendisiyim. Eşim benden 4 yaş küçük. Evlendiğimiz günden itibaren eşimle çocuk yapmak için uğraşıyoruz ancak eşimin ergenliğinden beri varolan yumurtlama probleminden ötürü başarılı olamıyorduk bir türlü. İki yıl denedikten sonra artık tıbbi yardım almaya başladık. Ama bu da derdimize derman olmadı. Eşim bu yüzden bunalımlara girdi ben de elaleme rezil olacağız hatta olduk diye çok korkuyordum.
Bir gün bir aile dostumuz bize taşıyıcı annelikten söz etti. Çocuğu başkası doğuracaktı ama yasal olarak annesi eşim olacaktı. Son çare olarak başka bir seçeneğimiz yok gibi gözüküyordu. Üstelik taşıyıcı annelik ülkemizde yasaktı. Biraz araştırdıktan sonra Gürcistan’da bu için yapıldığını öğrendik. Aile meclisini topladık. Kayınpederim ve kaynanam ayrı yaşıyorlardı ama bu mevzuyu konuşmak üzere o da katıldı bize. Kayınçom ve benim annem ve babam da vardı. En sonunda herkes taşın altına elini koydu ve Gürcistan’da bu işi halletmeye karar verdik. İçim rahatlamıştı bu sefer. Ancak ertesi gün eşim tadımızı kaçıracak bir şey daha ortaya attı. “Ya oradaki kadınlarda hastalık varsa, çocuğum hasta olursa” dedi. Mantıklıydı, çünkü Gürcistan’da seks turizmi yaygındı ve çocuğumuzu bu konuda riske atmak ne kadar doğruydu. Eşim yine bunalımlara girdi ağlamaya başladı sürekli. Aynı gün kayınvalidem geldi. Eşimin ağlamaktan şişmiş gözlerini görünce sordu. O da anlattı… Eşim “bize güvenebileceğimiz bir taşıyıcı anne lazım” dedi. Düşündük taşındık ama kimseyi bulamadık. Bulsak da kim bize yardım ederdi ki böyle bir konuda… Ertesi gün akşam yine kara kara düşünürken eşimin telefonu çaldı. Arayan kayınvalidem Handan’dı. Eşimden telefonun sesini hoparlöre vermesini istedi. “Çocuklarım, bu söylediklerim aramızda kalacak. Benimki sadece bir teklif. Düşünün taşının ama ben evlatlarım olarak sizlerin mutluluğu için böyle bir fedakarlık yapmak istiyorum” dedi. Biz eşimle birbirimize bakarak donduk kaldık. Eşim “olmaz anne öyle bişey” diyerek kapadı telefonu. Ertesi gün işten geldiğimde eşim konuyu açtı yine. “Ne dersin Kerem, annem olur mu” dedi. Belli ki kayınvalidemle tekrar konuşmuş… Ben sinirlenmiştim;
-”Nasıl olacak Tuğba? Elaleme ne diyeceğiz? 40 yaşında kayınvalidem hamile kaldı” mı diyeceğiz?
-”Annem 40 değil 38 yaşında Kerem ve bir çok insan bu yaşında hamile kalabiliyor. Kadın bizim için fedakarlık yapmak istiyor anlasana” dedi eşim.
-”İyi peki. Çocuğu annenin doğurduğunu gören eş dosta hayır bu bizim çocuğumuz mu diyeceğiz” dedim.
-”Annem onu da düşünmüş. Sen tayinini isteyeceksin. İstanbul’dan başka bir şehire taşınacağız. Bir-iki sene başka şehirde yaşayıp bu işi halledip tekrar döneceğiz İstanbul’a. Hem de çocuğumuzla beraber” diye cevap verdi eşim.
Mantıksız değildi aslında ama tayin mayin işi zor işlerdi. “Peki baban ne diyecek bu işe” diye sordum.
-”Babamın da, senin ailenin de bu işten haberi olmayacak. Gürcistan’daki herhangi bir taşıyıcı anneden olduğunu söyleyeceğiz çocuğun” dedi Tuğba.
Eşimin ve kayınvalidemin baskıları neticesinde kabul etmek zorunda kaldım bu işi. Tayin için de başvurdum. Bir ay içinde Kayseri’ye tayinim çıktı. İkinci ay Kayseri’ye taşınmıştık bile… Bu arada bir arkadaşım bir tanıdığı vasıtasıyla Gürcistan’da bize yardımcı olacak kişiyi de organize etti. Tarih belirlenince işyerimden senelik izin alarak Gürcistan’a uçtuk eşim ve kayınvalidemle birlikte. Arkadaşımın Gürcistan’daki bağlantısı bizi karşıladı. Konuştuk anlaştık. Bizden istediği 15000 euror parayı da peşin olarak verdik. Yarın arayacağını söyleyerek gitti adam. Biz otelimize yerleştik. Ertesi gün gözümüz telefonda bekledik ama haber gelmedi. Sonraki gün yine. İyice tedirgin olmuştuk. Adam benim aramalarıma da cevap vermiyordu. Israrlı aramalarımdan sonra en sonunda gecenin bir saatinde açtı ve “arama lan beni bir daha gavat” dedi ve suratıma kapadı telefonu. Dolandırılmıştık. Bugüne kadar çok para harcamıştık çocuk için ama dolandırılmak koymuştu bana. Eşim krize girdi. o gece tuvaletten gelen sesle uyandım. Kapı kilitliydi. Eşim ses vermiyordu. Kayınvalidemi uyandırdım yan odadan. Ona da ses vermeyince kapıyı kırıp içeri girdiğimde eşimin baygın halde yerde yattığını ve bir kutu ilaç içtiğini görünce elim ayağıma dolaştı. Hemen otel görevlilerine haber verdik ambulans istedik. Ambulans hemen geldi hastaneye apar topar gittik. Korkudan ağlıyorum. Eşime bir şey olursa ben de ölürdüm. Para pul çocuk falan umurumda değildi. Doktor midesini yıkadıklarını, komada olduğunu, şimdilik beklemekten başka bir şey yapamayacağımızı söyledi. O gece uyanmadı Tuğba. Ertesi gün gözlerini açtı şükür ama yine ağlamaktan başka bir şey yapmadı. Sakinleştirici ile bu sefer doktorlar uyutmak zorunda kaldılar. Kayınvalidem Handan o akşam “Kerem kalk otele gidiyoruz” dedi. “Noldu anne?” dememe bırakmadı “kalk bu işi çözeceğiz” dedi. Taksiye binip otele geldik. Takside konuşamadığımız için odaya çıkmayı bekledim. İkimiz de tedirgindik.
-”Anne ne yapacağız” dedim odaya çıkınca.
-”Buraya neden geldiysek onu yapacağız” dedi annem.
-”Anlamadım anne” dedim.
-”Anlamayacak bişey yok Kerem. Bu adi memlekete çocuk sahibi olmak için, beni hamile bırakmak için geldik. Şimdi beni hamile bırakacaksın” dedi. Ben afallamıştım;
-”Nasıl olur anne, nasıl yapacağız” diye sordum aptalca.
-”Kerem! Bak oğlum! Kızımın hayatı ve sizin evliliğiniz tehlikede. Siz benim evladımsınız. Bir fedakarlık yapacağımı söyledim işler sarpa sardı. Şimdi bu durumu düzeltebiliriz” dedi.
-”Anne nasıl olacak, nasıl spermlerimi aktaracağım sana anlamadım” dedim yine safça.
-”Oğlum vaktimiz yok. Kimseye de güvenemeyiz burada. Dünyadaki 6 milyar insan nasıl yapıyorsa biz de öyle yapacağız bu işi” diye cevap verdi.
-”Anne olur mu öyle şey! Sen benim annemsin! Hem Tuğba’ya ne diyeceğiz?” dedim telaşla.
-”Tuğba birkaç gün daha hastanede kalır. Kalmasa da doktorlardan rica ederiz uyuturlar bir iki gün daha. Biz de bu arada işi hallettik deriz” diye beni ikna etmeye çalıştı annem.
Elimde fazla bir seçenek yoktu. Bir amaç için yola çıkmıştık ve başımıza bir sürü talihsizlik gelmişti. Bu işi burada çözüp dönmek lazımdı Türkiye’ye. İster istemez kabul ettim. “Peki nasıl yapacağız anne ben çok utanırım” dedim. Annem;
-”Oğlum utanacak bir şey yok. Burada zevkimiz için bir şey yapmıyoruz” dedi. “Beni Tuğba olarak düşün” dedi. Hakikaten de eşim annesine benzer.
-”Tamam anne ama nolur makyaj falan yapalım, kılığını tipini değiştir, yoksa yapamam ben” dedim.
-”O zaman sen bir iki saat bekle otelde” dedi annem ve gitti. Bir saati biraz geçen bir vakitte geldi. “Tamam şimdi hazırlanırım Kerem” dedi. Duşa girdi. Oradan odaya geçerken “sen de duşunu al Kerem” dedi. Girdim duşumu alıp çıktım. Üzerimi giyinirken “Kerem gel hadi oğlum” diye seslendi annem içeriden. Kapıyı açtım oda kapkaranlıktı. Hemen yatağa girdim, yatak boştu. Az sonra ışık açıldı. O da ne!!! Ne göreyim!!! Kayınvalidem Handan saçlarını tepede topuz yapmış, çok güzel ve değişik bir makyaj yapmış, üzerinde siyah jartiyerli bir takımla karşımda bir afet gibi duruyordu. Memeleri taş gibi gözüküyordu ve sütyen ancak yarısını kapatabiliyordu. Altındaki tül külot da çok seksiydi. Çok farklı bir kadın olmuştu. Utangaç bir sesle “nasıl değişik biri olmuş muyum Kerem?” dedi. Ben hemen etkilenmiş, karşımdakinin kayınvalidem olduğunu unutmuştum bile. “Olmuşun anne çok güzel olmuşsun” dedim. Annem ışığı kapadı ve yatak başındaki ışıkları yaktı ve yanıma uzandı. “Bu gece ‘anne’ demek yok” dedi ve elini aletime attı. “Sadece o işi yapacağız değil mi anne” deim. “Bir çimdik attı, ‘anne’ yok dedim sana. Ne istiyorsan yapabilirsin, farz et ki bir kaçamak yapıyorsun oğlum” dedi. Ben de “bu gece ‘oğlum’ da yok o zaman”” dedim ve hemen öpüşmeye başladık. Annem mis gibi kokuyordu. Memelerini emmeye başladım sütyeni sıyırıp, gerçekten de taş gibiydi annemin vücudu. 38 yaşına gelmesine rağmen kendine çok iyi bakmıştı. Annem az sonra aşağıya inip aletimi ağzına aldı. “Anne ne yapıyorsun” deyince sikimi ağzından çıkartıp ısırır gibi yaptı “Anne demek yok dedim sana” dedi. Taşaklarımı avuçlayarak aletimi emiyordu annem adeta bir orospu gibi. Sadece içine boşalıp hamile bırakacağımı sanarken annem yılların acısını çıkarır gibi sevişiyordu benimle. Az sonra boşalacağımı anladım “anne dur, geliyorum” dedim kasılarak. Sikimi çıkarıp “hala anne diyorsun” dedi ve tekrar ağzına aldı. Ben kendimi çekmeye çalışırken o daha bir sabitledi sikimi ağzında ve eme eme ağzına boşalmamı sağladı. Ben de hayatımdaki en muhteşem boşalmayı yaşadım. “Anne harikasın ama neden böyle yaptın, hani hamile bırakacaktım seni” dedim. “Bırakırsın Kerem daha gece uzun” dedi ve 69 pozisyonunda üstüme çıktı. Külodu jartiyerin üstüne giymişti sıyırıp çıkardım. Annemin amını götünü dillemeye başladım. “Ohhh oğlum harikasın” diye inledi annem dilimi göt deliğinde gezdirmeye başlayınca. Ben de poposunu ısırarak “oğlum demek yoktu hani” dedim ve yalamaya devam ettim. Dilimi göt deliğine sokup çıkarmaya başladım annemin. “Oaaaawww Kerem ne diyeyim sana müthişsin” dedi annem. “Erkeğim de bana Handan, ‘oğlum’ deme” dedim. Az sonra annem dönüp kucağıma geldi ve sikimin üzerine oturmaya başladı. Alev gibi yanan amına yavaş yavaş sokuyordu aletimi annem. İçine girdikçe “Ohhh Kerem erkeğim benim, çok büyük aletin” diye inliyordu. otura kalka köküne kadar aldı sikimi annem. Sikimin üzerinde zıplamaya başladı. Başına kadar kalkıp tekrar oturuyordu. Az sonra hızlandırdı hareketlerini. Terlemiştik iyice. Annem hopladıkça şap şap ses çıkıyordu. Az sonra annemi altıma alıp domalttım. iki elimle yanaklarını ayırınca mükemmel göt deliği kabak gibi ortaya çıkmıştı. Dilimle tekrar muamele yapmaya başladım. “Oğlum hep dilini mi sokacaksın orayaaa” diye inledi. Ben şaşırmıştım. Demek götten de sikmemi istiyordu annem. Sikimin başını dayadım ve ittirmeye başladım götünün deliğine. Başı kolay girdi. Biraz yüklenince “ahh” diye inledi annem. Geri çekip tükürükleyip bir daha yüklendim. Bu sefer daha da ilerledim. Annemden “aaaoohhh” diye bir inleme geldi bu sefer. Biraz çekip tekrar yüklendiğimde artık sikim köküne kadar annemin göt deliğine girmişti. Annem bir çığlık attı ve “aaaaowww oğlum ne yaptınnnni müthişsinnn” diye inledi. Ben gidip gelmeye başladım bunu duyunca. “Sen vazgeçmeyeceksin demek ki! Tamam devam et ‘oğlum’ de bana! Oğlum dee!” diyerek götüne vurmaya başladım annemin. Annem altımda çıldırmıştı. Yüzünü tamamen yatağa baştırmış çarşafları sıkıyordu. “Ohhhh sik beni oğlummm… Daha sert vur aslan oğlummm” diye inliyordu. Ben de ellerini arkada kelepçe yaptım ve iyice çıkarıp tekrar girmeye başladım annemin götüne… “Ohhh annem benim harika götün var, süpersinnn” diyerek köklüyordum. Az sonra yine boşalacağımı anladım. “Anne geleceğim” dedim. “Devam et oğlum durma, arkama istiyorum hepsini” dedi ve elini arkaya atarak kalçamdan bastırarak göt deliğine köklememi istedi. Ben de anneme kitlenerek göt deliğinin derinliklerine boşaldım deli gibi… “Anne mükemmel bir kadınsın” dedim boşadıktan sonra. “Sen de harikasın oğlum, kaç kere boşaldığımı hatırlamıyorum bile” dedi.
Az sonra yatakta uzanırken “ee bu da boşa gitti anne” dedim gülerek. Annem elini taşaklarıma attı ve “hiç önemli değil aslanım, sen de bu alet varken daha çok şansımız var” dedi. Annem dışarı çıktığında bir kaç bira da almış kalkıp onları içtik biraz. sonra annem karşımda seksi bir şekilde dans etmeye başladı. Allahım çok güzel bir kadındı. Yani para versen böylesini sikemezsin… Az sonra kucağımdaydı. Memelerini ağzıma verdi. Emmeye doyamıyordum. Bacak arama inip sikimi göğüslerinin arasına alıp memeleriyle mastürbasyon yapmaya başladı bana. Sikim yine dikilmişti.
Az sonra annem kalkıp banyoya gitti. Su sesi gelmeye başlamıştı. içeri gelip “hadi banyoya erkeğim” diyerek bir göz kırptı. o göz kırpması beni azdırmaya yetti tekrar. Peşinden bir boğa gibi girdim içeri. Annem jartiyeriyle suyun altındaydı. Hemen ben de küvete girip annemi yüzüstü duvara yasladım ve götünün yarığına kafamı gömdüm. Her yerini yalamaya başladım tekrar. Uzun uzun öpüştük sonra. Dillerimiz birbirine dolanıyordu. Sonra annem benim taşaklarım dahil her yerimi yalamaya başladı. Taşaklarımın hepsini ağzına almaya çalışıyordu. Sikimi de gırtlağına kadar sokup çıkarıyordu. Sonra kulağıma yaklaştı ve “hadi erkeğim, şimdi zamanı geldi” dedi. Ben ayağa kalktım ve annemin arkasına geçtim. Arkasındayken amına girdim. Hızlı hızlı vurmaya başladım. Suyun da etkisiyle şap şap ses çıkıyordu her vuruşta. Annem de vurdukça “erkeğim, aslan oğlum, vur annene daha sert hadi koçum benim” diye inliyordu. Sonra annemi döndürdüm. duvara sırtını yaslayıp ayakta amına girmeye başladım tekrar. Annem boynuma dolandı. Vurdukça inliyordu. Az sonra bacaklarını belime doladı. Ben de alttan ellerimi kalçalarına attım ayakta kucakladım annemi. Amına girip çıkmaya başladım. Annem kucağımda çığlık çığlığaydı. “Hadi oğlum karını becerir gibi becer anneni, karını döller gibi dölle aslan erkeğim benim” diye inlerken ben de hareketlerimi hızlandırdım. Az sonra ellerimi bacaklarının altından geçirerek bacaklarını iyice ayırdım ve kollarını tuttum. Amına daha hızlı git gel yapmaya başladım. Ve sonrasında çığlık çığlığa annemin amcığına tüm spermlerimi akıttım. Annem “ooaaahhh erkeğim, aslan oğlum benimmm” diyerek inledi. Kucağımda çığlık atmaktan bitap düşmüştü. Kollarıma yığıldı. Çıkarıp kurulandıktan sonra yatağa yatırdım annemi. “Harikasın oğlum, resmen işimi bitirdin” diyerek uykuya geçti. Ben de yorulmuştum. Tam uykuya dalmıştım ki, hatta biraz uyumuş da olabilirim elim annemin götüne değdi. Taş gibi götü hissedince sikim yine kazık gibi oldu. Kalkıp annemin göt deliğini yalamaya başladım yine. Annemin götüne doyamıyordum. Annem baygın bir şekilde yatarken beline yastık koyup bir kez daha göt deliğini doya doya sikiyordum. Yine boşalacaktım ki annem “ağzıma istiyorum” diye inledi. Ben şaşırmıştım. Hiç hareket etmemişti ben sikerken ama demek ki uyanıktı. Çevirdim sikimi ağzına yaklaştırdım. Hemen ağzını açtı. Ben de Mastürbasyon yaparak ağzına boşaldım tekrar annemin. Bütün spermlerimi yuttu. Hatta dudaklarına bulaşanları da diliyle ağzına aldı. O sabah çok mutlu uyandık. Hastaneye sabah erkenden gittik eşimin yanına. Mutlu haberi verdik. Nasıl olduğunu sorduğunda hastanede başka biriyle tanıştığımızı, onun yardımcı olduğunu, kendisinden aldığımız yumurta hücreleriyle benim sperm hücrelerimi annemin rahmine yerleştirdiğimizi, bu sayede işi başardığımızı anlattık. Eşim çok mutlu oldu. Hemen o gün taburcu oldu hatta. Beraber bir iki gün daha gezdik. Kayınvalidemle kaçamak bakışlar atıyorduk birbirimize arada. Ardından yurda döndük.
Kayseri’ye hemen alıştık. Büyük bir şehirdi burası da. Eşime de Cumartesi günleri de mesaisi olan bir muhasebe işi buldum çalıştığımız firmalardan birinde. O ilk Cumartesi günüydü… Rüyamda birisi aletimi yalıyordu. Az sonra uyandım. Rüya değildi, odamdaydım. Demek ki eşim yalıyordu sikimi derken bir baktım ne göreyim. Kayınvalidem yine o geceki jartiyerli takımını giymiş, yine harika bir makyaj yapmış. Sikimi emiyor. “Anne ne yapıyorsun” dedim kendimi çekerek. “Bir şey yapmıyorum oğlum. Sadece o geceyi unutamıyorum. Ne var anneni bir kere daha doyursan! Bir kaç aya karnım şişer zaten, günleri değerlendirelim bence” diyerek tekrar sikime yumuldu. Benden günah gitmişti. Annemi o gün eşim gelene kadar evire çevire evin her yerinde becerdim. Akşam poposunun üzerine oturamayacak haldeydi ama memnundu…
O yılı Kayseri’de geçirdik. Annem bize bir kız çocuğu doğurdu, adını Eda koyduk. Çok tatlı bir bebekti. 3-4 ay sonra İstanbul’a tekrar tayinimi aldırabildim. Kimse bir şey anlamadan bu işi halletmenin verdiği gurur, kayınvalidemi sikmiş olmanın verdiği mutlulukla döndük mahallemize tekrar, annem de bir üst katımızdaki evine yerleşti. Annem doğumdan önce biraz zayıf bir kadındı. Doğumda aldığı kiloları da hızlıca verdi. Ama önceki gibi zayıf değildi artık. Bu sefer tam bir afete dönüştü. Şimdi eşim de çalıştığı için Eda’ya annem bakıyor. Yani Eda’nın da öz annesi… Kendi kızının bakıcılığını yapıyor kayınvalidem… Bazen işten erken çıktığımda çocuğu almaya ben çıkıyorum annemin yanına. Çocuğu almadan önce bir posta sikiyor, sonra Eda’yı alıyorum… Bazen de annem geldiğimde bizim evde oluyor. Eşim daha gelmemişse, o gelene kadar annemi doyuruyorum. Bazen o kadar azgın oluyoruz ki Eda ağlasa da bakmıyor, sikişmeye devam ediyoruz… Bir sene sonra annem bir kere daha hamile kaldı ama onu eşime hissettirmeden aldırdık… Eda bu sene anaokuluna başladı. Annem de 45 yaşına geldi ama hala bir afet. Kızından hala daha güzel. Hala Eşim işteyken ve Eda okuldayken sikiyorum annemi. Cumartesi günleri eşim işte ama Eda’nın okulu yok. Uyuduğu zaman rahat rahat sikişiyoruz. Uyanıkken de televizyonda ona bir çizgi film takıp evin değişik yerlerinde sikişmeye devam ediyoruz. Bazen Eda’ya yemek yedirirken sikiyorum annemi arkasına geçip. Bazen annem mutfakta yemek hazırlarken arkasına geçip eteğini sıyırıp sikiyorum hemen. Bazen de annem Eda’yı kucağına alıyor ben de annemi kucağıma alıp sikiyorum… Bazen beraber evcilik oynuyoruz. Eda dışarda kalıyor, ben annemle çadıra girip ağzına veriyorum. Bazen de doktorculuk oynuyoruz. Eda annemin annesi oluyor, ben doktor oluyorum, annem de hasta. Tabi her seferinde hastaya iğne yapıyorum Bir keresinde eşime yakalanıyorduk. Bizim evde Eda odasında oynarken ben annemi salonda kanepenin kolçağına domaltmış götünden sikiyordum. Tam boşalmaya başlamıştım ki annemin telefonu çaldı, arayan Tuğba’ydı. “Anne kapıyı çalıyorum neden açmıyorsun” dedi. Annem telaşla “kızım alt kattayız, buraya gel” dedi. Hemen toparlandık, üstümüzü başımızı düzelttik. Ben Eda’yla oyun oynuyormuşum gibi yaptım, annem de mutfaktaymış gibi yaptı. Eşim gelince bir şey anlamadı Allahtan ama ben kayınvalidemin eteğinin altından bacağından sızan spermlerimi gördüm ve hemen annemi uyardım. O da bir şey almak bahanesiyle yukarı çıkıp temizlendi… Her şeye rağmen Cumartesi günleri hala benim için en güzel gün… Eşim hissetmediği sürece annemi sikmeye devam edeceğim…
submitted by ferreisawesome to u/ferreisawesome [link] [comments]


2020.04.22 23:13 Uzman-Editor İnternet makale yazarı WEB içerik yazarlığı

İnternet makale yazarı WEB içerik yazarlığı
Online internet yazarlığı yapılan içerik alım satım siteleri hakkında farklı bilgiler paylaşacağım, freelance makale yazarı olarak çalışmalarınızı satabileceğiniz ve online makale yazarak para kazanmanın mümkün olduğu siteler kesinlikle güvenilir olmak zorundadır.

WEB sitelerinin en önemli ihtiyacı olan SEO uyumlu semantik içerikler internet metin yazarları tarafından yazılmakta ve site sahipleri ile optimizasyon hizmeti veren kişiler Latent Semantic Indexing yani LSI dili kullanılarak yazılan makaleleri tercih eder. Satılacak makalelerin konusunu baştan belirlemek önemli, hal böyle olunca birbirinden farklı konularda içerik üretmek için ön hazırlık şart!

https://preview.redd.it/c54d66aeqfu41.png?width=720&format=png&auto=webp&s=fa43e8e975f22feedd1ae1a4137ae0d5100b2e09

Arama motorlarında görünmek, birinci sayfaya çıkmak ve istenilen kelimelerde ilk sırada olmak SEO uyumlu içerikler sayesinde mümkündür.
İnternet sitesine makale yazmak elbette deneyim gerektirir ve Search Engine Optimization yani SEO Google gibi arama motorları için en önemli kavramdır.
Sitelerin en önemli ihtiyacı ziyaretçiler ve organik tıklamalardır, elbette bununla beraber platformda kalan kullanıcının geçirdiği zamanda önemlidir. İçerikler ne kadar kaliteli olursa site ziyaretçileri o kadar süre geçirir ve tüm içeriklerde kalite üst düzey olmalıdır. Buna bağlı olarak ise internet makale yazarı çalışmaları anlatımın temellerini vurgulamalı, sadece anahtar kelime odaklı değil eş anlamlılarını da hedef almalı ve yan kelimeler bakımından zengin içerik üreten WEB metin yazarı tercih edilmelidir.
İnternet sitelerine makale yazarı arayan platformlarda dikkat edilecek 3 püf nokta;
  1. Freelancer içerik alım satım platformunun güvenilirliği,
  2. Online yazarlık için ticaret yapılacak kişinin referansları,
  3. İnternet WEB sitesine metin yazarı hizmeti verirken yazılı sözleşme yapmak…
Yerli ve yabancı sitelerde yabancı dil internet içerik yazarlığı yapmak her daim daha kazançlıdır ve platformuna göre ücret alt taban limitleri vardır.
Evden yada farklı ortamlardan freelance olarak içerik üretmek isteyen online yazarlar bir çok hususa dikkat etmek zorundadır. Özellikle ödeme konusunda referansı olmayan ve kötü yorumlara sahip internet sitelerini kesinlikle tercih etmeyin. Yazarlık başvurusu kabul eden bir çok internet sitesi var, bunların en başında R10 gelmekte ve beraberinde wmaraci gibi kulkancısı fazla platformlar tercih ediliyor. Elbette yazarlık hakkında deneyimi olmayanlar kendilerini geliştirmek için bolca yazı yazmalı ve SEO uyumlu hakkında araştırma yapmalıdır.
Nasıl SEO uyumlu makale yazılır, hangi kurallara dikkat edilir ve semantik makale hakkında temel bilgiler gibi detayları anlatacağım.

Optimizasyon eksiklerini ortadan kaldırmak…

Optimizasyon, SEO şartlarının temelini oluşturan ve içeriğin anlamsallığını ortaya koymak için belirli ifadeleri odaklayarak anahtar kelimeye vurgulama işidir. Para eden ve site sahiplerinin ihtiyacı olan semantik makale örneği paylaştım. Gizli anlamsal indeks, yani anahtar kelimelerin türevlerinin ele alındığı kelimelere dayalı anlatıma sahip yazıların ihtiyacı olan kavram… Düz yazı mantığının dışına çıkılmış ve okuyucuyu bilgilendirme amacıyla yazılan detaylı makaleler semantik içeriktir.
Kaliteden ödün vermeyen yazıları oluşturmaya odaklı yazarlık yapmak adeta altın bilezik niteliğinde, 2020 yılında popüler hale gelen freelancer işler arasında online içerik yazarlığı ön planda. Yüksek beklentileri dahi karşılayan, tüm anlamsallığı ifadeler ve gerekli örneklerle ön plana çıkaran metinler Google gözünde Snippet olmakta. Yani Google Snippet çıkarmak yada oluşturmak isteyenler kesinlikle kusursuzluğu ele almalıdır.
Google Snippet örneğim;

https://preview.redd.it/l49i2zqaqfu41.png?width=720&format=png&auto=webp&s=543abdcf8637041bfe27675b579bafc7109057ce

https://preview.redd.it/fiohgmo9qfu41.png?width=720&format=png&auto=webp&s=6218bc8e8f0afd2e5056bb5d151202e29be991ec
Tüm kelimeleri anlamlarıyla ve birbirleriyle yan yana geldiklerinde ifade ettikleri vurgularıyla ele aldığımızda Snippet ihtimali çok yüksektir. Elbette bunun garantisi yok, sonuç olarak el elden üstündür ve kalemine güvenen yazarların ortaya çıkardığı Snippet örnekleri sayesinde arama motorları popülaritesini arttırıyor. Bu güne kadar 15ten fazla Google Snippet oluşturdum ve bir çok kullanıcıyı bilgilendirdim. Şayet sizde WEB sitenizin otoriter ve tercih edilen platform olmasını istiyorsanız kesinlikle çalışmalıyız.
Kusursuz veri oluşturmak ve dataları güvenilir kaynaklardan yayınlamak önemli, SEO temelinde yatan bu kavram sayesinde İnternet kullanımı daha da anlaşılır olmaktır.
Online metin yazarlığı yapılabilen sitelerde içerik alım satımı mümkündür, ayrıca ek gelir elde etmek isteyen öğrencilerin uğrak noktası olan platformlar var. Beklentiyi karşılayan tüm içerik üreticilerini, aynı zamanda online makale siparişi verecek SEO firmalar ve site sahiplerine ulaşacağınız platformları paylaştım.
submitted by Uzman-Editor to u/Uzman-Editor [link] [comments]


2020.04.21 12:04 emrecann150 tarzinburda-SEO Ögren Yap Uygula

Bir web sitesinin hızı, arama motorları için kullanıcılar kadar önemlidir. Biz ayrıntılı olarak Web Sitesi Hızının Arama Motoru Optimizasyonu Etkisi başlıklı makalemizde açıklanmaktadır. Görüntü optimizasyonunda SEO çalışmalarınızı olumlu yönde etkilemeye yönelik önerilerimizi sunuyoruz. Değerli okuyucularımız için önemli görüntü optimizasyonu bilgileri içeren içeriğimize bir göz atalım, dikkat edilmesi gereken konularla ilgili ayrıntılı açıklamalarımızı ekleyelim.

Görüntü optimizasyonu Fotoğrafları adlandırın

Görseller Google'da arama yapan kullanıcılar, sonucun en hızlı ve en anlamlı resimlerini almak ister. Görüntüleri şu anda doğru bir şekilde adlandırırsanız, hedef grup aramalarına katılabilirsiniz. Çünkü arama motoru robotları görüntülerle anlam ifade edemez. Bu amaçla, web sitesi sahibi anlamsız bir ad vermek yerine Google’ın anlamlı olması için resme ad vermesi gerekir. Örneğin, erkek spor ayakkabıları arayan bir kullanıcıya sunulacak görüntülerin adı IMG123.jpg biçiminde değil, erkek spor ayakkabıları.jpg biçiminde olmalıdır.

Açıklayıcı alt metin kullan

Alt metin görüntüyü metin olarak tanımlar. Bu metni kullanırsanız, kullanıcıyı görüntünün altında anlamlı bir mesaj olarak gösterme seçeneğiniz de vardır. Bu metinler, alt metinlerin kullanımıyla başlayan, görüntülerin adlandırılmasıyla başlayan ve görüntünün arama motoru robotları için ne anlama geldiğini gösteren çalışmalardan biridir. Kod yapınızda HTML etiketleri arasında alternatif metin kullanmalısınız.

Görüntü boyutu etiketleri

Web sitelerindeki görüntülerin boyutu xhtml veya css'yi temel alır. Bunun dışında, xhtml kaynaklı görüntüler için bir boyut tanımı yapamazsınız. Bu tür görüntüleri yüklemek, boyutları olan görüntüleri yüklemekten daha yavaştır. Web tarayıcıları, ölçüm bilgilerinin girilmediği görüntülerde görüntüyü tam boyutta açar ve ardından görüntüyü orijinal boyutuna göre yeniden boyutlandırır. Bu işlem saniye veya saniye olarak ifade edilse de, 100 resim içeren web siteleri için iyi bir zamandır. Bu nedenle, tarayıcıların resimleri ve boyutları daha hızlı okuyabilmesi ve kullanıcıya daha fazla görüntüleyebilmesi için height = "100" width = "100" gibi resim boyutları belirtilmelidir. çabuk.
Görüntülerin kalitesi genellikle baskı ve web olarak belirlenir. Bu kaliteye bağlı olarak görüntüler yüklendiğinde çok daha hızlı azaltılabilir. Öyle ki, 10 sıkıştırılmış görüntü 1 sıkıştırılmamış görüntüye karşılık gelebilir. Photoshop gibi programlarla görüntülerin kalitesini veya çözünürlüğünü azaltmak, boyutlarını azaltır ve web'de daha hızlı yüklenmelerini sağlar.
Resimler ayrıca çeşitli web siteleri aracılığıyla çevrimiçi olarak sıkıştırılabilir. Bunlardan biri Dinamik Sürücü sitesidir.

Görüntü boyutu optimizasyonu.

Web sitelerinde kullanılacak resimler genellikle orijinal boyutlarında kullanılmaz. 100 x 100 piksel alanda 400 x 400 piksel görüntü kullanılır. Ancak, gerçek görüntü kaynağı 400 x 400 piksel boyutunda bir görüntüdür. Bu nedenle, kullanıldığı boyuttan bağımsız olarak orijinal çözünürlüğüne göre çağrılır. Bu nedenle, kullanılacak daha büyük bir görüntü olacaktır. Bu nedenle, görüntüleri gerçekte kullanılan alana göre boyutlandırarak kullanmak yararlıdır.
Resim formatı JPG, PNG ve GIF gibi görüntü formatları amaca bağlı olarak farklı yerlerde kullanılabilir. Biçim sıkıştırma tekniklerine göre boyut olarak farklılık gösterir. Bu konuda kendi tecrübelerime göre, şeffaf bir görüntü ise 60,8 bit PNG kalite seviyesine sahip bir JPEG, bir animasyon ise gif, web'de kullanılan bir görüntü ise tercih etmeliyim. Test sonucunda, JPEG görüntülerdeki fotoğraflar gerçekçi görüntüler için kullanılırken, PNG biçimi satır görüntüleri, metin görüntüleri ve düşük renkli görüntüler için kullanılır.

Resim URL'si yapısı

Kaynak koddaki görüntülerin URL yapısı da sitenin hızından az çok etkilenir. Bu sorun görüntülerle doğrudan ilgili olmasa da, görüntülerde ele alınması gereken bir noktaya da değineceğiz. Görüntüler genellikle aşağıdaki örnekte olduğu gibi xhtml web sitelerinde kullanılır.
CSS sprite tekniği
CSS sprite tekniği, xhtml kaynak görüntülerinin tek bir görüntü olarak birleştirilmesine, CSS kaynağına taşınmasına ve hızlı bir şekilde görüntülenmesine dayanır. Bu şekilde, düzinelerce görüntü 1 resim olarak adlandırıldığından, hem kaynak kodu hem de sorgu sayısı büyük ölçüde azalır. Bu nedenle hem hız hem de SEO katkıda bulunur.
Aşağıda listelenen 2 web sitesi ile, kod bilgisine ihtiyaç duymadan web sitelerinize CSS sprite uygulayabilirsiniz.
i csssprites.co spritegen.website-performance.org
Görüntülerde yapısal verilerin kullanımı.
Resimlerinize yapısal verilerin kullanımını ekleyerek, kullanıcılara sayfanız hakkında bilgi sağlayabilir ve resminizi kullanıcılara kapsamlı sonuçlar sunabilirsiniz.. Resimler, ürünler, videolar ve tarifler için yapılandırılmış verilerin kullanımını destekler. Yapısal verileri doğru şekilde kullanmanız gerektiğini unutmayın. Görüntülerde bir site haritası oluşturma Google'ın bir açıklaması var. tanımı;“Resimler, web sitenizin içeriği hakkında önemli bilgilerdir. kaynağıdır. Google'a resimleriniz hakkında daha fazla ayrıntı sağlayabilir ve bir resim site haritasına bilgi ekleyerek, başka Bulamadığımız resimlerin URL'sini sağlayabilirsiniz. "Kullanıcılara şu şekilde sunulur. Site haritasında kullanabileceğiniz etiketlere bir göz atalım.
: etiketine bir resim eklenir. Bu etiket en fazla 1000 etiket içerebilir. Bu etiket resim ile ilgili tüm bilgileri içerir.
- Resim URL'sinin belirtildiği bölüm. Burada, bu URL'lerin robots.txt dosyasında taramayı engellemediğinin doğrulanması gerektiği belirtilmelidir.
: Bu etiketle görüntüye yorum yapabilirsiniz.
- Görüntünün coğrafi konumunun altında belirtildiği etiket.
: Bu, resim başlığının verildiği kısımdır.
: Resmin bir lisansı varsa, bu lisansa başvuran URL'ye sahip etikettir.
Resimleriniz, oluşturduğunuz site haritasında ve etiketlerini içermelidir. Diğer etiketlerimizin kullanımı isteğe bağlıdır.
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]


2020.04.21 12:03 emrecann150 Resimler İçin SEO Çalışması Nasıl yapılır?

Bir web sitesinin hızı, arama motorları için kullanıcılar kadar önemlidir. Biz ayrıntılı olarak Web Sitesi Hızının Arama Motoru Optimizasyonu Etkisi başlıklı makalemizde açıklanmaktadır. Görüntü optimizasyonunda SEO çalışmalarınızı olumlu yönde etkilemeye yönelik önerilerimizi sunuyoruz. Değerli okuyucularımız için önemli görüntü optimizasyonu bilgileri içeren içeriğimize bir göz atalım, dikkat edilmesi gereken konularla ilgili ayrıntılı açıklamalarımızı ekleyelim.

Görüntü optimizasyonu Fotoğrafları adlandırın

Görseller Google'da arama yapan kullanıcılar, sonucun en hızlı ve en anlamlı resimlerini almak ister. Görüntüleri şu anda doğru bir şekilde adlandırırsanız, hedef grup aramalarına katılabilirsiniz. Çünkü arama motoru robotları görüntülerle anlam ifade edemez. Bu amaçla, web sitesi sahibi anlamsız bir ad vermek yerine Google’ın anlamlı olması için resme ad vermesi gerekir. Örneğin, erkek spor ayakkabıları arayan bir kullanıcıya sunulacak görüntülerin adı IMG123.jpg biçiminde değil, erkek spor ayakkabıları.jpg biçiminde olmalıdır.

Açıklayıcı alt metin kullan

Alt metin görüntüyü metin olarak tanımlar. Bu metni kullanırsanız, kullanıcıyı görüntünün altında anlamlı bir mesaj olarak gösterme seçeneğiniz de vardır. Bu metinler, alt metinlerin kullanımıyla başlayan, görüntülerin adlandırılmasıyla başlayan ve görüntünün arama motoru robotları için ne anlama geldiğini gösteren çalışmalardan biridir. Kod yapınızda HTML etiketleri arasında alternatif metin kullanmalısınız.

Görüntü boyutu etiketleri

Web sitelerindeki görüntülerin boyutu xhtml veya css'yi temel alır. Bunun dışında, xhtml kaynaklı görüntüler için bir boyut tanımı yapamazsınız. Bu tür görüntüleri yüklemek, boyutları olan görüntüleri yüklemekten daha yavaştır. Web tarayıcıları, ölçüm bilgilerinin girilmediği görüntülerde görüntüyü tam boyutta açar ve ardından görüntüyü orijinal boyutuna göre yeniden boyutlandırır. Bu işlem saniye veya saniye olarak ifade edilse de, 100 resim içeren web siteleri için iyi bir zamandır. Bu nedenle, tarayıcıların resimleri ve boyutları daha hızlı okuyabilmesi ve kullanıcıya daha fazla görüntüleyebilmesi için height = "100" width = "100" gibi resim boyutları belirtilmelidir. çabuk.
Görüntülerin kalitesi genellikle baskı ve web olarak belirlenir. Bu kaliteye bağlı olarak görüntüler yüklendiğinde çok daha hızlı azaltılabilir. Öyle ki, 10 sıkıştırılmış görüntü 1 sıkıştırılmamış görüntüye karşılık gelebilir. Photoshop gibi programlarla görüntülerin kalitesini veya çözünürlüğünü azaltmak, boyutlarını azaltır ve web'de daha hızlı yüklenmelerini sağlar.
Resimler ayrıca çeşitli web siteleri aracılığıyla çevrimiçi olarak sıkıştırılabilir. Bunlardan biri Dinamik Sürücü sitesidir.

Görüntü boyutu optimizasyonu.

Web sitelerinde kullanılacak resimler genellikle orijinal boyutlarında kullanılmaz. 100 x 100 piksel alanda 400 x 400 piksel görüntü kullanılır. Ancak, gerçek görüntü kaynağı 400 x 400 piksel boyutunda bir görüntüdür. Bu nedenle, kullanıldığı boyuttan bağımsız olarak orijinal çözünürlüğüne göre çağrılır. Bu nedenle, kullanılacak daha büyük bir görüntü olacaktır. Bu nedenle, görüntüleri gerçekte kullanılan alana göre boyutlandırarak kullanmak yararlıdır.
Resim formatı JPG, PNG ve GIF gibi görüntü formatları amaca bağlı olarak farklı yerlerde kullanılabilir. Biçim sıkıştırma tekniklerine göre boyut olarak farklılık gösterir. Bu konuda kendi tecrübelerime göre, şeffaf bir görüntü ise 60,8 bit PNG kalite seviyesine sahip bir JPEG, bir animasyon ise gif, web'de kullanılan bir görüntü ise tercih etmeliyim. Test sonucunda, JPEG görüntülerdeki fotoğraflar gerçekçi görüntüler için kullanılırken, PNG biçimi satır görüntüleri, metin görüntüleri ve düşük renkli görüntüler için kullanılır.

Resim URL'si yapısı

Kaynak koddaki görüntülerin URL yapısı da sitenin hızından az çok etkilenir. Bu sorun görüntülerle doğrudan ilgili olmasa da, görüntülerde ele alınması gereken bir noktaya da değineceğiz. Görüntüler genellikle aşağıdaki örnekte olduğu gibi xhtml web sitelerinde kullanılır.
CSS sprite tekniği
CSS sprite tekniği, xhtml kaynak görüntülerinin tek bir görüntü olarak birleştirilmesine, CSS kaynağına taşınmasına ve hızlı bir şekilde görüntülenmesine dayanır. Bu şekilde, düzinelerce görüntü 1 resim olarak adlandırıldığından, hem kaynak kodu hem de sorgu sayısı büyük ölçüde azalır. Bu nedenle hem hız hem de SEO katkıda bulunur.
Aşağıda listelenen 2 web sitesi ile, kod bilgisine ihtiyaç duymadan web sitelerinize CSS sprite uygulayabilirsiniz.
i csssprites.co spritegen.website-performance.org
Görüntülerde yapısal verilerin kullanımı.
Resimlerinize yapısal verilerin kullanımını ekleyerek, kullanıcılara sayfanız hakkında bilgi sağlayabilir ve resminizi kullanıcılara kapsamlı sonuçlar sunabilirsiniz.. Resimler, ürünler, videolar ve tarifler için yapılandırılmış verilerin kullanımını destekler. Yapısal verileri doğru şekilde kullanmanız gerektiğini unutmayın. Görüntülerde bir site haritası oluşturma Google'ın bir açıklaması var. tanımı;“Resimler, web sitenizin içeriği hakkında önemli bilgilerdir. kaynağıdır. Google'a resimleriniz hakkında daha fazla ayrıntı sağlayabilir ve bir resim site haritasına bilgi ekleyerek, başka Bulamadığımız resimlerin URL'sini sağlayabilirsiniz. "Kullanıcılara şu şekilde sunulur. Site haritasında kullanabileceğiniz etiketlere bir göz atalım.
: etiketine bir resim eklenir. Bu etiket en fazla 1000 etiket içerebilir. Bu etiket resim ile ilgili tüm bilgileri içerir.
- Resim URL'sinin belirtildiği bölüm. Burada, bu URL'lerin robots.txt dosyasında taramayı engellemediğinin doğrulanması gerektiği belirtilmelidir.
: Bu etiketle görüntüye yorum yapabilirsiniz.
- Görüntünün coğrafi konumunun altında belirtildiği etiket.
: Bu, resim başlığının verildiği kısımdır.
: Resmin bir lisansı varsa, bu lisansa başvuran URL'ye sahip etikettir.
Resimleriniz, oluşturduğunuz site haritasında ve etiketlerini içermelidir. Diğer etiketlerimizin kullanımı isteğe bağlıdır.
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.04.12 20:01 kitapevi Renault Filo Kiralama

Renault filo kiralama sürecinde araçların tüm teknik özelliklerine internet sitesi üzerinden erişebilirsiniz. Araç arayan kişilerin kendi kullanım amaçlarına ve teknik kıstaslarına uygun bir araç bulması için uygun alt yapı oluşturulmuştur. Siz de seçim adımını anında tamamlayarak güvenli ödeme sürecine geçiş yapabilirsiniz. Bu güvenli ödeme sisteminde fiyat analizi de yapabilirisiniz. Piyasada yer alan birçok firmaya göre ne derece nitelikli ve sorunsuz bir ara yüzün hazırlandığı da net görülmektedir.
Filo Kiralama Adımı Nasıl Tamamlanır?
Renault filo kiralama aşamasında kişilerin göz önünde bulundurması gereken temel hususlar;
· Filo kiralama adımları kapsamında kişilerin özellikle fiyat performans dengesi konusunda piyasanın en nitelikli seçimlerini yapacakları net şekilde görülmektedir.
· Filo kiralama adımının anında tamamlanması için oldukça kolay bir filo tasarlanmıştır.
· Verimliliğin maksimum seviyeye çıkması için uygun alt yapı şekillendirilmiştir. Araçların vites tiplerinden motor performans dengelerine kadar tüm verilere anında erişmenizi için uygun veri depolama adımı tamamlanmıştır.
· Kendi amaçlarınıza uygun filoyu kurumsal zeminde kiralamak sizin için artık çok daha kolay ve güvenli!
Renault filo kiralama adımı ve çok daha fazlası hakkında gerekli olan bilgileri müşteri hizmetlerinden alabilirsiniz. Kişilerin sorularına yanıt bulunması için uygun alt yapı şekillendirilmiştir. Filo kiralama adımının anında tamamlanması ve ödeme adımlarının gerçekleştirilmesi tam manası ile güvenilir bir sistem çerçevesinde tamamlanır.
submitted by kitapevi to u/kitapevi [link] [comments]


2020.02.22 13:23 RobotTvOfficial Google Chrome Bağlantınız Gizli Değil Sorunu Çözümü

Google Chrome Bağlantınız Gizli Değil Sorunu Çözümü

Google Chrome Bağlantınız Gizli Değil Sorunu Çözümü
Google Chrome de bir web sitesine girmeye çalıştığınız zaman karşınıza bağlantınız gizli değil hatası mı çıkıyor? Endişelenmeyin. Yeni videomuz ile birlikte Google Chrome bağlantınız gizli değil hatası çözümü nedir? bundan bahsettik. Bunun yanı sıra Google Chrome bağlantınız gizli değil sorunu ile neden karşılaşırız bundan da bahsettik. Hemen alt kısımda ki videolu anlatım bağlantısına tıklayarak Google Chrome de ki bağlantınız gizli değil hatası çözümünü izleyebilirsiniz. Bir çok kişi son günlerde bazı web sitelerine girerken bağlantınız gizli değil hatası ile karşılaşıyor. Bu sorunu çözemeyen ve çözüm arayan kullanıcılar için hazırladığımız videomuz sayesinde kolayca bu sorundan kurtulabilir ve ilgili siteye girebilirsiniz.
Videolu anlatım 👉 https://www.youtube.com/watch?v=pIhFPAf2M-Q
submitted by RobotTvOfficial to u/RobotTvOfficial [link] [comments]


2019.10.25 11:27 utku1337 Güvenlik Alanında Kendini Geliştirmek İsteyen Öğrenciler İçin Tavsiyeler

Son iki senedir güvenlik alanında kariyer yapmak isteyen genç arkadaşlardan çokça e-posta alıyorum. Bunların çoğuna detaylı yanıt verirken bir kısmına bazen vakitsizlikten, bazen gözümden kaçtığı için, bazen de bilerek cevap veremiyorum. Bilerek cevap vermeme sebebim de, yanlış tavsiye vererek insanların hayatında kötü sonuçlar almasını istemiyorum. Yanlış tavsiye vermekten korkuyorum çünkü ben üniversitenin başlarındayken aldığım neredeyse her tavsiye yanlış çıktı. Üstelik bu tavsiyeleri aldığım insanlar kendi alanlarında başarılı insanlardı. Örneğin kimi siber güvenlik sektörünün Türkiye'de asla gelişmeyeceğini, dolayısıyla bu alanda kariyer hedeflememem gerektiğini söylüyordu. Bir başkası da Sourceforge'a (O dönemler Github pek bilinmiyordu) yüklediğim projelerin pek bir önemi olmadığı, naylon da olsa staj yapmam gerektiğini söylüyordu. Fakat bugün geldiğimiz noktada bu verilen tavsiyelerin birebir tersi çıktı. Bunun sebebi de teknoloji dünyasının çok hızlı değişiyor olması. Önümüzdeki 4-5 seneyi tahmin etmek bile her zaman kolay olmuyor. Ancak yine de genç arkadaşlara kendi görüşlerimi anlatmak istiyorum.
Bu yazıda elimden geldiğince gerçekçi olmaya çalışacağım. Bu şekilde başarılı olma şansınızın yüzde olarak daha artacağına inanıyorum.

Üniversite

İyi bir üniversite eğitimi iyi bir güvenlik uzmanı olmak için şart değil, ancak kişiye çok büyük ivme katabilecek bir etmen. İyi bir üniversitede alınacak Bilgisayar Mühendisliği/Bilimleri eğitiminin kişiye katacağı şöyle özellikler olacaktır:

Ancak şanslıyız ki internet diye bir şey var. İnternet, coğrafyanın kader etkisini azaltan, insanlığın başına gelen en güzel şeylerden biri. Anadolu'nun ücra bir köşesinden bile Standford'un derslerini dinleme şansımız var. Tabiki diğer çevresel imkanlardan mahkum kalacağız ama yine de bilgi seviyemizi yükseltmemiz mümkün. Eğer iyi bir üniversite okuma şansınız yoksa üzülmeyin, çalışarak bu açığı kapatmak imkansız değil. Ancak üniversite gereksizdir diye de havaya girmeyin, çünkü siz oyuna 3-0 geriden başlıyorsunuz. Rehavete kapılarak onları yakalamanız mümkün olmayacak.

Aranan Güvenlikçi

Güvenlik dünyasının günümüzdeki durumu, yeni başlayanlar için büyük bir ilüzyon sunuyor. Birkaç araç kullanmayı öğrenmiş, güvenlik açıkları hakkında biraz bilgi sahibi olan insan, sektördeki büyük boşluğu da görerek bir anda ben oldum havasına girebiliyor. Ancak güvenlik dünyasına giriş seviyesi muhtemelen ileride günümüzdeki kadar düşük olmayacak. Nasıl ki 10 sene öncesine göre günümüzde çoğu güvenlik faaliyeti otomatize olduysa, ileride de öyle olacak. Sistemlerin çalışma prensiplerini bilmeyen, güvenlik problemlerine çözümler geliştirmeyen, programlama ve diğer disiplinlere hakim olmayan kişilere güvenlik dünyasında ihtiyaç kalmayacak. Çünkü onların işleri de otomatikleşecek. Hem günümüzde, hem gelecekte her daim aranan, işsiz kalma ihtimali olmayan bir kişi olmak istiyorsanız şu özelliklere sahip olmanız gerekir:


Hedefler

Bu kısımda karışık olarak üniversite hayatınız boyunca belirlemeniz gereken hedeflere yer vereceğim.
Okul Dersleri
Okulun ilk yıllarında kimya, fizik gibi dersler vaktimizin çoğunu ne yazık ki çalacak. Dünyanın en iyi üniversitelerinde bile zorunlu tutulmayan bu dersler Türkiye'deki bilgisayar fakültelerinde ne yazık ki öğrencilere dayatılıyor. Bu dersleri vakit kaybetmeden vermeniz iyi olacaktır. Onun dışında kalan bilgisayar derslerine mutlaka sıkı çalışın, bunlara ihtiyacım yok demeyin. Sıkı çalışmanın yanında bu derslerde öğrendiklerinizin gerçek hayattaki uygulamalarını mutlaka inceleyin. Öğrencilik hayatım boyunca ortalaması çok yüksek ancak derslerin gerçek hayattaki karşılığı hakkında hiçbir fikri olmayan çok insan gördüm.
Ortalama konusuna çok kafayı takmayın. Dersten öğrenmeniz gerekenleri öğrendiğinizi düşünüyorsanız ve dersi geçtiyseniz tamamdır. İş hayatında ortalamanın önemi sıfıra yakın. Ama akademisyen olma gibi bir düşünceniz varsa ortalamaya dikkat etmeniz gerekir.

İngilizce
Yukarıda da bahsettiğim gibi eğer %100 İngilizce ders işlenen bir üniversitede okuyorsanız 4 senenin sonunda illaki iyi bir İngilizce'ye sahip oluyorsunuz. Peki geriye kalan insanlar ne olacak? Örneğin Erzurum'da doğan bir kişiyi düşünün. Hayatı boyunca hep derslerine çok iyi çalışmış, liseyi şehrin en iyi okulunda okumuş, üniversite sınavında da iyi bir sonuç çıkartarak İstanbul Üniversitesine girmiş. Burada da derslerine çok iyi çalışarak okulu çok iyi bir dereceyle bitirmiş. Ne yazık ki bu kişi hayatı boyunca yüzde yüzüyle derslerine çalışsa da çalışma hayatında geri planda olacak. Çünkü özel bir üniversitede okuyan kişi iyi İngilizce'si sebebiyle bu arkadaşın önüne geçecek.
Burada suçlamamız gereken şey kötü eğitim sistemimiz içinde yer alan berbat İngilizce eğitimimiz tabi ki. Ancak bir yandan bu kötü sistemi eleştirirken bir yandan kendinizi kurtarmanız gerekiyor. İngilizce bilmemek kendinizi geliştirmenize engel, çünkü tüm yeni kaynaklar İngilizce olarak çıkıyor. Dolayısıyla iyi bir işe girmenize de engel. Bunun yanında sosyal hayatta da İngilizce bilmemek hep karşınıza çıkacak ve hep moralinizi bozacak. O yüzden eğitim hayatınız boyunca her gün azar azar çalışarak durumunuzu orta bir seviyeye getirin. Daha sonra para kazanmaya başlayınca düzenli olarak İngilizce kursuna gidin. Eğer maddi imkanınız el veriyorsa hemen bu kurslara yazılın.

Açık Kaynaklı Yazılım
İşe alımlarda ilk bakılan yerlerden biri kişinin Github hesabıdır. Burada çok yeni, sofistike bir yazılım geliştirmenize gerek yok. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey projenin "Readme" kısmıdır. Siz burada yazılımın arkasındaki fikri iyi anlatabiliyor musunuz, kurulum ve kullanım adımlarını güzelce yazabiliyor musunuz, kullanım alanlarını örneklendirebiliyor musunuz.. önemli olan bunlardır. İyi dokümante edilmemiş bir projenin içeriği müthiş olsa da bir anlamı olmayacaktır.

Soru Sorma Yeteneği
Çoğu üniversite öğrencisinde ya da yeni mezunda gördüğüm problem düzgün soru soramamalarıdır. Giriş-gelişme-sonuç şeklinde ele alınan, gereksiz detaylardan arındırılmış sorular sorabiliyorsanız, mutlaka aradığınız cevabı bulursunuz. Üniversitedeyken Chris Stephenson hocanın bir dersinde düzgün soru sorabilme konusunu işlemiştik. Burada Stackoverflow'da sorulan soruları inceleyip nasıl iyi soru sorulur konusuna değinmiştik. Dersin forumunda hoca, iyi soru sorabilen öğrencilere ek puan verirken kötü soruları cevaplamıyordu. Bu ders, üniversite hayatımda aldığım en iyi derslerden biriydi. Hala daha pek çok mecrada fake hesaplarla onlarca soru sorup cevaplar alırım.

Araştırma Yapma ve Sonuçları Yazıya Dökme
Diğer bir gördüğüm problem de üniversitelerde tez yazma ile ilgili bir ders verilmiyor oluşu. Öğrencilerden tez yazmaları bekleniyor fakat bunun metodolojisi düzgün öğretilmiyor. Dolayısıyla öğrenci bir probleme yönelik hipotez nasıl geliştirilir, nasıl deneyler yapılır ve sonuçlandırılır kısmına hakim olamıyor. Bu metodolojiyi iyi öğrenmeniz ileride konferanslarda sunum yapmak istiyorsanız çok önemlidir.

Güvenlik
Güvenlik de aslında doktorluk gibi farklı dallara bölünmüştür. Web, network, tersine mühendislik, zararlı yazılım vs. pek çok alan olduğu gibi ofansif ve defansif güvenlik olarak da ayırmak mümkündür. Öğrencilerin %90'ı tabiki daha "havalı" olduğu için ofansif güvenliğe yönelmek ister. Bunda bir sıkıntı yok. Ancak ofansif güvenliğin yol açtığı ilüzyonların da farkında olmanız gerekir.
Ofansif güvenlik geri dönüşü çok hızlı alınabilen bir alandır. Örneğin web güvenliği çalışmaya başlarsınız, XSS isminde bir zafiyet öğrenirsiniz, Burp Suite yazılımını kullanmayı öğrenirsiniz, X isimli websitede bu zafiyeti bulup bayram edersiniz. Ancak ne yazık ki bu sizin iyi bir güvenlikçi olduğunuz anlamına gelmiyor, siz bir script kiddie oldunuz. Script kiddie'lerin de önünde çok parlak bir yol yok. İyi bir güvenlikçi olmak istiyorsanız şunlara dikkat etmelisiniz:

  1. Önce sistemlerin nasıl çalıştığını iyi kavrayın, sonra güvenliğini araştırın. Mesela derste network konusu işleniyorsa önce bunun çalışma prensibini araştırın, sonra burada oluşabilecek saldırıları araştırın.
  2. Saldırılara karşı alınacak defansif çözümleri de araştırın. Örneğin web güvenliğini araştırıyorsanız ortaya çıkabilecek zafiyetlerin geliştiriciler tarafından nasıl çözülebileceği konusuna da kafa yorun.
  3. Antreman platformlarında pratikler yapın. Örneğin web uygulama güvenliğini araştırıyorsanız kendinden zafiyetli DVWA gibi platformlarda denemeler yapın.

Eğitim Kampları ve Topluluklar
Linux Yaz Kampı, Akademik Bilişim ve benzeri kamplara mutlaka katılmaya çalışın. Burada hem teknik anlamda kendinizi geliştirirsiniz, hem de çevreniz genişler. Eğer bunlara katılma imkanınız yoksa bulunduğunuz okulda ya da şehirdeki güvenlik topluluklarına dahil olup buralarda zaman geçirin. Çevrenizi genişletmeniz sektörde yükselmenize ve iş bulmanıza katkı sağlar.

Staj
Üniversite son sınıfa yaklaşırken uzun dönem stajyer arayan firmaları tespit edip buralara başvurun. Uzun dönem stajınız bittikten sonra çok büyük ihtimalle işe alınırsınız. Alınmazsanız bile farklı bir firmada başlama ihtimaliniz çok çok yüksektir. Bir iki aylık yaz stajları yerine son sınıfta senelik staj yapmanız sizin için daha iyi olacaktır.

Diğer Konular

Burada da hedefler konusunda yer vermediğim ancak sıkça sorulan bazı konular hakkında görüşlerimi söylemek istiyorum.
CTF'ler
CTF yarışmaları güvenlik sektörünün sporudur. Spor dememin sebeplerimden biri CTF'lerde karşınıza çıkan soruların genellikle gerçek hayatta bir karşılığı olmaması. İkincisi ise daha çok antreman yapan (örneğin eski CTF'lerin writeup'larını okumak) kişilerin öne geçiyor oluşu. CTF'ler güzeldir, eğlencelidir fakat bir öncelik olarak görülmemelidir.

Bug Bounty
Bug bounty konusu günümüzde en çok konuşulan konulardan biri. Bug bounty sayesinde 18 yaşındaki biri, kıdemli bir güvenlik uzmanının bir senede kazandığı parayı bir ayda kazanabiliyor. Bu açıdan bakınca çok güzel. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bazı konular var.

  1. Bug hunter gerçekten önemli uygulamalarda sofistike açıklar mı buluyor, yoksa düşük profilli sitelerde XSS bulan bir robota mı dönüşmüş? Eğer ilkiyse süper, böyle aynen devam. İkincisi ise bu yaptığı eylem onun iyi bir güvenlikçi olmasına pek katkı sağlamıyor.
  2. Kişi bulduğu güvenlik açıkları hakkında detaylı bilgiye sahip mi? Sıklıkla karşılaştığım bir durum da şu: kişinin çok sayıda bug bounty'si var ancak bulduğu güvenlik açıklarının nasıl çözülebileceğine dair bir fikri yok. İyi bir güvenlikçinin problemlere çözüm de sunması gerekli.

Sertifikalar
Sertifikaların bir kişinin bilgisini ispatladığına inanmıyorum. Sertifikadan ziyade kişinin ortaya koyduğu çalışmalar bence daha önemlidir. O yüzden kariyerinizin başında sertifika almak için uğraşmayın. İşe girin, şirketiniz şart koşarsa sertifika alırsınız.

Yüksek Lisans
Gördüğüm kadarıyla Türkiye'deki siber güvenlik yüksek lisansı bölümleri kurs gibi çalışıyor. Eğer akademik bir kariyer hedefliyorsanız buraları size tavsiye etmem. Eğer buraları bir kurs gibi değerlendirirseniz işinize yarayabilir. Ancak maddi imkanınız sıkışıksa buralara para harcamanızı tavsiye etmem.
submitted by utku1337 to trsec [link] [comments]


2019.08.08 11:48 Haberfutbol24 8 Ağustos 2019 Perşembe Spor Haberleri

8 Ağustos 2019 Perşembe Beşiktaş Haberleri
Victor Ruiz Sivas maçında sahada
Abdullah Avcı dün 3 yıllık imza atan Victor Ruiz’i hemen takıma monte edecek.Önceki gün İstanbul'a gelen İspanyol stoper Victor Ruiz 3 yıllık resmi sözleşmeyi imzaladı.
Beşiktaş'tan yapılan açıklamada, "Önemli hizmetlerde bulunacağına inandığımız Victor Ruiz Torre'ye Beşiktaş ailesine hoş geldin der, başarılar dileriz" ifadesi kullanıldı. Alınan bilgilere göre Abdullah Avcı, Victor Ruiz'i hemen takıma monte edecek. Tecrübeli hoca, Vida'yla kısa sürede uyum sağlamasını istediği İspanyol stoperi, ligin ilk maçı olan Sivas karşılaşmasında ilk 11'de sahaya sürecek.
Burak Yılmaz'a Rumen alternatif
Burak Yılmaz’ın sakatlığı sonrasında forvet mevkisine transfer yapmak için çalışmalarını hızlandıran Beşiktaş, Romanya’nın Cluj takımında forma giyen George Tucudean’ı da değerlendirmeye aldı.
2020 yılına kadar Rumen ekibiyle sözleşmesi bulunan 28 yaşındaki santrfor için pazarlıkların başladığı öğrenildi. Transferi ise futbol direktörü Ali Naibi’nin yürüttüğü de gelen bilgiler arasında.
Beşiktaş'ta hedef Fernando Llorente
Burak Yılmaz’ın sakatlanmasından sonra elinde santrfor olarak sadece Umut Nayir kalan Beşiktaş; İngiltere, İspanya ve Fransa’dan golcü arayışına girdi. Siyah beyazlılar ilk olarak, Premier Lig ekibi Tottenham ile olan sözleşmesi sona eren ve şu an bonservisi elinde bulunan Llorente’nin menajerine teklif sundu.
BURAK Yılmaz’ın kamp döneminde sakatlanması Beşiktaş’ta hesapları alt üst ederken yönetim forvet transferi için çalışmalara başladı. Udinese ile oynanan hazırlık maçında ayak tarak kemiğinde çatlak oluşan Burak’ın 1 ay kadar sahalardan uzak kalması beklenirken Kartal’ın elinde santrfor olarak yalnızca Umut Nayir kaldı. Lige iyi bir başlangıç yapmak isteyen yönetim de Burak’ın yokluğunu doldurmak ve kadroyu da güçlendirme adına temaslara başladı. Asbaşkan Umut Güner yönetimindeki transfer komitesi İngiltere, İspanya ve Fransa’dan golcü arayışına girdi. Siyah beyazlıların gündemindeki isimse Fernando Llorente...
‘Sisteme uyanı alacağız’
Siyah beyazlıların iki sezon önce de talip olduğu ancak o dönem alamadığı 34 yaşındaki forvet için yönetim, Tottenham ile olan sözleşmesi biten İspanyol golcünün menajeriyle temasa geçti. Geçen sezon İngiliz ekibinde sadece 11 maçta ilk 11’de şans bulabilen 1.95’lik dev forvetin, hem Avrupa kupalarına katılan hem de düzenli forma giyebileceği bir takım istediği bu nedenle siyah beyazlıların şansının yüksek olduğu kaydedildi. Kulübün içinde bulunduğu ekonomik krize rağmen B planlarının bulunduğunu belirten Yönetici Ahmet Kavalcı hedeflerinin büyük olduğunu vurgulayarak “Şu anda scout ekibimizin uzun süredir izlediği 4 forveti yakın takibe aldık. Abdullah hocamızın sistemine uyan golcüyü kadromuza katacağız” dedi.
Ruiz'e bir Vida lazım
Victor Ruiz, fizik kapasitesi üst düzey olmayan, temiz müdahalelerle kesicilik özelliğini kullanan bir savunmacı. Valencia’da Adil Rami, Villarreal’de Gonzalez gibi sert stoperlerle sahada yer alan İspanyol oyuncunun Kartal’daki ideal partneri ise Domagoj Vida olacak.
Beşiktaş’ın Villarreal’den kadrosuna kattığı Victor Ruiz yetenekli ancak son dönemde düşüşte olan bir oyuncu. İspanya’nın en önemli futbolcu fabrikalarından Espanyol’un altyapısından yetişen Ruiz, o dönemki teknik direktör Mauricio Pocchettino tarafından A takıma terfi ettirildi.
Kariyeri boyunca önemli teknik adamlarla çalışan İspanyol stoper, Unai Emery ve Walter Mazzari gibi isimlerin futbol anlayışlarından hep bir şeyler öğrendi. Dörtlü savunmaya alışık olsa da Napoli’de Mazzari’nin üçlü savunmasında sol stoper olarak yer aldı. Valverde’nin başında olduğu dönem Valencia’da bir süre ön libero oynadı. Taktik şemaya çok önem veren bu isimlerle çalışmış olması, benzer bir anlayışa sahip Abdullah Avcı’nın isteklerine kolay uyum sağlayacağına işaret ediyor.
Cannavaro da var
İspanya genç milli takımlarında forma giyerken, ülke futbolunun gelecekteki önemli stoperlerinden biri olması beklenen Victor Ruiz’in sonrasında gelişiminin durduğu değerlendirmesi yapılıyor. Futbolcunun bireysel çalışma konusundaki eksikliğinin bunun temel nedeni olduğu belirtiliyor.
Victor Ruiz, fizik gücü üst düzey olmayan, temiz müdahalelerle kesicilik özelliğini kullanan ve çok agresif oynamayan bir savunma oyuncusu. Sol ayağı ve tekniğinin iyi olmasıyla geriden isabetli pas dağıtabiliyor. Kısa paslarda olduğu kadar uzun mesafeli paslarda da oyun kurmaya katkıda bulunabiliyor.
Oyunu iyi okuyan Victor Ruiz’in sertlik konusundaki eksikliği, fiziksel açıdan güçlü defans oyuncularıyla partner yapılmasıyla dengelenme yoluna gidildi.
Valencia’da Adil Rami, Villarreal’de Alvaro Gonzalez ve Napoli’de Paolo Cannavaro gibi… Beşiktaş’ta kendisine göre daha çok fizik gücüyle öne çıkan Domagoj Vida ve Gary Medel gibi isimlerin yeni transfer için savunmadaki ideal partnerler olabileceğine dikkat çekiliyor.
Beşiktaş Maçı İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV, Canlı Maç İzle

8 Ağustos 2019 Perşembe Fenerbahçe Haberleri

Barcelona, Napoli'yi devirdi! Eljif Elmas üzüldü...

Barcelona ile Napoli hazırlık maçında Amerika'da karşı karşıya geldi. Eljif Elmas'ın 57 dakika sahada kaldığı mücadeleyi Barcelona 2-1 kazanmayı bildi.
Fenerbahçe'den Napoli'ye 16 milyon Euro'ya transfer olan Eljif Elmas takımının Amerika'da Barcelona ile karşılaştığı hazırlık maçında forma giydi.
Barcelona ile Napoli Miami'de Hard Rock Stadı'nda karşı karşıya geldi. Mücadeleyi Katalan ekibi 2-1 kazanmayı bildi.
Barcelona'nın gollerini 38. dakikada Sergio Musquets ve 79'da Ivan Rakitic kaydetti. Napoli'nin golünü ise 42. dakikada Samuel Umtiti kendi kalesine attı.
Napoli formasıyla ilk maçına çıkan Eljif Elmas ise 57 dakika sahada kalırken gol ya da asist üretemedi. Makedon yıldız 57. dakikada yerini Gaetano'ya bıraktı. Eljif oyundan çıktığı sırada maç 1-1 devam ediyordu.

Ali Koç'tan transfer müjdesi!

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, futbolda transferleri yaparken finansal durumları göz önünde bulundurarak adım attıklarını söyledi. Koç ayrıca kadrolarını tam olarak ve eksiksiz duruma getirmek için Teknik Direktör Ersun Yanal'ın istediği isimler üzerinden görüşmelerin son bulma aşamasına geldiğini belirtti.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, sarı-lacivertlilerin resmi yayın organlarından olan Fenerbahçe Dergisi'nin ağustos sayısında açıklamalarda bulundu. Yeni sezona dair gelişmeleri ve planları paylaşmaktan dolayı mutluluğunu dile getiren Koç, "Geçtiğimiz ayı kulübümüz adına önemli gelişmeler ve detaylı çalışmalar sonucunda attığımız yeni sezon adımlarıyla tamamladık. Fenerbahçemiz de 29-31 Temmuz tarihlerinde Bayern Münih, Real Madrid, Tottenham gibi büyük kulüplerin katıldığı Audi Cup turnuvasında yer aldı. Bayern Münih maçında hem futbol hem skor olarak beklentimizin çok uzağında bir performans sergiledik. Ertesi akşam oynadığımız Real Madrid maçında ise yenilmemize rağmen arzuladığımız Fenerbahçe’ye bir adım daha yakındık. Bu iki karşılaşma sayesinde eksik olduğunu bildiğimiz pozisyonlardaki ihtiyaçlarımızı daha net görmüş olduk. Sonuçlardan bağımsız olarak Audi Cup turnuvasında yer almamızın her anlamda çok faydalı olduğuna inanıyorum" diye konuştu.

"Futbolda finansal durumları göz önünde bulundurarak adım atıyoruz"

Bu sezon yönetim olarak futbol özelinde finansal durumlarını göz önünde bulundurarak adımlarını gerçekleştirdiklerini söyleyen Başkan Koç, "Kadromuza kattığımız genç isimlere ek olarak direkt ilk 11 oyuncusu olan, liderlik vasfına sahip isimlerle bu sezon ayakları yere basan, hedefine yürüyen, sezona hazır ve güçlü başlangıç yapma noktasında taraftarlarını mutlu eden bir Fenerbahçe izleyeceğiz. Bu doğrultuda; futbol takımımıza dahil olan Max Kruse, Emre Belözoğlu, Vedat Muriqi, Allahyar Sayyadmanesh, Altay Bayındır, Murat Sağlam, Garry Rodrigues ve son olarak da Deniz Türüç gibi ailemizin yeni üyelerinin deneyimleri ve becerileriyle takımımıza önemli katkılar vereceğine inanıyor, kendilerine bir kez daha hoş geldin diyoruz" şeklinde konuştu.

"Ersun Yanal'ın istediği isimler üzerinden görüşmeler son bulma aşamasına geldi"

Kadrolarını tam olarak ve eksiksiz duruma getirmek için Teknik Direktör Ersun Yanal'ın istediği isimler üzerinden görüşmelerin son bulma aşamasına geldiğini açıklayan Ali Koç, "Görüşmelerin tam olarak sonuçlanmasının ardından camiamıza gerekli bilgilendirmeleri art arda yapıyor olacağız. Bu kapsamda camiamıza şunu iletmem gerekir ki, transfer sürecimiz ilk günden beri tasarlanmış olan planlamalarımız ile devam etmekte olup, birçok farklı finansal etken ve kısıtlamalara bağlı olarak titizlikle ilerletilmektedir. Kulübümüz için en efektif adımları atmaya çalıştığımız bu alanda, transferin son gününe kadar, en başta planladığımız şekilde, alınacak sonuçlardan bağımsız olarak çalışmalarımız devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Teknik Direktör Ersun Yanal ve teknik heyet önderliğinde 1 Temmuz’da başladıkları çalışmalarla zirve yarışında iddialı bir durumda olmak için gerekli tüm gayreti sarf ettiklerini belirten Koç, "Şampiyonluk hedefiyle yola çıktığımız yeni futbol sezonunun başlamasına kısa bir süre kala tüm camiamıza, teknik direktörümüz Ersun Yanal ve teknik heyetimize, sporcularımıza ve değerli çalışanlarımıza hedeflerimizle birlikte yürekten başarılar diliyorum" dedi.

"TFF'nin eşit, tarafsız ve etik yönetimle her anlamda adil bir süreç geçireceğimize inanıyoruz"

Yeni sezon için dileklerini de ifade eden Başkan Koç, "Futbolda sezonun başlamasına sayılı günler kala, Türkiye Futbol Federasyonu’nun başkan, yönetim kurulu ve tüm kadrosunun, ortaya koyacağına inandığımız eşit, tarafsız ve etik yönetimle her anlamda adil bir süreç geçireceğimize inanıyor; yeni sezonun Türk futboluna hayırlı olmasını temenni ediyorum" açıklamasında bulundu.
"Basketbol takımımızın yeni sezona daha güçlü girmesi için önemli transfer yapılmıştır"
Erkek basketbol takımındaki gelişmeleri de aktaran Koç, "2018-19 sezonunu, yaşadığı birçok sakatlık sorunu nedeniyle istediği gibi tamamlayamayan Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımımızın yeni sezona daha güçlü şekilde girmesi için birçok önemli transfer yapılmıştır. Avrupa basketbolunun son beş sezonuna damga vurmuş yıldız guard Nando De Colo’nun yanı sıra, 2011 NBA Draftı’nda ikinci sıradan seçilen ve Euroleague’de ilk yılını geçtiğimiz sezon Bayern Münih ile başarıyla geçiren uzun forvet Derrick Williams, takımımızın yeni oyuncusu oldu. Kendi jenerasyonunda Fransa basketbolunun en önemli oyun kurucularından biri olan Leo Westermann ile altyapımızdan yetişmiş olan ve yuvaya dönüş yapan Berkay Candan da ekibimize katıldılar. Kariyerlerine, dünya basketbolunun zirvesi olan NBA’de devam etme kararı alan Nicolo Melli ve Marko Guduric ise Fenerbahçe ismini NBA’de temsil eden sporcular arasına katılarak bizleri gururlandırdılar" şeklinde konuştu.

"Hedefimiz uzun vadeli bir yapılanmayla camianın gurur duyacağı bir Fenerbahçe yapmak"

Göreve başladıkları ilk günden bugüne en büyük hedeflerinin; uzun vadeli bir yapılanmayla camianın gurur duyacağı bir Fenerbahçe yapmak olduğunu vurgulayan Koç, "Bizler sorumluluğumuzun bilincinde olarak büyük emekler ve fedakarlıklarla çalışmalarımızı yürütürken sosyal medyada, basında sundukları bilinçli olumsuzluk ve umutsuzluk mesajları ile Fenerbahçe’yi kaos ortamına çekmek isteyenlerin farkında olduğumuzu daha evvel de ifade etmiştim. Fenerbahçe camiası, bilinçli bir şekilde ortaya konan bu algı manipülasyonlarını fark edip bunun parçası olmayacak kadar farkındalığı yüksek ve her şeyden önemlisi aidiyet duygusuna sahip bir topluluktur" diye konuştu.
Sarı-lacivertli kulüp için çok önem arz eden bir konuyu da değinen Ali Koç, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan kulübümüze üyeliğinin 25. yılını doldurarak Yüksek Divan Kurulu üyeliği hakkını kazanıyor. Kendisini tebrik ediyor, nice 25 yıllar diliyoruz" dedi.

"Avrupa'ya gitmek için ilk sene men edilme riskimiz şimdilik bertaraf edilmiştir."

Kulübün içerisinde bulunduğu mali tablolar sebebiyle Finansal Fair Play (FFP) yaptırımları ile karşı karşıya kaldıkları bir dönem olduğunu belirten Başkan Koç, "Bu doğrultuda 2015/16 sezonunda başlayan detaylı finansal incelemeler bu sezona kadar devam etti. Bu incelemeler sonucunda 3 yıllık dönemde denk hesap açığı taahhüdünü yerine getiremememiz sebebiyle Avrupa kupalarından men cezası alma tehlikesi ile karşı karşıya idik. Avrupa kupalarına gitmeye hak kazandığımız ilk sene men edilme riskimiz şimdilik bertaraf edilmiştir. Ancak, transfer harcamalarımıza ve UEFA müsabakalarında oynayabilecek oyuncularımız için 2020/21 ve 2021/22 sezonları boyunca bir takım sınırlamalar getirilmiştir. Kulübümüz açısından olabilecek en iyi şekilde gelişen bu süreçler, finansal anlamda yaptığımız çalışmaların yanı sıra UEFA ile sezon içerisinde yaptığımız olumlu görüşmelerin sonucunda neticelenmiştir. Bu gelişme ve kararı kulübümüz adına oldukça olumlu ve sevindirici buluyoruz" ifadelerini kullandı.
"Hukuksal olarak da çalışmalar sürüyor"
Finansal alandaki adımlarının yanında hukuksal olarak da çalışmaların sürdüğünü hatırlatan Başkan Koç, "3 Temmuz, kumpas davası ve takım otobüsümüzün kurşunlanma dosyası ile ilgili yöneticilerimiz gerekli hukuki girişimleri gerçekleştiriyorlar. 3 Temmuz davası, bir soruşturmanın hukuksuz yürütülmesinin hukuki hesabının sorulması anlamında önemli bir davadır. Süreç, Fenerbahçe’ye kumpasa ilişkin 3 Temmuz sürecinin hukuk dışı saiklerle ortaya çıktığını her geçen gün daha açık göstermektedir. 3 Temmuz sürecine ait Yargıtay’da bekleyen davada, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği beraat kararının Yargıtay’da da onanarak camiamızın aklanmasının artık neticelendirilmesini bekliyoruz. Kurşunlanma davası kapsamında ise hukuk işlerinden sorumlu yöneticilerimiz Fethi Pekin ve Alper Pirşen Trabzon başsavcılığını ziyaret ederek takım otobüsümüzün kurşunlanması olayının dosyası ile ilgili bilgiler aldılar. Bu dosya üzerinde de yıl sonuna kadar bazı gelişmelerin yaşanmasını bekliyoruz" dedi.

Başkan Koç'tan Kurban Bayramı mesajı

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç son olarak ise, "Türk spor ailesi olarak, ülkemiz sporunun, gelişimi ve başarısını tüm dünyaya gösterebileceğimize inanıyor; Olimpiyatlarda ülkemizi temsil edecek Fenerbahçeli sporcularımıza ve tüm sporculara başarılar diliyoruz. Yazıma son verirken; Kurban Bayramı’nızı kutluyor, sağlık ve huzur içinde nice güzel ve coşkulu bayramlar yaşamayı temenni ediyor, Türk sporu adına centilmenlik ve başarı dolu olmasını da diliyorum" ifadelerini kullandı.

Marcos Rojo Fenerbahçe'ye!

Bu sezon Manchester United’ın planlarında yer almayan Rojo, F.Bahçe’ye önerildi. Hatta Rojo’nun salı gününe kadar İstanbul’a geleceği belirtildi. Rojo da Kolarov gibi stoper ve sol bek oynuyor. İkisi de Fenerbahçe’de olabilir!
Uzun süredir Roma’dan Kolarov’u bekleyen Sarı-Lacivertliler, bayramda Manchester United’dan Rojo ile mutluluğu katlayabilir. Manchester United, Fenerbahçe’nin daha önce de ilgilendiği Arjantinli savunmacısını önerdi. İngiliz kaynaklar, 29 yaşındaki Arjantinli savunmacının 1 yıl Fenerbahçe’de kiralık oynayacağını aktardı! Arjantin Milli Takımı’nın da tecrübeli ismi Rojo, hem sol bekte hem de stoperde üst düzey maçlar oynadı. Tam Fenerbahçe’nin aradığı tipte bir oyuncu!

ROTASYONDA BiLE YERi YOK

Rojo’daki kiralama bedeli ya da satın alma opsiyonuyla ilgili ulaşılmış net bir detay yok. Bu gelişme henüz çok sıcak. ManU’da son olarak 87 milyon euroya Maguire transferi gerçekleşti. Bir savunma oyuncusu için ödenmiş en yüksek bedeldi bu. Rojo’nun da artık Solskjaer’in planlarında yer almadığı, rotasyonda dahi düşünülmediği, hatta Arjantinli’nin salı gününe kadar İstanbul’a gelebileceği belirtildi. Kadıköy’deki Gazişehir maçında sahada olabilir!

GEÇEN YILDAN BiLETi KESiLDi

M.United’da kesin olarak düşünülmeyen Rojo, geçen sezon İngiliz ekibinde toplam 7 karşılaşmada şans buldu. Bilindiği gibi Arjantinli savunmacı geride bıraktığımız sezonun hem yaz hem de kış transfer döneminde F.Bahçe ile görüşmüştü, ancak birtakım sorunlar sebebiyle gelememişti. 29 yaşındaki oyuncunun ‘Çubuklu’yu giyme ihtimali şimdi çok kuvvetli. Kolarov’a nazaran maliyeti de düşük gözüküyor. Salıya kadar her şey netleşecek.

Fenerbahçe Ahmed Musa'yı gözüne kestirdi

Fenerbahçe, sürpriz bir hamleyle Al Nassr forması giyen Nijeryalı yıldız Ahmed Musa’ya kanca attı... Fenerbahçe Yönetimi, Suudi Arabistan ekibinde forma giyen oyuncuyu kiralık olarak kadrosuna katmayı planlıyor...
enerbahçe süpriz bir atak yaptı. Sarı-Lacivertliler, Suudi Arabistan ekibi Al Nassr forması giyen 26 yaşındaki forvet Ahmed Musa'nın peşine düştü. Arabistan'da mutsuz olan yıldız oyuncuyla ilk teması kuran Sarı- Lacivertliler transferi bitirmek için bastırıyor.

O DA GELMEYİ ÇOK İSTİYOR

F.Bahçe'nin eski oyuncusu Giuliano'nun takım arkadaşı Ahmed Musa'nın da Süper Lig'de oynamaya sıcak baktığı bildirildi. Yönetim, yıldız oyuncuyla pazarlık halinde...

AVRUPA'DA İLK TAKIMI VENLO

​Avrupa kariyerine Hollanda'da Venlo takımında başlayan Musa, daha sonra CSKA Moskova'da forma giydi. Burada gösterdiği performansla Leicester City'nin kapıları açıldı.

19 MİLYON EURO'YA ALDILAR

Leicester onun için 19 milyon Euro bonservis ücreti ödedi. Geçen sezon ise İngiliz ekibi onu 16.5 milyon Euro bedelle Al Nassr'a sattı.

14 GOLE KATKI VERDİ

Ahmed Musa, geçen sezon 24 maçta forma giydi. Tecrübeli oyuncu bu karşılaşmalarda 7 gol atarken 7 de asist yaptı. Musa, hızlı ve bitirici bir santrfor..
Fenerbahçe Maçı İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV, Justin TV İzle

8 Ağustos 2019 Perşembe Galatasaray Haberleri

Daniel Sturridge bombası! Beşiktaş ve Galatasaray...

Trabzonspor'dan gelen transfer teklifini reddettiği açıklanan Daniel Sturridge ile ilgili Ada basınından gündeme bomba gibi düşen bir transfer iddiası geldi. Golcü arayışında olan Beşiktaş ve Galatasaray'ın 29 yaşındaki santrforla yakından ilgilendiği öne sürüldü.
Trabzonspor Kulübü Genel Sekreteri Ömer Sağıroğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Liverpool'la sözleşmesi sona eren ve kendisine hâlâ kulüp bulamayan Daniel Sturridge'e yaptıkları transfer teklifinden olumsuz yanıt aldıklarını söylemişti. Bonservisi elinde olan İngiliz golcüyle ilgili Ada basınından gelen son haberse gündeme bomba gibi düştü.
Turkish Football adlı internet sitesinin okuyucularıyla paylaştığı özel habere göre Burak Yılmaz'ın sakatlığı sonrası golcü arayışına geçen Beşiktaş ve yeni sezon öncesi kadrosunu bir santrforla güçlendirmek isteyen Galatasaray 29 yaşındaki santrforla yakından ilgileniyor. Haberde Trabzon'u yeterince tanımayan yıldız isim için İstanbul'un cezbedici bir faktör olabileceği ifade edildi.
Premier Lig'de yaz transfer dönemi bugün kapanıyor olsa da bonservisi elinde olan Sturridge, ilerleyen tarihlerde de herhangi bir İngiliz kulübüyle sözleşme imzalama hakkına sahip.

Mbwana Samatta için 10 milyon euroluk transfer teklifi!

Yaz transfer döneminde Galatasaray'ın da gündemini meşgul eden Mbwana Samatta ile ilgili Fransız basınından çok konuşulacak bir transfer iddiası geldi. 26 yaşındaki Tanzanyalı golcü için Genk'e 10 milyon euroluk teklif yapıldığı öne sürüldü.
Yeni sezon öncesi kadrosunu bir golcüyle daha güçlendirmek isteyen Galatasaray'ın Belçika ekibi Genk'te forma giyen Mbwana Samatta'yla ilgilendiği öne sürülmüştü. Sarı Kırmızılılar'ın gündemindeki 26 yaşındaki Tanzanyalı golcüyle ilgili Fransız basınından gelen son haberse gündem yarattı.
Ülkenin saygın spor gazetesi L'Equipe, Rusya Premier Ligi ekiplerinden Dinamo Moskova'nın golcü futbolcu için Genk'e 10 milyon euroluk bir teklifte bulunduğunu yazdı. Geride kalan sezonda 51 maçta 32 kez fileleri sarsan ve kulübüyle 2021 yazına dek sözleşmesi bulunan yıldız ismin bu teklif sonrası nasıl bir karar alacağı ise büyük merak konusu.

Galatasaray'dan Roman Yaremchuk için transfer teklifi!

Radamel Falcao transferi için yoğun mesai harcayan Galatasaray, bir taraftan da Kolombiyalı golcünün alternatifleri üzerinde çalışıyor. Sarı Kırmızılılar'ın Gent'in Ukraynalı santrforu Roman Yaremchuk için teklifte bulunduğu öğrenildi.
Monaco'da forma giyen Radamel Falcao'nun transferi için yoğu mesai harcayan Galatasaray, bir taraftan da Kolombiyalı golcünün alternatifleri üzerinde çalışıyor. Sarı Kırmızılı yöneticilerin son olarak Gent'in santrforu Roman Yaremchuk için resmi teklifte bulunduğu öne sürüldü.
Ukraynalı gazeteci Igor Tsyganyk, Football Hub adlı YouTube kanalında konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Galatasaray, Yaremchuk'u çok istiyor. Türk kulübü, teklifini sundu ve şu anda görüşmeler devam ediyor. Geçtiğimiz sezonun devre arasında da oyuncu için bazı girişimler olmuştu." ifadelerini kullandı.
Güncel piyasa değeri 3,8 milyon euro olarak gösterilen 23 yaşındaki forvetin Gent ile 2021 yazına dek sözleşmesi bulunuyor. Genç futbolcu, yeni sezonda çıktığı 4 maçta 4 kez fileleri havalandırırken 2 de asist kaydetti.

Ömer Toprak Galatasaray yolunda!

Ahmet Çalık’ı gönderecek olan Galatasaray, gurbetçi futbolcuyu kadrosuna katacak. Aslan, başarılı stoperi bonservisiyle almayı planlıyor.
Forvet transferi için dört koldan çalışan Galatasaray, bir yandan da defansa alternatif isim arayışında... Sarı-kırmızılılar, bir süredir adı listede olan Ömer Toprak için çalışmaya başladı. İtalyan ekibi Sassuolo'nun da peşinde olduğu 30 yaşındaki stoper için nabız yoklayan yönetim, uygun şartların oluşması halinde Ömer'i kadrosuna katacak. Bayer Leverkusen'den 2017 yılında 12 milyon Euro'ya Dortmund'a giden Ömer'in kulübüyle 2021 yazına kadar sözleşmesi bulunuyor. Borussia Dortmund'un geçtiğimiz cumartesi Bayern Münih ile oynadığı ve 2-0 kazandığı Almanya Süper Kupa maçında 90 dakika sahada kalan tecrübeli futbolcu, geçen sezon 14 maçta forma giydi. Ahmet Çalık'ı gözden çıkaran Galatasaray, Ömer'i bonservisiyle almayı planlıyor.

BİR BAKIŞTA ÖMER TOPRAK

Almanya'da dört sezon Freiburg (68 maç), altı sezon Bayer Leverkusen (203 maç) forması giyen Ömer Toprak, son olarak üç sezondur Borussia Dortmund'da görev yapıyor (51 maç). 30 yaşındaki deneyimli stoper bu süreçte Bundesliga'da 227, Şampiyonlar Ligi'nde ise 41 maça çıktı. A Milli Takım formasını 27 kez sırtına geçiren Ömer'in Haziran 2021'e kadar sözleşmesi bulunuyor. 1.86'lık boyuyla dikkat çeken Ömer, pas ve hava topu performansıyla öne çıkıyor.

Galatasaray'da sıcak saatler! Falcao evini boşalttı İstanbul'a gelecek

Önceki akşam Ahmet Bulut ve eşi Ayşe Bulut, Monaco’daki evlerinde Kolombiyalı yıldız ve eşi Lorelei Taron’u konuk etti. Bütün pürüzlerin giderilmesi sonrası Monte Carlo’da 6 yıldır yaşadığı evi boşaltarak otele yerleşen Falcao, Monaco forvet alır almaz ilk uçakla İstanbul’a gelecek.
Cimbom adeta Falcao ile yatıp, Falcao ile kalkıyor... Transferde gelinen son durumu açıklanıyor... Menajer Ahmet Bulut önceki gece eşi Ayşe Bulut ile birlikte Kolombiyalı yıldız ve eşi Lorelei Taron'u Monaco'daki evlerinde konuk edip baş başa yemek yedi.

FLAŞ BİR HAMLE GELDİ

Bu görüşmede aradaki bütün pürüzlerin giderilmesi sonrasında Falcao'dan çok flaş bir hamle geldi. Yıldız futbolcu, Monte Carlo'da 6 yıl önce taşındığı evi boşalarak bir otele yerleşti.

3 YILLIK İMZA ATACAK

Yaşanan gelişmeleri takip eden Falcao, Monaco forvet transferi yapar yapmaz ilk uçakla İstanbul'a gelecek. Ardından da kendisini 3 yıllığına G.Saraylı yapacak imzayı atacak.

MONACO 2 FORVETLE TEMASTA

Fransız basınına göre Monaco, Ben Yedder ve Mitchy Batshuayi'nin transferi için uğraşıyor. Hem Galatasaray hem Falcao, Monaco'nun bir an önce forvet almasını bekliyor.

JARDİM: KALMASINI İSTİTİYORUM AMA...

Monaco Teknik Direktörü Leonardo Jardim, Falcao'nun takımda kalmasını istediğini söyledi. Ancak Jardim, "Falcao neler düşündüğünü açıkladı. Bu konuyu yönetime bıraktım, karışmıyorum" diye konuştu.
Galatasaray Maçı İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV, Şifresiz Maç İzle

8 Ağustos 2019 Perşembe Trabzonspor Haberleri

Trabzonspor'da varsa yoksa Niasse

Daniel Sturridge defterini kapatan Karadeniz devinde gözler artık Oumar Niasse’ye çevrildi. everton ile yapılan pazarlıklarda büyük aşama kaydedildiği öğrenildi.
İngiliz ekibi Crystal Palace’dan Alexander Sörloth’u kadrosuna katan ancak bir golcü daha arayan Trabzonspor’da, Daniel Sturridge defteri kapandı. Amerika’da tatilini sürdüren İngiliz futbolcu ile uzun zamandır temas halinde olan Bordo-Mavili yönetim, transferi sonuçlandıramadı.
Genel Sekreter Ömer Sağıroğlu da “Sturridge teklifimize olumsuz yanıt verdi” sözleri ile bu gelişmeyi duyurdu. Bunun üzerine Fırtına’da gözler Oumar Niasse’ye çevrildi.

Adebayor da masada

Senegalli santrfor için Everton ile pazarlıklarını sürdüren Karadeniz devi, görüşmelerde büyük aşama kaydetti. 2013-14 yılları arasında ülkemizde Akhisar forması giyen 29 yaşındaki forvetin de Türkiye’ye dönmek için İngiliz ekibine baskı yaptığı öğrenildi. Niasse için dört koldan çalışmalarını sürdüren Fırtına, Başakşehir’den ayrılan Emmanuel Adebayor’la da temas halinde.

Trabzonspor'u yoğun maç trafiği bekliyor

Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Bordo-Mavililer’i önümüzdeki günlerde oldukça yoğun bir maç programı bekliyor.
Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Bordo-Mavililer’i önümüzdeki günlerde oldukça yoğun bir maç programı bekliyor.
4 sene sonra UEFA Avrupa Ligi arenasına çıkacak olan Trabzonspor 11 günde tam 3 karşılaşma oynayacak.
8 Ağustos’ta Çek temsilcisi ile mücadele edecek olan Karadeniz devi, bu maçın rövanşına 15 Ağustos’ta Trabzon’da çıkacak. Fırtına 3 gün sonra yani 18 Ağustos Pazar günü de lig serüvenine Kasımpaşa karşılaşmasıyla başlayacak.

Sörloth: Hedefim 20 gol atmak

Trabzonspor’un İngiltere Premier Lig ekibi Crystal Palace’tan satın alma opsiyonuyla kiraladığı Norveçli forvet Alexander Sörloth, gol hedefini yüksek tuttu.
rabzonspor’un İngiltere Premier Lig ekibi Crystal Palace’tan satın alma opsiyonuyla kiraladığı Norveçli forvet Alexander Sörloth, gol hedefini yüksek tuttu.
23 yaşındaki futbolcunun, menaceri Mathieu Markaroglu’nun da hazır bulunduğu toplantıda Başkan Ahmet Ağaoğlu’na, “Trabzonspor formasıyla yeni bir maceraya başlıyorum. Benden beklentilerin yüksek olduğunu biliyorum. Süper Lig’de atacağım gollerle Trabzonspor’a elimden geldiği kadar katkı sağlamak istiyorum. Hedefim 20 gol” dediği öğrenildi.

Edgar’a talip var

Sol bek için eski oyuncusu Rick Karsdorp’u Roma’dan kiralamaya hazırlanan Feyenoord’un stoper için de arayışta olduğu öğrenildi.
Sol bek için eski oyuncusu Rick Karsdorp’u Roma’dan kiralamaya hazırlanan Feyenoord’un stoper için de arayışta olduğu öğrenildi.
Hollanda temsilcisinin bu doğrultuda Yusuf Yazıcı transferinde takas olarak kullanılan Edgar'ı da istediği öne sürüldü. Kırmızı-Beyazlılar’ın, Portekizli stoperin bonservisi için Trabzonspor yönetimi ile temas kurduğu iddia edildi.
Gaston Campi ve İvanildo Fernandes transferi ile stoper rotasyonunu artıran Fırtına, Edgar için gelen teklifleri değerlendirecek.
Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV, Şifresiz Maç İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.08.02 11:49 Haberfutbol24 2 Ağustos 2019 Cuma Spor Haberleri

2 Ağustos 2019 Cuma Beşiktaş Haberleri
Beşiktaş'tan Ljajic ve Dorukhan Toköz hakkında sakatlık açıklaması!
Beşiktaş, dünkü sabah idmanında sakatlanan Dorukhan Toköz ve Adem Ljajci'in sağlık durumu hakkında açıklama yaptı.
Beşiktaş'tan yapılan açıklama şu şekilde:
Sakatlıkları nedeniyle antrenmana çıkamayan oyuncularımız Adem Ljajiç ile Dorukhan Toköz ‘ün yapılan muayeneleri ve çekilen MR’ları sonucunda sağ alt arka adale grubunda(soleus) grade 1 kas zorlanmaları meydana gelmiştir. Oyuncularımızın tedavilerine sağlık ekibimiz tarafından başlanmıştır.
Adem Ljajic ve Dorukhan Toköz'ün 2 hafta takımdan ayrı kalacağı öğrenildi.
Beşiktaş'ın Jamilu Collins için yaptığı transfer teklifi resmen açıklandı!
Sözleşmesi biten Adriano'yla yolların ayrılmasının ardından sol bek arayışlarına geçen Beşiktaş'ın Paderborn forması giyen Jamilu Collins için transfer teklifinde bulunduğu resmen açıklandı.
Sözleşmesi biten Adriano'yla yolların ayrılmasının ardından sol bek arayışlarına geçen Beşiktaş'ın Bundesliga'nın yeni ekiplerinden Paderborn'da top koşturan Jamilu Collins'le ilgilendiği iddia ediliyordu. Siyah Beyazlılar'ın 24 yaşındaki Nijeryalı futbolcu için yaptığı transfer teklifi ise dün resmen açıklandı.
Paderborn'un sportif direktör Martin Przondziono, konuyla ilgili olarak basın mensuplarına yaptığı açıklamada "Beşiktaş'tan bir teklif aldık. Ancak önerdikleri bonservis bedeli, beklentilerimizin çok altında olduğu için konuşmaya bile değmez. Bizim kendisi için istediğimiz meblağ, güncel piyasa değerinin çok üzerinde." ifadelerini kullandı.
Robert Mak'ın menajeri doğruladı! Türkiye...
Beşiktaş’ın transfer gündeminde adı geçen Robert Mak için menajerinden açıklama geldi.
Futbolcunun menajeri Juraj Venglos, Türk kulüplerinin 28 yaşındaki futbolcuyla ilgilendiğini doğruladı.
İspanya, Rusya, Türkiye ve özellikle İstanbul kulüplerinin Mak’a ilgisi olduğunu belirten Venglos, Mak’ın yeniden düzenli forma şansı bulabileceği bir takımda forma giymek istediğini de belirtti.
Robert Mak, 2016 yılında Rus temsilcisi Zenit’e transfer olmuştu.
Gary Medel'e Abdullah Avcı vetosu!
Abdullah Avcı’nın Şili’li yıldız Gary Medel için “Sistemime uygun değil... Pas oyununa adapte olamıyor” dediği öğrenildi.
Beşiktaş Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Gary Medel'in üzerini çizdi... Tecrübeli hocanın, Şili'li yıldız için "Sistemime uygun değil... Pas oyununa adapte olamıyor. Topu ayağından çok geç çıkarıyor" dediği öğrenildi. Bu gelişme sonrası Medel'e takım aranmaya başlandı.
Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Furbol Cafe TV, Şifresiz Maç İze

2 Ağustos 2019 Cuma Fenerbahçe Haberleri

Roberto Soldado, Fenerbahçe'yi bombaladı: "Tam bir kaos!"

Fenerbahçe'yle sözleşmesinin sona ermesinin ardından Granada'ya transfer olan İspanyol golcü Roberto Soldado, Sarı Lacivertliler'de oynadığı döneme ilişkin çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.
Fenerbahçe'yle sözleşmesinin sona ermesinin ardından Granada'ya transfer olan İspanyol golcü Roberto Soldado, Türkiye'deki günlerine ilişkin çok konuşulacak itiraflarda bulundu. Yeni kulübünün YouTube kanalına konuşan 34 yaşındaki deneyimli santrfor, Sarı Lacivertliler'de forma giydiği dönemle ilgili bir soruya şu şekilde cevap verdi:
"Açıkçası Türkiye tanıdığımda büyük bir şaşkınlık yaşadım. İstanbul ise beni kendisine aşık etti. Sportif açıdansa her şey kaotikti. Takım hâlinde çalışmak çok önemlidir ama ben bunu çok özler hâle gelmiştim. Zira Fenerbahçe'de daha çok bireysel performanslar öne çıkıyordu. Granada'ya imza attıktan sonraki iki hafta içindeyse ne için çalıştığını ve savaştığını bilen bir oyuncu topluluğu içinde olduğumu anladım. Hedeflerinize ulaşmak için en iyi yol, takım olabilmektir."

Gel artık Kolarov

Hasan Ali’nin sakatlığı sonrası sarı-lacivertliler Kolarov transferini bitirmeye çalışıyor.
Hasan Ali’nin sakatlığı sonrası sarı-lacivertliler Kolarov transferini bitirmeye çalışıyor. Sol bek ve stoper pozisyonunda oynayan deneyimli futbolcu için Roma’nın bonservis isteği sürüyor. Bizzat Başkan Ali Koç, Kolarov ile görüşüyor. Sırp futbolcunun bonservisini bedelsiz almasını bekliyor. Ancak Hasan Ali’nin sakatlığı sonrası işler değişti. Yedek sol bek olmadığı için sarı - lacivertliler bu transferi bitirmek için vites arttırdı. Futbolcunun bonservis problemini çözmek için menajer Mirsad Türkcan, Roma ile masaya oturdu.
Ancak Roma Teknik Direktörü Fonseca ise Kolarov’un ayrılmasına sıcak bakmıyor. Son oynanan Perugia maçından sonra Portekizli çalıştırıcı “Stoperde hâlâ eksiğim var” diyerek bu bölgeye takviye istediğini ifade etti. Bu nedenle de Kolarov’un takımda kalması gerektiğini belirtti.

Fenerbahçe'de acil durum alarmı

AUDI Cup Turnuvası'nda iki maçta kalesinde 11 gol gören Fenerbahçe ligin başlamasına 15 gün kala taraftarını tedirgin etti.
deta tüm mevkilerde sorun yaşayan sarı-lacivertli ekipte teknik direktör Ersun Yanal’ın karar ve hamleleri çok tartışılıyor. Başkan Ali Koç ve Sportif Direktör Damien Comolli’nin transferdeki gecikmeleri ise en çok konuşulan konu oldu. 5 yıldır kupa yüzü görmeyen camia mutlak şampiyonluk parolasıyla yola çıkılan yeni sezonda tehlike sirenlerini hayli erken duydu.
Yeni sezona hazırlanan Fenerbahçe, AUDI Cup’ta yıkıldı. Bayern Münih önünde 6-1 ve Real Madrid karşısında da 5-3 gibi skorlarla kaybeden sarı-lacivertliler, ligin başlamasına 15 gün kalmasına karşın hazır görünmeyerek tedirgin etti. Adeta tüm mevkilerde sorun yaşayan Fenerbahçe’de teknik direktör Ersun Yanal’ın karar ve hamleleri de tartışıldı. Ali Koç ve Damien Comolli’nin transferdeki gecikmeleri ise en çok konuşulan konu oldu. 5 yıldır kupa kazanamayan, 11 yıldır Şampiyonlar Ligi’ne gidemeyen ve geçen sezon kötü bir hayal kırıklığı yaşayan Fenerbahçe, AUDI Cup’ta gelecek için ciddi anlamda tehlike sirenlerini duydu. İşte Fenerbahçe’nin madde madde son durumu:

STOPER ALARMI

Fenerbahçe’nin en eksik olduğu yer defansın ortası. Serdar Aziz’in sakatlığı da eklenince iş daha da karmaşıklaştı. Ayrıca Sadık’ın da büyük maçlar özelinde yetersizliği görüldü. İstenmeyen Diego Reyes bir anda eldeki tek alternatif oldu.
Meksikalı, Real Madrid maçında tam 3 gol yenmesine neden olunca sorun bariz bir şekilde gün yüzüne çıktı. Ersun Yanal da orta sahadan Jailson’u geriye çekince savunma göbeğini daha da kırılgan hale getirdi.

‘6’ NUMARA EKSİĞİ

Fenerbahçe’nin en kalabalık yeri orta saha olsa da defansif anlamda sınıf atlatacak isim yok. Mehmet Topal’ı dahi arayan takımda Yanal; Jailson ve Ozan Tufan’ı yeterli bulmuyor. Tolga Ciğerci ise bir sene futboldan uzaktı ve yine sakatlandı. Tolgay’ın istikrarsız futbolu ve Emre’nin ilerleyen yaşı da eklenince mutlaka bir transfer gerekiyor. Alper Potuk ve Mehmet Ekici’yi dahi 6 numaranın yanında defansif orta sahaya yakın kullanan Yanal’ın öğrencileri, Bayern Münih önünde ilk yarıda 5 gol, Real Madrid önünde de yine ilk devrede 3 gol yedi.

BEK KARMAŞASI

Bayern Münih önünde Hasan Ali Kaldırım sakatlanınca Nabil Dirar hamlesi şaşırttı. Genç yıldız Cebrail yerine Dirar’ı deneyen teknik ekip, Bayern Münih’e karşı tam 3 golün buradan yenmesinin yolunu açtı. Sağ bekte de Isla’nın alternatifi olan Murat Sağlam ofansif anlamda iyi gözükse de geriye dönüşlerde güven vermiyor. Dirar ve Moses sağ beke alternatif olacak. Dirar, Real Madrid maçında daha iyi gözüküp gol atsa da defansif yönü ağır kaldı.

FORVET EKSİK

Sarı-lacivertlilerde, Ersun Yanal’ın sabredemediği diğer nokta da forvet. Muriç dışında bir alternatifin olmaması Yanal’ı korkutuyor. Bayern Münih ve Real Madrid maçlarına ilk 11’de başlayan Kosovalı şu anda bölgesinde tek başına. Deneyimli çalıştırıcı en az Muriç ayarında bir forvetin takımda olmasını şart görüyor. Allahyar’ın bu seviyeye henüz hazır olmadığı bildirildi. Frey konusunda da Comolli ile Yanal arasında fikir ayrılıkları var.

Ersun Yanal: Transferler bitince iyi olacak

Fenerbahçe teknik direktörü Ersun Yanal gelecek adına ümitli konuştu: "Transfer süreci bitince yüzde 100 hazır hale geleceğiz. Lige kadar daha iyi bir Fenerbahçe olacak" Yanal genç oyuncularla ilgili olarak da "Daha fazla nasıl sahada tutacağımız konusunda sürekli planlar yapıyoruz. Kimse merak etmesin" ifadelerini kullandı.
Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, Audi Cup'ta gerçek güçlerini gösteremediklerini lige kadar çok daha farklı bir takım olacaklarını söyledi.
Mevcut oyuncu kadrosundaki sakatlıkların planlarını etkilediğini kaydeden Yanal, "Serdar Aziz, Tolgay Arslan ve Tolga Ciğerci üst üste sakatlandı. Uzun süreli değil ama sahada olmamaları bizi etkiledi" dedi.
Transfer süreci devam ettiği için henüz takımın iskeletini yüzde 100 olarak netleştiremediklerini kaydeden tecrübeli teknik adam, "İlk maçın başında Hasan Ali'nin de sakatlanmasıyla kafamızdaki kurguyu oturtamadık. Gerçek gücümüzü gösteremedik. Lige kadar çok daha güçlü bir Fenerbahçe sahada olacak" ifadelerini kullandı.
Yanal, genç yıldızlar için de "Ben kariyerim boyunca birçok genç oyuncuya dokundum. Elimizdeki gençlerin geleceği için en iyisini her an düşünüyorum. Daha fazla nasıl sahada tutacağımız konusunda sürekli planlar yapıyoruz. Kimse merak etmesin, Fenerbahçe yeni genç oyuncular kazanacak" diye konuştu.
Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV, Şifresiz Maç İzle

2 Ağustos 2019 Cuma Galatasaray Haberleri

Radja Nainggolan transferi resmen açıklandı!

Inter'in geçtiğimiz yaz Roma'dan 38 milyon euro karşılığında kadrosuna kattığı Radja Nainggolan'ın adı, bir süredir Galatasaray'ın transfer gündemini meşgul ediyordu. Belçikalı 10 numaranın yeni takımı, dün gece resmen açıklandı.
Inter'in geçtiğimiz yaz Roma'dan 38 milyon euro karşılığında kadrosuna kattığı Radja Nainggolan'ın adı, bir süredir Galatasaray'ın transfer gündemini meşgul ediyordu. 31 yaşındaki Belçikalı futbolcunun yeni takımıysa dün gece resmen açıklandı.
Birkaç gün evvel Sky Sport İtalya'ya verdiği röportajda Nainggolan'ı transfer edeceklerine yönelik haberleri "hayal ürünü" olarak niteleyen Cagliari Başkanı Tommasso Giulini, dün Inter'in kulüp binasından çıkarken basın mensuplarına verdiği demeçte "Buraya elbette Nainggolan'ın transferi için geldi. Kendisinin bize dönmesi dünyanın en güzel olayı." ifadelerini kullandı.
Giulini'nin bu açıklamaları sonrası Nainggolan'ın çok kısa bir süre içerisinde kendisini Cagliari'ye bağlayan resmi sözleşmeye imza atması bekleniyor.

Kostas Mitroglou'nda bomba gelişme! Transfer teklifi...

Galatasaray'la bir yıllık daha kiralık sözleşmesi bulunan Yunan golcü Kostas Mitroglou hakkında İtalyan basınından gündeme bomba gibi düşen bir transfer iddiası geldi.
Galatasaray'la bir yıllık daha kiralık sözleşmesi bulunan Yunan golcü Kostas Mitroglou hakkında İtalyan basınından gündeme bomba gibi düşen bir transfer iddiası geldi. Ülkede yayım yapan Tutto Mercato Web adlı internet sitesi, Fransa Ligue 1 ekiplerinden Nantes'ın 31 yaşındaki futbolcuyu kadrosuna katmak için harekete geçtiğini duyurdu.
Sitenin okuyucularıyla paylaştığı özel haberde Nantes yönetiminin deneyimli santrforun bonservisini elinde bulunduran Olimpik Marsilya'ya yaptığı kiralama teklifinden olumlu yanıt aldığı öne sürüldü. Bununla birlikte söz konusu operasyonun gerçekleşebilmesi için oyuncunun Sarı Kırmızılılar'la olan kontratının feshedilmesi gerekiyor.
Mitroglou'nun menajeri Panos Galariotis ise iki ay evvel verdiği bir demeçte yıldız isim hakkındaki transfer iddialarını net bir dille yalanlarken "Yazılanlar, aptallıktan ibaret. Kostas'ın Galatasaray'la 1 yıl daha kontratı var ve kendisi takımında mutlu." ifadelerini kullanmıştı.

Galatasaray - Akhisarspor Süper Kupa maçı biletleri satışa çıkıyor

Galatasaray ile Akhisarspor arasında 7 Ağustos 2019 Çarşamba günü saat 20.45'te Ankara Eryaman Stadyumu'nda oynanacak TFF Süper Kupa müsabakasının biletleri satışa çıkıyor.
Biletler, bugün saat 11.00'de www.passo.com.tr, PASSO Mobil Uygulaması ve aşağıda belirtilen diğer satış kanallarından satışa sunulacaktır.
Akhisarspor taraftarlarına Kapalı ve Kuzey Tribünler; Galatasaray taraftarları için ise Maraton ve Güney Tribünleri tahsis edildi. Müsabakada sadece e-bilet satışı yapılacak olup, kişi başı bilet satın alma limiti 3 (üç) adet olarak belirlenmiştir. Bilet satışlarına ait diğer bilgiler aşağıdaki gibidir.

Emre Akbaba paylaşımı heyecanlandırdı!

Galatasaray'da dönüşü merakla beklenen Emre Akbaba'dan yeni haberler geldi.
Galatasaray'da geçen sezonun 32. haftasında Çaykur Rizespor'a karşı kritik bir mücadele oynanırken Emre Akbaba tahlihsiz bir sakatlık yaşamıştı.Girdiği ikili mücadele sonrası milli futbolcunun kaval kemiği kırıldı.Uzun süren tedavi sürecinin ardından Emre Akbaba bireysel çalışmalara başladı.
Galatasaray'ın doktoru Yener İnce sosyal medyadan yaptığı paylaşım ile son durum hakkında bilgi verdiİnce, "Aslan parçası henüz çok erken ama her geçen gün daha iyiye gidiyoruz" ifadelerini kullandı.4 milyon Euro’ya transfer edilen milli futbolcu, Galatasaray formasıyla çıktığı 22 resmi maçta 3 gol, 4 asist üretti.

Galatasaray'da yeni Nainggolan için rota İtalya

Galatasaray’ın gündeminde İtalya’dan Radja Nainggolan ve Blaise Matuidi var. Jean Michael Seri’nin yanına Melo tarzında sert ve savaşçı bir orta saha arayan Cimbom, İnter’li Nainggolan için yeni bir girişim yaptı. Juventuslu Matuidi de listede.
Galatasaray orta sahasını güçlendirmek için yoğun mesaide... Seri'nin yanına sert ve savaşçı bir orta saha arayan Aslan'ın, İnter'in hocası Conte tarafından kadro dışı bırakılan Radja Nainggolan için bir kez daha kiralama girişiminde bulundu. Roma'dan 30 milyon Euro artı Nicolo Zaniola karşılığında alınan Belçikalı yıldız, Çin'den gelen tekliflerini reddetmesi sonrasında Avrupa'da kalacağını belirtmişti. G.Saray, 2011'de Felipe Melo'yu Juventus'tan aldığında da dönemin hocası Conte tarafından kadro dışı bırakılmıştı.
Ninja lakaplı Nainggolan'ın İnter ile sözleşmesi 2022 yılına kadar. Yılda 4.5 milyon Euro kazanan 31 yaşındaki Belçikalı, orta sahanın merkezinde hem defansif hem de ofansif olarak görev yapabiliyor.

MATUİDİ'NİN TALIPLISI ÇOK…

Nainggolan'ın yanı sıra İtalya'da Juventus'ta forma giyen Blaise Matuidi için de temaslarda bulunan Galatasaray, oyuncunun durumunu sordu. Juve'nin orta sahaya Ramsey ve Rabiot'u almasından sonra gözden düşen Matuidi için Torino ekibiyle kiralama konusunda anlaşmaya varıldı ancak Fransız futbolcuyu başka takımlar da istiyor. Bu nedenle Aslan'ın işinin zor olduğu belirtiliyor.
Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV, Şifresiz Maç İzle
2 Ağustos 2019 Cuma Trabzonspor Haberleri
Trabzonspor'da kaleye Bialkowski
Trabzonspor, İngiltere Championship ekibi Milwall’ın 32 yaşındaki kalecisi Bartosz Bialkowski için teklifini yaptı. Pazarlıkların devam ettiği aktarıldı.
Bordo-Mavililer kalesini sağlama almak istiyor. Uzun maratonda Uğurcan Çakır’ın alternatifi olarak elde sadece 18’lik Arda Akbulut’un olması sebebiyle; İngiliz ekibi Milwall’ın 32 yaşındaki Polonyalı kaleci Bartosz Bialkowski’ye teklif yapıldı.
1.94 boyundaki tecrübeli file bekçisi için 750 bin euro talep ettiler. Bordo-Mavililer, bu fiyatı daha da aşağıya çekmek için çalışıyor. Trabzonspor, bu transferi 250 bin euro civarında sonuçlandırmaya bakıyor.
Bialkowski, şu anda Ipswich’te kiralık oynuyor. İyi bir sezon geçirdi. Polonya’da Gornik altyapısında yetişen Bialkowski, tam 13 sezondur çeşitli İngiliz ekiplerinde forma giyiyor.
Southampton, Barnsler, N.County, Ipswich, Milwall formaları giydi. Oyuncu da Trabzonspor’a gelmeye karşı sıcak, Avrupa Ligi faktörü de var. Bialkowski’nin, kariyerinin sonlarında etkili bir patlama yapma düşüncesi olduğu belirtildi.

Sturridge'de fark 1 milyon euro!

Fırtına 2 milyon euro önerdi, Daniel Sturridge ise 3 milyon euro istiyor. Ayrıca İngiliz golcü, 2 milyon euro da imza parası talep etti. Görüşmeler sürüyor.
Daniel Sturridge ile pazarlıklarda sona gelindi. Liverpool ile kontrat uzatmayınca boşa çıkan 29 yaşındaki İngiliz forvete Trabzonspor, yıllık 2 milyon euro maaş teklif etti, karşı taraf ise 3 milyon euro istiyor. Ayrıca 2 milyon euro da imza parası talebi var. Bu imza parası ise yeni bir konu değil, görüşmelerin en başında da konuşulmuştu.
Bordo-Mavililer, bonservis bedeli ödemeyeceği golcü oyuncuyu kadrosuna katmaya istekli. İki tarafın, 2.5 milyon euro seviyesinde buluşabileceği gözüküyor. Hatta İngiliz golcüye balık ve horonun anlattığı bilgisi de paylaşıldı.

Trabzonspor'da yenilerin maliyeti, 5 ismin gerisinde

Trabzonspor’da yönetimin transfer stratejisi alkış toplamaya devam ediyor. Bordo-Mavililer, düşük maliyetlerle kadrosuna 12 yeni oyuncu katmayı başardı.
Bordo-Mavili yönetim, transfer stratejisi ile alkış topluyor...
Trabzonspor, takımdan ayrılan Zargo Toure (650 bin Euro), Luis İbanez (1 milyon Euro), Vahid Amiri (700 bin Euro), Olcay Şahan (1.2 milyon Euro) ve Hugo Rodallega’ya (1.6 milyon Euro) toplamda 4.1 milyon Euro maaş ödüyordu. Bu oyuncuların gönderilmesinin ardından maaş bütçesinde büyük bir yer açan Fırtına kadrosunu 12 oyuncu ile güçlendirdi.
Trabzonspor yeni sezonda bu 12 isme sadece 3.8 milyon Euro ödeyecek.

Trabzonspor'da gençler kiralanıyor

Hedeflerine genç ağırlıklı bir kadro ile yürümeyi planlayan Trabzonspor’da birkaç ismin üstü çizildi. Arda Akbulut, Koray Kılınç, Kerem Baykuş, Murat Cem Akpınar ve Nemanja Andjusic’in kiralanacağı öğrenildi.
Trabzonspor'da geçen sene başlayan 'öze dönüş' politikası, bu sezon da gençlik aşısı ile devam etti.
Fırtına altyapıdan çıkardığı isimlerin yanı sıra tam 11 genç futbolcuyu renklerine bağladı. Büyük umutlarla Karadeniz ekibine gelen ve A takıma yükselen gelecek vaadeden bu oyunculardan birkaçı kampta gösterdikleri performanslarla göze giremedi. Teknik direktör Ünal Karaman da kadrodaki şişkinliği azaltmak adına bu öğrencilerinin üstünü çizdi.

Alt lig ekipleri...

Bu isimlerin de Erce transferi sonrasında 3. kaleci konumuna düşen Arda Akbulut, altyapıdan A takıma çıkan Koray Kılınç ve Kerem Baykuş başta olmak üzere yeni transfer Nemanja Andjusic olduğu kaydedildi.
Öte yandan geçen sezon fazla forma şansı bulamayan ve yeni sezon öncesinde de ön plana çıkamayan Murat Cem Akpınar’ın da bu listede isminin yazdığı kaydedildi.
U21 Ligi’nin kaldırılması nedeniyle de bu oyuncuların alt lig ekiplerine kiralanacağı öğrenildi.

Lille Yusuf Yazıcı için İstanbul'da

Lille Sportif Direktörü Lucas Campos, Yusuf Yazıcı transferi için İstanbul'a geldi. Campos, Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu görüştü. Transaferin 20 milyon Euro'ya yarına kadar bitmesi bekleniyor.
Lille Sportif Direktörü Lucas Campos, Yusuf Yazıcı transferi için İstanbul'a geldi. Campos, Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu görüştü. Transaferin 20 milyon Euro'ya yarına kadar bitmesi bekleniyor.
Fransa'nın Lille Kulübü Yusuf Yazıcı trasferi için uzun süredir Trabzonspor ile görüşme halindeydi. Bu kez kulübün Sportif Direktörü Lucas Campos İstanbul'a gelerek Başkan Ahmet Ağaoğlu ile biraraya geldi.
Taraftar arasındaki görüşmelerin yarına kadar sürmesi bekleniyor. Fransız ekibi yaptığı satışlardan sonra Yusuf Yazıcı transferinde oldukça ısrarcı. Bonservis bedelinin 20 milyon Euro'lara çıkması durumunda Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu'nun transfere onay vermesi bekleniyor.
Bordo-Mavili kulüp ayrıca Lille'den bir sonraki satıştan da pay istiyor.
Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV, Justin TV
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.06.25 13:28 rmgbuyukbeden Genç büyük beden elbise nereden alabilirim?

Genç büyük beden elbise nereden alabilirim?
Genç kızlar büyük beden elbise konusunda kendilerine uygun modelleri bulmakta zorlanıyor olabilirler. Bunun nedeni bir çok firma genç bayanlara hitap etmiyor!

Elbise seçiminde genç bayanlar istedikleri modelleri bulma konusunda sıkıntısını rmg büyük beden çözüyor. genç büyük beden elbise konusunda geniş yelpazezi olan rmg sezonun en yeni parçalarını sürekli olarak yenilemektedir. Her ay farklı modelleri sunmaya devam rmg giyim resimleri alt kısımdan inceleyebilirsiniz.

https://preview.redd.it/q9uwge8rmh631.jpg?width=1200&format=pjpg&auto=webp&s=d902a78a1757b4311be0e578df75139cce33c016
https://preview.redd.it/fyqo9d8rmh631.jpg?width=1200&format=pjpg&auto=webp&s=1750a9364fd4ed0263f57c7bb09dcca7a65c7d7f
https://preview.redd.it/a59ekb7rmh631.jpg?width=1200&format=pjpg&auto=webp&s=8235776dd8552fbd53a64c33cd0bc8db3ec1d460
https://preview.redd.it/y45mcj8rmh631.jpg?width=1200&format=pjpg&auto=webp&s=4b0c59dd84aecce791e9a690c200ba60ec27efe1
https://preview.redd.it/nrdq8r8rmh631.jpg?width=1200&format=pjpg&auto=webp&s=66eae139a9b3ded1beef32b23a0032d87b56e06d
Sadece bazı ürünlerin resimlerine yer verilmiştir?
Peki genç elbise arayan bayanlar sizin tercihiniz hangisi?
submitted by rmgbuyukbeden to u/rmgbuyukbeden [link] [comments]


2019.04.20 19:46 devletmemurualimlari İŞKUR Kayıt – İŞKUR Giriş – İŞKUR TYP – İŞKUR’a Nasıl Üye Olabilirim?

İŞKUR Kayıt, İŞKUR Giriş, İŞKUR TYP, İŞKUR’a Nasıl Üye Olabilirim? tüm bu konulara açıklık getirmek amacıyla konuyu yazılı ve görsel olarak siz değerli ziyaretçilerimiz için kaleme aldık. Ülkemiz genelinde milyonlarca vatandaşımız için İŞKUR iş ilanları ve İŞKUR TYP, Toplum Yarına Programlar ile işsizliğin yoğun olduğu dönemlerde veya yerlerde imkanı sağlamaktadır. İŞKUR üzerinden 2019 yılı mayıs ayı itibariyle 62.107 farklı meslek dallarında vasıflı ve vasıfsız işçi alımı için güncel iş ilanı bulunmaktadır. Peki İŞKURüzerinden yayımlanan iş ilanlarına nasıl başvuru yapabilirsiniz? İşte tüm detaylar.

İŞKUR Kayıt – İŞKUR’a Nasıl Üye Olabilirim?

İŞKUR kayıt ve İŞKUR’a nasıl üye olabilirim? Ülkemiz genelinde milyonlarca işsiz vatandaşımızın iş bulma ümidi ile İŞKUR resmi sitesi üzerinden veya ikamet ettikleri il ve ilçelerde bulunan İŞKUR müdürlükleri aracılığı ile iş başvurusu yapmak için müracaat etmektedirler. İŞKUR resmi sitesi üzerinden yayımlanan iş ilanlarına başvuru yapabilmeniz içi öncelikle İŞKUR’a kayıt olmanız gerekmektedir. İŞKUR kayıt için yapmanız gerekenleri yazılı ve görsel olarak sizlere aktarmaya çalışacağız.
İŞKUR kayıt için öncelikle (www.iskur.gov.tr) adresine giriş yapınız ve daha sonra açılan sayfada sağ üst kısımda yer alan “İnternet Şubesi” bölümüne tıklayınız. Aşağıda yer alan resimde tıklamanız gereken bölümü sizler için belirttik.
Yukarıda bahsettiğimiz işlemi yaptıktan sonra açılan sayfada iş arayan ve işveren olarak iki bölüm göreceksiniz. İş arayanlar İŞKUR kayıt işlemi için iş arayan bölümünde yer alan üye ol bölümüne tıklayarak açılan sayfadaki üyelik sözleşmesini okuduktan sonra onaylıyorum butonuna tıklayınız. sizden kişiler bilgilerini girmeniz gereken bir sayfa açılacaktır. Bu bilgileri doğru ve kesiksiz olarak yazdıktan sonra güvenlik kodunu yazarak kişiler verilerinizin korunacağı bilgisi kısmındaki kutucuğa tıklayarak en alt kısımda yer alan ileri butonuna tıklayınız. Tüm bu işlemleri yaptıktan sonra İŞKUR kayıt işleminiz başarılı bir şekilde tamamlanmış olacaktır.

İŞKUR Giriş – İŞKUR’a Nasıl Giriş Yapılır?

İŞKUR giriş, İŞKUR’a nasıl giriş yapılır? Bir önceki yazımızda sizlere İŞKUR’a nasıl kayıt olacağınızı aktarmaya çalıştık. Bu yazımızda ise kayıt işleminden sonra İŞKUR giriş ve sonrasında yayımlanan İŞKUR iş ilanlarınanasıl başvuru yapabileceğinizi sizlere aktarmaya çalışacağız.
Bir önceki yazımızda belirttiğimiz işlemleri başarılı bir gerçekleştirdikten sonra İŞKUR giriş ekranına geri dönün ve TC Kimlik numaranız ve belirlemiş olduğunuz şifrenizi girerek kolayca giriş yapabilirsiniz. İŞKUR’a giriş yaptıktan sonra açılan sayfada iş ilanları bölümünden size en uygun iş ilanlarını bulabilir ve kolaylıkla başvuru yapabilirsiniz.

İŞKUR Toplum Yararına Programlar (TYP)

İŞKUR Toplum Yararına Programlar (TYP) nedir? İŞKUR TYP ülkemizde İşsizliğin yoğun olduğu dönemlerde ve yerlerde doğrudan veya yüklenici eli ile toplum yararına bir iş ya da hizmetin gerçekleştirilmesi için özellikle iş bulmakta zorluk çeken işsizlerin çalışma alışkanlık ve disiplininden uzaklaşmalarını engelleyerek işgücü piyasasına uyumlarını gerçekleştirmek ve bunlara geçici gelir desteği sağlamayan İŞKUR tarafından uygulanan programlardır.
İŞKUR TYP için başvuru şartları

Alıntı: https://www.devletmemurualimlari.com/iskur-kayit-iskur-giris-iskur-typ/
submitted by devletmemurualimlari to u/devletmemurualimlari [link] [comments]


2019.04.14 17:03 devletmemurualimlari İŞKUR Üzerinden Çok Sayıda Elektrik Teknisyeni Alımı Yapılıyor

İŞKUR üzerinden çok sayıda elektrik teknisyeni alımı için bir çok firma iş ilanı yayımlamıştır. İŞKUR tarafından yayımlanan yeni iş ilanları kapsamında İstanbul, Ankara, Isparta ve İzmir’de toplamda yirmi altı (26) elektrik teknisyeni alımı yapılacaktır. Özel sektör firmalarında elektrik teknisyeni statüsüyle çalışmak üzere iş arayanlar vatandaşların internet Şubesi veya ikamet ettikleri il ve ilçelerde bulunan en yakın İŞKUR İl Müdürlüğü aracılığıyla sisteme üye olarak, özgeçmiş oluşturup kayıt ettikten sonra İnternet Şubesini kullanarak; Kişisel bilgilerinizle eşleşen iş ilanlarına doğrudan ulaşabilir ve başvurunuzu tamamlayabilirsiniz.

iŞKUR İstanbul Elektrik Teknisyeni Alımı

İŞKUR İstanbul elektrik teknisyeni alımı ilanlarına başvuru yapmanız için İŞKUR iş ayaran girişi yaparak aşağıda verdiğimiz ilan numaralarını girerek başvurunuzu yapabilirsiniz.
İstanbul Anadolu Yakası Elektirk Dağıtım A.Ş. aşağıdakı niteliklere sahip toplamda (15) elektrik teknisyeni alımı yapacaktır.
Başvuru yapmak için 00004888615 no’lu ilan numarasını iş arayan girişi yaparak ilan no bölümüne yazarak ulaşabilirsiniz.
İŞKUR İzmir elektrik teknisyeni alımı ilan numarası 00004906931
İŞKUR Ankara elektrik teknisyeni alımı ilan numaraları
İŞKUR Isparta elektrik teknisyeni alımı ilan numarası 00004897181

Alıntı: https://www.devletmemurualimlari.com/iskur-uzerinden-cok-sayida-elektrik-teknisyeni-alimi/
submitted by devletmemurualimlari to u/devletmemurualimlari [link] [comments]


2019.03.19 17:31 fragmanlife 25 mart 2019 tv dizileri ve tanitim ozetleri pazartesi

25 mart 2019 tv dizileri ve tanitim ozetleri pazartesi Vuslat 12. Bölüm Fragmanı sesli 25 mart pazartesi Vuslat 12. Bölüm tanıtımı izle Vuslat Son Bölüm Fragmanı trt1
Vuslat 11. Bölüm özeti
TRT 1’in sevilen dizisi Vuslat’ın bu haftaki on birinci bölümünde Feride, Yalçın’a videoyu teslim etmekten son anda vazgeçer. Aziz’in evden taşınma haberi Perihan’ı çileden çıkartır. Kerem ile Sultan fotoğrafta gördükleri kişinin peşine düşerken, Yalçın’ı da beklenmedik bir sürpriz bekler. Kerem, karakola giderek komisere bir teklifte bulunur. Fırat, hastalığı halen devam eden Aneta’yı eve getirir. Eve geri dönen Fırat evle ilgili yaşananların hepsini öğrenir. Perihan, Nehir ile Aziz’in nişanını yapmaya karar verir. Kerem Nehir ile birlikte yeni bir oyun oynar. Şirkette çok ciddi krizleri arka arkaya yaşan Aziz, Salih Baba’yı ziyaret eder.
Yasak Elma 38. Bölüm Fragmanı sesli 25 mart pazartesi Yasak Elma 38. Bölüm tanıtımı izle Yasak Elma Son Bölüm Fragmanı fox tv
Yasak Elma 37. Bölüm özeti
Bir komploya kurban giden Kemal, kendini Zehra ve Halit’e anlatmaya çalışırken Yıldız kurduğu kusursuz planın keyfini sürer. Zeynep ve Dündar’ın düğünleri yaklaşırken, Zeynep’in kafasında soru işaretleri oluşmaya başlamıştır. Holdinge yeni gelen Ceo Kaya Ekinci, Ender’in en büyük sınavı olacaktır.
Çukur 58. Bölüm Fragmanı sesli 25 mart pazartesi Çukur 58. Bölüm tanıtımı izle Çukur Son Bölüm Fragmanı show tv
Çukur 57. Bölüm özeti
Çeto, Mahsun ve Koçovalı Kardeşler’e karşı hain planlar yapmaya devam ederken, İdris tüm oğullarıyla bir araya gelerek Çukur’u eski günlerine götürecek.
Çeto ve Mahsun arasında esen fırtına, Karakuzular’ın da geleceğine yön verecek. Koçovalılar, Baykal’ın izini sürerek onu bulmak için harekete geçecekler. Öldüğünü düşündükleri birini arayan Koçovalılar, bu büyük kovalamaca sırasında zor duruma düşecekler. Salih ile İdris arasında önemli bir yüzleşme yaşanacak. Ekran başındakiler baba-oğlun arasında geçenler karşısında gözyaşlarına boğulacak. Mahsun’un izini sürmeye devam edecen Selim ve Sena sürpriz bir bilgiye ve kişiye ulaşacak. Bu sırada Çeto, Mahsun ve Koçovalı Kardeşler’e karşı hain planlar yapmaya devam ederken, İdris tüm oğullarıyla bir araya gelerek Çukur’u eski günlerine götürecek.
Söz 75. Bölüm Fragmanı sesli 25 mart pazartesi Söz 75. Bölüm tanıtımı izle Söz Son Bölüm Fragmanı star tv
Söz 74. Bölüm özeti
Yavuz, ölümle burun buruna! Konsoloslukta ölümle burun buruna gelen Yavuz’un yardımına Kopuk yetişir. Konsoloslukta sıkışıp kalan Kopuk ve Yavuz için bu işin içinden tek çıkış yolu vardır. Başkonsolosu da yanlarında götürmek…
Başkonsolos ’un kaçırılması yeni bir krize neden olur. Böyle bir uluslararası bir krizin eşiğindeyken anma etkinliklerine saldırı ihbarının alınması harekât merkezinde şok etkisi yaratır.
Nitrogliserin yüklü araç şehrin içinde ilerlerken Tim patlamayı engellemek için aracın peşine düşer. Tahribat gücü yüksek kimyasalı etkisiz hale getirmek isteyen Tim’i gerilim dolu anlar beklemektedir.
Tüm planları alt üst olan Dragan büyük bir hezimete uğramıştır. Ancak yenilgiyi kabullenmeye niyeti olmayan Dragan’ın son bir hain hamlesi daha olacaktır.
Eylem ve Fethi ani bir kararla hayatlarını birleştirmeye karar verirler. Mutlu haberi alan arkadaşları Derya’nın evinde toplanıp onlara güzel bir sürpriz hazırlar. Fakat Dragan’ın hain planı bu mutlu anları yok etmek üzerine kuruludur.
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2018.06.25 19:45 Elatra Neden kaybettik

Ekşi denilen cesspool'da bir entry gözüme çarptı. Uzun biraz.
  • tayyip erdoğan'la durduk yere miting meydanından kavgaya girmek. danışmanlarının fos olduğunu gösterir. erdoğan gibi çok güçlü bir figürde kendini gören, erdoğanı içselleştirmiş, kendileri gibi olan adamı diline dolarsan ondan oy alamazsın. anca kendi kitlenin gazını alırsın.
  • diploma konusu. bu saçma tartışma akp seçmeni nezdinde çok ters tepiyor. ama nato kafa nato mermer. anlatmak zor.
  • son mitinglere doğru iyice yapılacak icraatlerin es geçilmesi. durmadan rte rte, rte'ye recep diye hitabet. ister inanın ister inanmayın bu şekilde siz iktidar bloğundan oy alamazsınız. tam aksine oy kaybedersin.
  • apolet sökme hadisesi. baştan aşağı akla uymayan açıklama. chp bu militan söylemlerden vazgeçmeli.
  • oy oranlarına bakıldığında demek ki kalabalıklarla gaza gelip ben oldum dememek gerekirmiş.
  • sosyal medyaya ekşiye çok takılmak. marrem başgan ben sana söyledim bu pempegötlülerin peşine çok takılıp kendi kendine gaza gelme diye.
Bu entry'e genel olarak katılıyorum. Özellikle apolet muhabbeti AKP'ye gümüş tepsiyle propaganda malzemesi vermekti zaten.
Fakat seçimi bize kaybettiren temel şey bu değil.
Seçimi kaybettiren temel şey ne İnce'nin, ne de muhalif vatandaşın gerçeklerle bir alakası olmaması.
Bazen öyle şeyler dedi ki ya bunu neden diyor dedim kendi kendime. Apolet öyle bi söylemdi. Erdoğanla atışma durumu da saçma çünkü bir AKP'liye "Erdoğan kötü" dersen adam onu "senin ben ananı bacını sülaleni sikeyim" olarak algılar. İnternete baktım şu apolet söyleminden sonra, muhalifler alkış tutuyor. Manyak mısınız lan? Yine gittim ekşiye birisi demiş ki "bu yüzden seçimi kaybedeceğiz" ve mantıklı bir şekilde açıklamış adam. Gelen entryler? "çok istiyosun dimi CHP kaybetsin" "göreceksin kazanacağız" "istemesen de kazanacağız ulan" falan gibi şeyler? Bana yapılan defeatist muhabbeti gibi tepki gelmiş adama.
Ben sizinle aynı ülkede yaşıyor olamam. Çevrenizde bir tane AKP'li mi yok? Bakkal falan da olur. Kendi bubble'nızda yaşayıp kendi kendinize zincirsikişi yaparak seçim kazanabileceğinizi düşünüyorsunuz. İnce de böyle sarhoş oldu. Düşmanın gibi düşünemezsen düşmanını alt edemezsin.
Ekşi ve bu sub bu konuda bana çok yardımcı oldu çünkü pembe götlü beyaz yakalı kendi bubble'ında yaşayan tipler ekşide falan takıldığı için onların bakış açısını görebiliyorum. Ve diyorum ki, gerçeklikten kopuksunuz arkadaşlar.
Nanoteknoloji nedir amk? CHP'linin CHP'liyi pohpohlamasından başka bir şey değil bu. Adam tabii ki bedava kek diyen adaya oy verecek. Yani bunu tartışmamız lazım bile. Bunu anlayamayan adam bi zahmet apolitik olsun. Diploma muhabbeti de aynı şey. Yine başka bi entry: "- diplomasız aday söylemi aynı şekilde diplomasız olan akp seçmenini aşırı derecede geri itti." bak ekşide bile bi akıllanma var. AKP'liler "ben=erdoğan" diye düşünüyor sen Tayyibe "diploması bile yok embesilin .d.d.d" diyince AKP'lilere sallıyorsun aslında.
CHP neden seçimleri kaybetti? Çünkü AKP'liler Mars'da CHP'liler Venüs'de yaşıyor. Yani aralarındaki uzaklık bu kadar büyük.
Bu durumu nasıl aşabiliriz? Gerçeklikten kopmadan, AKP'liler psikolojisini aklımızda tutarak ve buna yönelik bir strateji belirleyerek, Ekmeleddin gibi öbür aşırıya gitmeden düzgün bir yol izlersek. Bunu yaparsak seçimi kazanırız demiyorum ama halimiz bu kadar da vahim olmaz. Zaten önemli olan seçim değil, milletin düşünce şeklini değiştirebilmek. İnce gibi gereksiz gaza gelip "Seçilince onun apoletini sökerim bunu kovarım" muhabbeti yapmayacaksınız.
Anlamadığınız şeylerden birisi de evet AKP'liler işçi sınıfı ama adamın işçi sınıfını yüceltmek gibi bir niyeti yok, o orta sınıfı ve beyaz yakalıyı (yani seni) aşağı çekmek istiyor. AKP'nin ülkeyi cehenneme sürükleyeceğini bilip de oy veren var yani onu demek istiyorum.
edit: o başlık
apolet başlığı
bak bak öküze bak ne demiş "oy vermemek icin bahane arayan gevsekleri gordukce gotumle guluyorum. ulan zaten oy vermeyeceksiniz neyin tatavasi lan bu?" allahın kemalisti bu herifler yüzünden seçim kaybetmekten yıldım ulan
kısa tutacaktım da "onu da diyeyim şunu da diyeyim" dedikçe editleyip editleyip 20 dakikada wall of texte çevirdik vatan sağolsun. neticede AKP'lilerden oy almak imkansızdır ve AKP'ye oy veren ama AKP'li olmayanları ayartmalıyız gelecek sefere.
Aklıma bir şey daha geldi Selo'yu ziyaret etmek büyük hataydı. Mecliste HDP'ye başkanlıkta İnce'ye oy vermiş birisi olarak söylüyorum. Millet PKK'dan ve FETÖ'den nefret ediyorken ve "İYİ FETÖCÜ, CHP PKK'LI" muhabbeti iyice almış yürümüşken yapılmış kilit bir hataydı. Kürt oyunu toplamayı HDP'ye bırakmalılardı. Siktir edin abi Kürtleri. Milliyetçi oy potansiyeli çok daha güçlü Türkiye'de. Erdoğan'a fazla bulaşmayıp AKP'nin PKK ve FETÖ ile olan mücadelesinde yaptığı hatalardan, bunun karşısında CHP'nin yapacaklarından daha sık bahsetmeliydiler. Türk milletinin sikinde değildir ülkede özgürlük kalmaz insanlar taş yer ama "BEGAGA BİTİYOR" muhabbetini duyunca sevinir.
edite doyamıyorum aklıma geldi yine akplileri anlamak istiyorsanız şu videoyu izlemenizi tavsiye ederim
"artık seçim olmayacak ki" de demeyin. gerçek defeatism budur. seçim her zaman olacak. seçim CHP'linin kamçısıdır. CHP'lilerin belli bir umut miktarına sahip olmaları lazım ve seçim bunu sağlar. Orwell'in 1984'ünde bile insanların belli özgürlükleri vardır onları yaşama bağlayan. Erdoğan seçimi yasaklarsa CHP'lilerin sokağa çıkmaya kalkacağının farkında. seçime girip kazanmak daha kolay.
submitted by Elatra to Turkey [link] [comments]


Ayten Alpman - Ben Böyleyim - YouTube Morgan Freeman İle İnancın Hikayesi Yaratılış Türkçe ... Allah'ı Arayan Çocuk - Hay (Türkçe) - YouTube Çürük Ali ve Mikrop Necati – Süt Diş & 12 Saat - 2 Bölüm ... Ağlatan Evlilik Hikayesi Tüm Evlilere İbret Olsun - Can ... ANNE BANA BİR MASAL ANLATSANA - YouTube Sesligemi, Erkek Arayan Bayan ilanları,Arkadaş Arıyorum,Bayan Arkadaş Arıyorum,Erkek Arkadaş

Arayan bir plus - JK Williams

  1. Ayten Alpman - Ben Böyleyim - YouTube
  2. Morgan Freeman İle İnancın Hikayesi Yaratılış Türkçe ...
  3. Allah'ı Arayan Çocuk - Hay (Türkçe) - YouTube
  4. Çürük Ali ve Mikrop Necati – Süt Diş & 12 Saat - 2 Bölüm ...
  5. Ağlatan Evlilik Hikayesi Tüm Evlilere İbret Olsun - Can ...
  6. ANNE BANA BİR MASAL ANLATSANA - YouTube
  7. Sesligemi, Erkek Arayan Bayan ilanları,Arkadaş Arıyorum,Bayan Arkadaş Arıyorum,Erkek Arkadaş

Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Morgan Freeman İle İnancın Hikayesi Yaratılış Abone Ol : https://goo.gl/G9Mwrt Sosyal Medyadan Bizi Takip Edebilirsiniz Facebook : https://goo.gl/L9H0AM Twit... Bu film, günümüzden 9 asır önce Endülüs'lü ünlü düşünür İbn-i Tufeyl'in yazdığı “Hay Bin Yakzan” adlı romandan uyarlanarak yapılmıştır. “Hay Bin Yakzan”, Dün... alara ve selen 'İn anne bana bİr masal anltsana vİdeosu En eğlenceli çocuk çizgi filmleri şimdi bir arada Grafi2000 Çocuk kanalında. Minikler bu eğlenceli çizgi filmlerle güzel zaman geçirirken aynı zamanda eğitim... Evli çiftlere ve evleneceklere örnek olan ibretlik bir hikaye KANALIMA ABONE OLARAK YENİ ÇALIŞMALARDAN HABERDAR OLABİLİRSİNİZ. İnstagramdan takip edin: https... SesliGemi.com ailemizin tanıtım videosu sizlerle paylaşıyoruz ve hayatınız daki aşk burada sizi bekliyor olacak ilkarkadaşlık hizmetleri. Arkadaş arıyorum, bayan arkadaş arıyorum ...